17 Temmuz 2014 Perşembe

Benzinlikte çırıl çıplak alışveriş.



34 yaşındaki Müşteri Cezar Zamadzki vasıtası ile cep telefonuna çekilen görüntüler sosyal medya vasıtasıyla hızlı bir biçimde bütün dünyaya yayıldı.

 Cezar Zamadzki “Dışarısı fazla aşırı sıcak, yaklaşık 30 dereceydi lakin beni azami şaşırtan kadının çırıp çıplak olması ve çıplak alışveriş etmek fazla aşırı normalmiş benzeri davranmasıydı. Bizim buralarda böyle çıplak kişiye hiç rastlanmadı. Kadın bir sandviç ve meşrubat alarak dükkandan ayrılırken başka müşteriler tepki göstermediler lakin şaşırdılar” dedi. Cezar Zamandzki, kadının içkili veya uyuşturucu almış vaziyette olmadığını belirterek, sabırla sırada bekleyip, sırası gelince alışverişini yapıp dışarı çıktığını söyledi.

Özge Özpirinççi yeni aşkı ile sokakta öpüştü.

Özge Özpirinççi yeni aşkı Burak Yamantürk'le çok samimi görüntüleri ikili kimseye aldırış etmeden öpüştü.

Engin Altan Düzyatan'ın eski aşkı Özge Özpirinç dizi aşkı Burak Yamantürk'le çok samimi görüntüleri ortaya çıktı. İkili kimseye aldırış etmeden öpüştü..

Engin Altan Düzyatan'ın eski aşkı Özge Özpirinç dizi aşkı Burak Yamantürk'le çok samimi görüntüleri ortaya çıktı. İkili kimseye aldırış etmeden öpüştü.. Dizide iki sevgiliyi canlandıran, birkaç hafta önce Bodrum tatilinde de birlikte görüntülenen Özpirinçci ve Yamantürk, haklarında çıkan aşk dedikodularını el ele görüntü vererek doğruladı. Çift, önceki akşam Bebek’te ilk kez ele ele objektife yansıdı.

Botlara dikkat

Burak Yamantürk’ün yaz sıcağında giydiği botlar dikkat çekti.

Survivor yarışmacıları Merve ve Gökhan büyük aşk yaşıyor.

Survivor 2014'un son 4'e giren 2 başarılı yarışmacısı Gökhan Keser ve Merve Aydın aşkı gündeme bomba gibi düştü. İnstagram'da bir birlerine aşk mesajları atan ve el ele görüntülenen Merve Aydın Gökhan Keser aşklarını inkar edemediler.


Adı “Survivor” yarışmasındaki takım arkadaşı Merve Aydın’la anılan Gökhan Keser, aşk iddiasına yanıt verdi.

Keser, katıldığı televizyon programında “Evet, Merve’yle aramızda bir şey var. Benim bir kız kardeşim var. Merve de adada çok güvendiğim birkaç isimden biriydi. Artık o da benim kardeşim” dedi.


Gökhan Keser Kimdir?

1987 İzmir doğumlu Gökhan Keser, aslen Rize Pazarlı bir ailenin oğludur. 14 yaşında hobi olarak başladığı modellik kariyerine birçok şey sığdırdı. Yurt içinde ve yurt dışında sayısız işler gerçekleştiren Keser,hobi olarak başladığı bu yolda Türkiye'nin belli başlı isimleri arasında yerini aldı. Bir yandan hayaline giden yolda "Ekol Drama Sanat Evi"nde Ayla Algan'dan oyunculuk eğitimi alırken, bir yandan da Sevingül Bahadır, Gül Sabar, Kevork Tavityan, Randy Esen gibi birbirinden önemli isimlerden şan eğitimi almaya başladı.

Elde ettiği başarılarla beraber,gelen teklifler arasından 2006 yılında Selena dizisi ile kamera önüne geçerek geniş bir hayran kitlesi edindi. 2007 senesinde en başından beri yapmak istediği tek iş ve en büyük hedefi olan,müzikal kariyeri için albüm çalışmalarına ağırlık verdi.Çalışmalarına devam ederken 2008'de Zerrin Özer'in "Ömür Geçiyor" albümünün vokallerinde de bulundu.

2008 yılında "Hepsi" grubuyla birlikte yönetmenliğini Mete Özgencil'in yaptığı "Kayıp Çocuklar Cenneti" isimli sinema filminde başrolü paylaştı. Tanıtımları sinema salonlarında da dönen bu film yapımcılardan kaynaklanan sebeplerden dolayı yarım kaldı ve vizyona giremedi.

Yıllardır hayalini kurduğu sahnelere Türkiye'nin önde gelen en önemli kadın solistlerinden Sıla ile adım atan Keser; uzun süre sahnede Sıla'ya vokalist olarak eşlik etti. Sıla'nın "İnşallah" ve "Kafa" video kliplerinde de bulunan Keser sanatçının 3. Albümü "Konuşmadığımız Şeyler Var"ın vokallerinde de bulundu.

2011 yılının Nisan ayında "Sıla" ile düet yaptığı; sözleri Sıla Gençoğlu, müziği ise Sıla Gençoğlu ve Efe Bahadır imzalı "Hadi Ordan" adlı single'ını radyolar ve dijital platformlar aracılığıyla müzikseverlerin beğenisine sunarak müzik kariyerindeki ilk işini gerçekleştirdi.

Gökhan Keser'in "Sony Music" etiketiyle 2012 yılının Ocak ayında raflardaki yerini alan kendi adını taşıyan albümünün prodüktörlüğünü Sıla Gençoğlu ve Efe Bahadır yaptı. Albümün, sözü Sıla Gençoğlu ve Gökhan Keser'e, bestesi Gökhan Keser'e ait olan çıkış şarkısı ve klibi "En Kötü Günümüz Böyle Olsun" sosyal medyada da büyük beğeni toplayarak müzik listelerine üst sıralardan giriş yaptı. Ardından kliplendirdiği "Bazen" ve "Seninle Bozdum" şarkılarıyla ivmesini her geçen gün yükseltip başarılarına yenilerini ekliyor.

Merve Aydın Kimdir?

17 Mart 1990, Bakırköy, İstanbul Türk atlet.

ENKA spor kulübünün atletizm branşı sporcusudur.2008'de Dünya Gençler Atletizm Şampiyonası ve 2011'de Avrupa 23 yaş altı Atletizm Şampiyonası'nda 800 metre koşuda gümüş madalya kazanmıştır. Aynı yıl Dünya Üniversite Yaz Oyunları'nda 4x400 bayrak yarışında ikinci gümüş madalyasını da kazanmış ve Avrupa 23 yaş altı Atletizm Şampiyonası'ndaki performansı ile Dünya – Olimpiyat B barajını da geçmiştir.

Londra 2012 Yaz Olimpiyatları kadınlar 800 metre seçmelerinde 2.seride yarışan sporcu, yarış esnasında sakatlanarak 3:24.35'lik dereceyle serisini sonuncu olarak bitirdi. Sakatlık acısı nedeniyle ağlayarak yarışa devam edip bitirmesi, onu manşetlere taşımıştır.

12 Haziran 2012 tarihinde Beyaz Rusya'da Olimpiyat seçmeleri kapsamındaki yarışta koştuğu 2:00.23'lük derece ile 800 m Türkiye rekorunun sahibidir.

Gergedan böceği dişisi neden uzun boynuzlu erkekleri tercih ediyor?

Gergedan böcekleri (Dynastinae ailesi), isimlerinden de anlaşılabileceği gibi gergedan benzeri boynuzları ile bilinen bir böcek ailesidir. Ciddi büyüklükteki, çatallı boynuzları ile bilinirler; ancak bu boynuzlar nasıl evrimleşmiştir?


Bir gergedan böceği erkeği çiftleşme zamanı geldiğinde öncelikle bir beslenme alanı bulmak zorundadır. Bu alanlar genellikle ağaçların reçine salgıladıkları yarıklar ve etrafındadır. Ancak gergedan böceklerinin çiftleşme için uygun buldukları bu beslenme alanları az sayıdadır ve bu alanlara talip olan çok sayıda erkek bulunur. Dolayısıyla gergedan böcekleri bu alanlar için diğer erkeklerle savaşmak zorundadırlar. Yapılan incelemelerde, bazı diğer faktörlerle birlikte, en uzun ve büyük boynuza sahip erkeklerin bu savaşları kazandığı görülmüştür. Ancak yine de, bu boynuzlar ilk etapta nasıl evrimleşmiştir?

Bunu açığa çıkarmak isteyen evrimsel biyologlar, gergedan böceklerinin boynuzlarını ve bu boynuzların popülasyon içerisindeki dağılımını analiz etmişlerdir. Keşifleri oldukça ilginçtir (ancak bir o kadar da evrimsel biyoloji açısından tam da beklendiği gibidir): boynuzlar, popülasyon içerisinde çok ciddi bir çeşitlilik ve dağılım göstermektedir. Boyutları, mikro düzeyde küçük olanlardan, vücudun %66'sı kadar uzun olanlara kadar değişmektedir. Üstelik bu boynuzlar, besin maddelerine karşı oldukça hassastır ve iyi beslenen bir erkeğin boynuzu diğerlerinden daha fazla uzamaktadır. Dolayısıyla büyük boynuzlu bir erkek sadece güçlü değil, aynı zamanda besin bulma konusunda da genetik ve davranışsal olarak becerikli birey anlamına gelmektedir. Üstelik araştırmacılar, gergedan böceği erkeklerinin bu boynuzları beslenmeden büyütemediğini keşfetmişlerdir: yani genetik bir temel olmasına rağmen, çevresel bir katkı olması gerekmektedir. Bu da dişilerin en verimli ve en becerikli erkekleri seçebilmesi için bir avantajdır.

Böylesi bir boynuzun avantajları oldukça açıktır; ancak evrimsel biyolojinin en önemli analizlerinden bir diğeri, masraf analizidir. Yapılan incelemeler, vücutlarının 3'te 2'si kadar uzunlukta olan bu boynuzların uçma konusunda çok ciddi sorunlar yarattığını göstermiştir. Yani cinsel açıdan başarılı olmak için evrimleşen bir özellik, hayatta kalma konusunda sıkıntıları beraberinde getirmektedir. Ki bu, türlerin özelliklerinin evrimsel değişimini tetikleyen ana unsurlardan biridir.

Bunu çözmek için gergedan böcekleri farklı bir evrimsel sürece girmişlerdir: boynuzları hafifletmek... Birçok gergedan böceğinin boynuzu oldukça hafiftir (bu da bir dağılım ve çeşitlilik göstermektedir) ve uçma sırasında çok fazla yük olmaz. Yapılan analizlerde, bazı devasa boynuzların canlıya sadece %3'lük bir ekstra kuvvet ihtiyacı doğurduğu keşfedilmiştir. Bu devasa yapıların bu şekilde gelişebilmesi, doğal seçilimin baskısını kırarak cinselliğin önemini arttırmakta ve bu sebeple her nesilde daha büyük boynuzlu gergedan böcekleri başarılı olabilmektedir.

Sıla 1 Ayda Tam 12 Kilo Verdi?

Türkiye'nin başarılı ismi Sıla 1 ay içinde 12 kilo verdi. Sıla'nın sır gibi diyeti kilo problemi olanları oldukça meraklandırdı. Güzel şarkıcı Aşk acısını bu şekilde atlattı. 

Sıla aşk acısını unutmak için kendini diyete verdi. Ramazandan önce güzel sanatçı tam 12 kilo verdi.

SILA 1 AYDA 12 KİLO VERDİ!

Özgür Mumcu ile aşk yaşayan Sıla, sevgilisinden ayrıldıktan sonra yeni kararlar almaya başladı.

Müziği kadar özel hayatıyla da gündeme gelen Sıla, aşk acısını forma girerek unutmaya çalıştı. Sıla Ramazan ayından önce 1 ayda 12 kilo verdi. Sıla'nın bu kadar kısa sürede bu kadar çok kiloyu vermesi herkesi şaşırttı.

Başarılı popçu Sıla, diyetisyene gitti ve bir beslenme çizelgesi hazırlattı. Sıla çok iştahlı olmamasına rağmen doğru şekilde beslenmediğinden kilo almıştı.

Tavuk yemeyen Sıla'ya özel bir diyet uygulandı. Sıla, protein ve meyve ağırlıklı beslenmeye başladı. Kiraz ve badem de yiyerek kilo veren Sıla, kısa sürede fazla kilolarından kurtuldu.

Bana 'Geber' diyor, 'sağol' diyorum

'Geber' diyor, 'sağol' diyorum

MS teşhisi konan Serdar Ortaç tedavi sürecinde sosyal medyadan yaptığı duygusal paylaşımlara açıklık getirdi.

Ortaç, ''Zaten hasta yatağımda 25 gün hiç çıkmadım. Hergün kortizon, elimde Twitter yapıcak bir şey yok. Adam "Geber" diyor. Bende “Sağ ol abi" yazıyorum. Öyle vakit geçiyor'' dedi. Hastalığına rağmen konserlere çıkmaya devam etmesi hakkında ise şarkıcı, "Anlaşmalar önceden yapıldı. Çıkmazsam tazminat öderim" diyerek tepki gösterdi.

8 Temmuz 2014 Salı

Özge Ulusoy: Bana sahip olacak Erkek!

BEN ŞÖHRETİ  SİNDİRDİM

Survivor yarışmasından sonra yıldızı hızla parlayan Özge Ulusoy artık hem ekranların hem de bir çok projenin aranılan ismi oldu. Özge Ulusoy'un iş hayatı olduğu özel hayatı da oldukça yoğun geçiyor. Özge Ulusoy bir dergi için verdiği röportajda oldukça ilginç açıklamalara imza attı.

Özge Ulusoy’dan Arınma Dönemi: "30 Yaşından Sonra Sisten Çıktım, Artık Her Şey Berrak"

Ünlü model ve sunucu Özge Ulusoy, çalkantılı aşk hayatının ardından sessizliğini Marie Claire dergisi için bozdu. Alışılmışın dışında bir samimiyetle iç dünyasını açan Ulusoy, 30 yaş eşiğini geçtikten sonra yaşadığı ruhsal dönüşümü ve hayatındaki radikal kararları ilk kez paylaştı.

"30 Yaşına Kadar Her Şey Sisliydi"

Eski bir balerin, başarılı bir model ve ekranların sevilen yüzü... Ancak Özge Ulusoy, fiziksel özelliklerinden çok artık ruhuyla ön planda olmak istiyor. 31 yaşına girmesiyle birlikte hayatında büyük bir temizlik yaptığını belirten ünlü isim, “30 yaş bitene kadar her şey bir sis bulutunun arkasındaydı. Şimdi sisten çıkmış gibiyim; etrafımdaki insanları ve olayları çok daha net görüyorum” diyerek yeni dönemini özetliyor.

Aşk Hayatında "Erkek Enerjisi"ne Ara Veriyor

Yaşadığı tecrübelerden sonra kalbinin kapılarını bir süreliğine kapatan Ulusoy, hayatında bir süre "erkek enerjisi" istemediğini net bir dille ifade ediyor. Ruh eşini bir kez bulup kaybettiğine inanan güzel model, geleceğe dair umudunu ise yitirmiş değil: “İleride beni bir ödül gibi bekleyen biri var. Geçtiğim tüm bu sınavlar o büyük ödül için; bunu hissediyorum.”

"Evin kapısını kapattığımda tam bir 'iguana' oluyorum. Saatlerce hareket etmeden kitap okuyup film izlemek, en büyük lüksüm."

Şöhreti Sindirdim, Evlilik Baskısını Reddettim

19 yaşından beri spot ışıkları altında olan Özge Ulusoy, popülerliğin getirdiği "zengin erkek-ünlü kadın" komplekslerinden yorulduğunu saklamıyor. Şöhreti tamamen sindirdiğini vurgulayan ünlü yıldız, evlilik ve çocuk konusunda ise aceleci değil: “Biyolojik saatim henüz işlemiyor. Şehirli kadının her şeyi gecikmeye başladı. Kötü evlilik örneklerini gördükçe, doğru insan gelene kadar beklemeyi tercih ediyorum.”

"Mutlu Kadın Güzeldir"

Güzelliği sadece dış görünüşle sınırlamayan Ulusoy, hayata karşı bakış açısını "şükretmek" üzerine kurmuş. Yaşadığı hataların kendisini güçlendirdiğini ve artık kimseye "Özge Ulusoy" tavrı yapmaktan çekinmeyeceğini esprili bir dille anlatıyor. Onun için hayat, iniş ve çıkışlarıyla kabul edilmesi gereken, sonunda mutlaka iyiliğin kazanacağı bir yolculuk.

Özge Ulusoy'un bu yeni hayat felsefesini nasıl buldunuz?





7 Temmuz 2014 Pazartesi

Ethem Sarısülük'ü öldüren polis tutuklandı.

Ankara'da Gezi Parkı protestolarına destek eylemlerinde Kızılay'da polisin silahından çıkan kurşunla vurularak hayatını kaybeden Ethem Sarısülük davasında mahkeme, sanık polis A.Ş.'nin tutuklanmasına karar verdi. Karar sonrası duruşma salonunda avukatlarla jandarma arasında arbede çıktı.

Kızılay'da polis memuru A.Ş.'nin silahından silahından çıkan kurşunla yaşamını yitiren Ethem Sarısülük davasının 6. duruşması yoğun güvenlik önlemleri altında Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesi'nde başladı.

Dava nedeniyle adliye çevresinde ve duruşma salonunda yoğun güvenlik önlemleri alındı.

Saat 10.30'da başlayan duruşmaya sanık polis A.Ş., sanık ve mağdur avukatlarının yanı sıra Sarısülük'ün yakınları ve bazı CHP'li vekiller de katıldı.



''JANDARMALARI ÇIKARIN TALEBİNE'' RET
Duruşmada avukatların 'jandarmaları dışarı çıkarın' talebine mahkeme başkanı "Geçen celse olan olaylar ortada. Jandarmayı dışarı çıkarmıyoruz"  yanıtını verdi.

Sanık vekilleri duruşmanın kapalı yapılması talebinde bulundu. Mahkeme duruşmanın kapalı yapılmasına ilişkin sanık vekillerinin talebini reddetti.

SAVCI, SANIK POLİSİN TUTUKLANMASINI İSTEDİ
Ethem Sarısülük'ün ölümüne ilişkin davada Cumhuriyet Savcısı, sanık A.Ş.'nin eyleminin meşru müdafaa olmadığını belirterek, olası kasıtla adam öldürmekten cezalandırılmasını ve tutuklanmasını istedi.    

SANIK POLİSE TUTUKLAMA KARARI
Mahkeme, sanık polis A.Ş.'nin tutuklanmasına karar verdi. Duruşma 3 Eylül çarşamba gününe ertelendi.

ALİ İSMAİL'İN ANNESİ GÖZYAŞLARINA BOĞULDU
Sanık polise tutuklama kararı çıkınca Ali İsmail Kormaz'ın annesi Emel Korkmaz gözyaşlarını tutamadı.

DURUŞMA SALONUNDA OLAY
Karar sonrası duruşma salonunda avukatlarla jandarma arasında arbede çıktı. Jandarmma, avukatları salon dışına çıkarmaya çalıştı.

Duruşma salonunda bulunan polis memuru A.Ş. de güvenlik kuvvetlerinin arasında adliye binasında güvenli bir odaya alındı.

ADLİYE ÖNÜNDE TOPLANDILAR
Dava öncesi bazı sivil toplum kuruluşları adliye bahçesinde toplandı. 



Dava nedeniyle adliye çevresinde yoğun güvenlik önlemi alındı. Adliye girişleri, demir bariyerlerle kapatıldı.

Çocuk gelinle evlenen damada 15 yıl hapis.

ADANA'da, birbirlerinin ağabeyleriyle 'berdel' yöntemiyle yöresel geleneklere göre düğün yapılarak nikah kıyılmadan evlendirilen çocuk gelinlerden S.K.'nın olay tarihinde 15 yaşını doldurmadığı belirlenince Cumhuriyet Savcısı 25 yaşındaki Fikret D. hakkında 'nitelikli cinsel istismar' suçundan 15 yıl hapis cezası istedi.

Olay, 17 yaşındaki M.K. ile evlendirilen 15 yaşındaki Y.D. ve Fikret D. ile evlendirilen 15 yaşındaki S.K.'nın, geçen 15 Şubat'ta polise başvurmalarıyla ortaya çıktı. Merkez Yüreğir İlçesi'ne bağlı Dedekorkut Mahallesi'nde oturan ve eşinden ayrı yaşayan 48 yaşındaki T.K., kızı S.K.'yı akrabalarının oğlu Fikret D. ile yöresel törenle evlendirdi. Ardından damat Fikret D.'nin kız kardeşi Y.D., küçük gelin S.K.'nın ağabeyi M.K. ile aynı şekilde evlendirildi. Kayınvalideler arasında anlaşmazlık çıkınca, yaşı küçük gelinler birlikte polise giderek, "Bizi birbirimizin ağabeyleriyle zorla evlendirdiler" diyerek aileleri hakkında şikayette bulundu. Küçük gelinler devlet korumasına alındı.

'RIZASI İLE' SAVUNMASI

S.K.'nın evlendirilmesi ilgili Adana 2'nci Ağır Ceza Mahkemesi'nde açılan davada sanıklar haklarındaki suçlamayı kabul etmedi. Damadın babası Ş.D., "S.K. benim yeğenimdir. Babası evi terk ettiği için bu yaşa kadar kendisine ben baktım. Oğlumla yeğenim aynı evde büyüdüler. Birbirlerini sevdiklerini ve evlenmek istediklerini söylediler. Aksi halde kaçacaklarını da söylediler. Biz de evlenmelerine rıza gösterdik" diye savunma yaptı.
Damat Fikret D. de, S.K. ile uzun süre arkadaşlık yaptıklarını, birbirlerini severek evlenmeye karar verip durumu ailelerine bildirdiklerini, S.K.'nın rızasıyla birlikte olduklarını ve bu sürede kendisine kötü bir muamelesinin olmadığını savundu. Küçük gelin S.K. da ifadesinde, "Ben önce istemedim. Israr edilince kafam karıştı ve kabul ettim. Benden uzak dursunlar. Artık evlilik istemiyorum" diyerek şikayetçi olmadığını söyledi.

15 YAŞINDAN KÜÇÜK ÇIKTI

Adli Tıp Kurumu tarafından verilen raporda çocuk gelin S.K.'nın olay tarihinde 15 yaşını doldurmadığı belirlendi. Bu gelişme üzerine Cumhuriyet Savcısı, sanıklar hakkında esasa ilişkin mütalaasını verdi. S.K.'nın annesi Türkan K.'nın vefat etmesi nedeniyle hakkındaki suçlamalar düşerken, sanık Fikret D. hakkında 'çocuğun nitelikli cinsel istismarı' suçundan 15 yıla kadar, Fikret D.'nin annesi S.D. ve babası Ş.D. hakkında ise yardım suçundan 8 yıla kadar ceza istendi. Sanık ve avukatı esasa ilişkin ve Adli Tıp Kurumu raporuna savunma yapmak üzere süre talep edince mahkeme heyeti duruşmayı erteledi.
Diğer küçük gelin Y.D.'nin evlendirilmesiyle ilgili de 3'üncü Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki dava devam ediyor.

Tansu Çiller hastaneye kaldırıldı.

Alınan bilgilere göre; Eski Başbakanlardan Tansu Çiller'in bir kaza sonucu ayak bileği kırılınca İzmir'den uçakla İstanbul'a getirildi ve ambulansla hastaneye kaldırıldı. Tansu Çiller sağlık durumu? Tansu Çiller hastalığı hakkında yapılan son açıklama ve dahası haberde.

Edinilen bilgiye göre, Tansu Çiller bir kaza sonucu ayak bileğinde parçalı kırık olduğu için yanında oğluyla birlikte Adnan Menderes Havalimanı'ndan kalkan tarifeli uçakla İstanbul'a getirildi. Atatürk Havalimanı'nda Sabah saatlerinde aprondan alınan Tansu Çiller, bir ambulansla Acıbadem Maslak Hastanesi'ne götürüldü.

Tansu Çiller’in bir kaza sonucu ayak bileği kırılınca İzmir’den uçakla İstanbul’a getirildi ve ambulansla hastaneye kaldırıldı.Edinilen bilgiye göre, Tansu Çiller bir kaza sonucu ayak bileğinde parçalı kırık olduğu için yanında oğluyla birlikte Adnan Menderes Havalimanı'ndan kalkan tarifeli uçakla İstanbul’a getirildi. Atatürk Havalimanı'nda sabah saatlerinde aprondan alınan Tansu Çiller, bir ambulansla Acıbadem Maslak Hastanesi'ne götürüldü.

Tansu Çiller, 13 Haziran 1993 tarihli DYP olağanüstü genel kurulunda en yüksek oyu alarak genel başkan seçilmiş ve Türkiye'nin ilk bayan başbakanı olmuştur.

Tansu Çiller Kimdir?

1946 yılında İstanbul'da doğdu. Robert Kolej mezunu olan Tansu Çiller, Boğaziçi Üniversitesi Ekonomi Bölümü'nü bitirdi. Doktorasını Connecticut Üniversitesi'nde verdi. 1978 yılında doçent, 1983 yılında profesör oldu.

Çiller, 1990 yılı kasım ayında Doğru Yol Partisi'nden politikaya atıldı. 1991 yılı seçimlerinde İstanbul'dan milletvekili seçildi. Sosyal Demokrat Halkçı Parti ile kurulan ve Süleyman Demirel'in başbakanlığındaki koalisyon hükümetinde ekonomiden sorumlu Devlet Bakanı olarak görev aldı.

Demirel'in Cumhurbaşkanı seçilerek Başbakanlık görevini bırakmasından sonra DYP genel başkanlığına aday oldu. 13 Haziran 1993 tarihli DYP olağanüstü genel kurulunda İsmet Sezgin ile Köksal Toptan'ı geride bırakarak Genel Başkan seçildi ve Türkiye'nin ilk bayan Başbakanı oldu. 5 Nisan kararlarıyla Türk ekonomisinde bir döneme imza attı.

Etkileşim : Bu Yazı Hakkında Ne Düşünüyorsun

Bu İçerik Hakkındaki Görüşünüz