ekonomi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ekonomi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17 Haziran 2026 Çarşamba

Ekmeğin Gramı Azaldı, Fiyatı Uçtu!

Sofranın Son Kalesi De Düştü

Maliyet enflasyonu argümanının arkasına sığınan yeni tarife dalgasıyla birlikte en temel mutfak ihtiyacı lüks kategorisine adım adım yaklaşıyor. Cepleri boşaltan rakamları masaya yatırdık.

Mutfak enflasyonunu durduramayan ekonomi yönetimi seyretmeye devam ederken, fırıncı odaları çareyi her zamanki gibi faturayı doğrudan vatandaşa kesmekte buldu. 

Gözümüz Aydın: Ekmeğin Fiyatı Uçtu!

Türkiye Fırıncılar Federasyonu tarafından duyurulan son güncellemelerle birlikte, ülkenin en ücra köşesinde dahi un ve maya fiyatları bahane edilerek sofranın bereketi resmen baltalandı. Alım gücü eriyen milyonlar için **il il ekmek fiyatları ne oldu** sorusu artık bir geçim mücadelesi başlığına dönüştü.

Büyükşehirlerde "Güncelleme" Kılıfı
Resmi açıklamalara göre İstanbul, Ankara ve İzmir gibi metropollerde fırın tezgahlarındaki 200 gramlık standart somun ekmeğin fiyatı 17,50 TL sınırına yerleşti. Fırınlarda gramajı 230 grama çıkarıp 20 TL talep eden uyanık esnaf tarifeleri de cabası. Ucuz ekmek kuyruklarının metrelerce uzadığı İstanbul Halk Ekmek büfelerinde bile 250 gramlık normal ekmek fiyatı sessiz sedasız yüzde 25 zam görerek 12,50 TL'ye fırladı. Sosyal belediyecilik iddiasında bulunanlar da bu acımasız zam rüzgarına kolayca uyum sağladı.

Anadolu'da Durum Farklı mı?
Taşrada da senaryo değişmiyor. Karadeniz'den Doğu Anadolu'ya kadar neredeyse tüm fırıncı odaları kendi maliyet hesaplarını öne sürerek zam yarışına girdi. Adana'da 210 gram somun ekmek 18 TL olurken, Samsun ve çevresindeki ilçelerde 210 gramlık düz ekmek 17,50 TL'den tezgaha çıkıyor. Doğu illerinde ise gramaj oyunlarıyla 240 grama çekilen ekmekler 20 TL'den satılarak adeta vatandaşın cüzdanıyla dalga geçiliyor.

Maliyet Bahaneleri ve Acı Gerçekler
Yetkililer un fiyatlarındaki yüzde 45'lik artışı ve işletme giderlerini gerekçe göstererek yapılan bu artışların makul ve enflasyon rakamlarına uygun olduğunu savunuyor. Ancak kimse asgari ücretlinin, emeklinin sofrasındaki ekmek sayısının yarı yarıya düştüğünden bahsetmiyor. Dar gelirli ailelerin tek sığınağı olan kuru ekmek, uygulanan yanlış ekonomi politikalarının bedeli olarak artık lüks bir tüketim maddesi haline getirilmiş durumda.

27 Ocak 2023 Cuma

Trabzon da ekmek fiyatı 10 TL oldu.

Trabzon da ekmeğe bir zam daha geldi!

Trabzon Fırıncılar Odası, dün geç saatlerde fırıncılara mesaj yoluyla ekmeklerin zamlı tarifelerini gönderdi. Trabzon'da dün 8 liradan satılan 400 gram ekmek, bugün itibari ile 10 liraya yükseldi. 



 Sözcü’den Elif Çavuş’un haberine göre; 200 gram ekmek 5 lira olurken, 400 gram ekmek 10 lira, 16 lira olan 800 gram ekmek 20 lira oldu.

Trabzon'da 2021 yılının Ekim ayında ekmeğe 50 kuruş zam yapıldı ve 250 gram ekmek 2,5 lira oldu. İki ay sonra Aralık ayında ekmeğin gramajı 210'a düşürüldü. 2022 yılının Nisan ayında 210 gram 3 lira oldu. Üç ay sonra Haziran ayında gramajı 200'e düşürülen ekmek 4 lira, 400 gram ekmek ise 8 lira oldu.

Trabzon Fırıncılar Odası, aldığı kararla 2023 yılının Ocak ayının son haftasında ekmeğe 2 lira daha zam yaptı. 200 gram ekmek 5 lira olurken, 400 gram ekmek 10 lira, 16 lira olan 800 gram ekmek 20 lira oldu.

4 Ocak 2023 Çarşamba

En düşük emekli maaşı zammı ne oldu.

En düşük emekli maaşı zammı ne oldu.

 Yapılan son güncellemenin ardından en düşük emekli maaşı 5.500 TL olurken, en düşük memur emekli aylığı 7.901 TL oldu. Başkan Recep Tayyip Erdoğan, Sözleşmeliye Kadro Şöleni programında memur ve memur emeklisi maaş artış oranının yüzde 25'ten yüzde 30'a çıktı.


İlk açıklamaya göre emekli maaş artışı yüzde 25 olarak açıklanmıştı.Buna göre emekli maaşları ise;

Memur ve memur emeklileri ocakta toplam yüzde 16,5 zam almaya hak kazandı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, memur ve emeklilerin refah payı eklenerek yüzde 25 zam alacağını açıkladı. Böylece memur ve memur emeklileri 8,53, SSK ve Bağ-Kur emeklileri 9,61 puan ek zam alacak.

Bu oranlara bugün ise yüzde 5'lik bir artış ilave edilmiş oldu.

22 Ağustos 2022 Pazartesi

Yabancılara ev alırken konut kredisi verilir mi?

 Türkiye’deki bankalar yabancılara uygun koşullarda uzun vadeli ev kredisi imkânı sunuyor. Bu imkânı henüz Türkiye’deki her banka vermese de, bu tür bankaların sayısı gittikçe artıyor. Antalya, Alanya, Bodrum, İstanbul, Datça, Kuşadası, Fethiye gibi birçok şehirde yasal olarak yabancılara avantajlı konut finansman desteği sağlanmaktadır.

Yabancılara konut kredisi şartlarını eksiksiz bir şekilde yerine getirildiğinde konut kredisi çekebilirler.



Türkiye’deki bankadan konut kredi almanın özellikleri aşağıdaki gibidir:

Kredinizi Euro, Dolar, Sterlin ve ya Türk Lira cinsinden kullanabilirsiniz

Kredi vade süresi 24 ile 240 aydır

Faiz tipi sabit veya değişken olarak belirlenebilir

Kredinin vadesi dolmadan erken kapatabilirsiniz. Fakat bu durumda %1 ile %2 oranında masraf tahsil edilmektedir

Kefil olarak genelde kimseyi göstermeniz gerekmiyor. Teminat olarak satın aldığınız gayrimenkulün ipoteği yeterli kabul edilmektedir. Fakat bankadan bankaya söz konusu durum farklılık göstermektedir.

Satın almak istediğiniz konutun ekspertiz değerin en fazla %80’ne kadar kredi kullandırılabilmektedir.

Elinizde hayal ettiğiniz evi almak için yeteri kadar tutarınız yoksa Turk.Estate portalına üye olan şirketlerin danışmanlarıyla iletişime geçip size en uygun şartlar altında konut kredi almanıza yardımcı olsunlar!

6 Ekim 2021 Çarşamba

İşsizliğin sebebi bölücü kebapcılar!

 Bahçeli'nin o sözleri sosyal medyanın gündeminde: 'Bölücü kebapçıların işsizlikte payı var'

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında yaptığı açıklamada, kebapçıların teröre yardım ve yataklık yaptığını iddia ederek, işsizliğin sorumlusu olarak gösterdi. Bahçeli'nin bu sözleri sosyal medyada büyük tepki topladı.



Ülke genelindeki gıda artışı fiyatlarını değerlendiren Bahçeli, Yumurta, et, süt, peynir fiyatlarının artışından, vicdani olmayan zamlı ürün satışlarından samimi olarak sızlananlara hak veriyor, bir şey demiyorum. Fırsatçıların peşine gidiliyor. Vatandaşın kesesine göz diken yağmacılardan da hesap soruluyor. Destekliyoruz, sonuna kadar gidilmesini istiyoruz. Fakat vatandaşlarımızın çabasını istismar edip, pireyi deve yapanlara da terörün acıklı maliyetini hatırlatmak görevimizdir. Teröre yardım ve yataklık yapan bölücü kebapçıların işsizlikte payı vardır" ifadelerini kullandı.

Bahçeli'nin kebapçıları hedef alan bu cümlesi sosyal medyada büyük tepki topladı.

28 Mayıs 2014 Çarşamba

Dolar yine yükselişe geçti

Dolar son bir haftanın en yüksek seviyesini gördü serbest piyasada dolar 2.11'e kadar yükseldi.

Dün güne 2.09'un altında başlayan dolar 2.1072'ye kadar yükselerek, bir haftanın en yüksek seviyesini test etti. Dün günü 2.10'un hemen üzerinde tamamlayan dolar bu sabah serbest piyasada 2,1010 liradan güne başladı. Açılışın ardından 2,1120 liraya kadar yükselen dolar sonra 2,1109'dan alıcı buluyor.

Kapalıçarşı'da euro ise 2,8630 lira oldu

26 Mayıs 2014 Pazartesi

Hilal Cebeci dış borcu basıp basıp ödeyecek.



Bir ülkenin masraf kalemleri arasında dış borçlar büyük önem taşır. 

Özellikle IMF gibi kuruluşlara olan borçların fazla olması ülkenin yatırımcılar için değeri belirleyen kalemler arasında önemli bir yer tutar. Tüm bu dış ve iç borçların ödenmesi insanların yaşam kalitesinen yatırımlarına kadar pek çok konuda belirleyicidir. İşte bu kadar önemli bir konuda fikrini belirten Hilal Cebeci dış borçları kapatmak için mizahi bir dille şu öneride bulunmuş…


22 Mayıs 2014 Perşembe

Ali Rıza dede Türkiye'nin tüm borçlarını kapatacak.

Yaklaşık 50 yıldan beri definecilik yapan 85 yaşındaki Ali Rıza Ayaz, kendisine istediği yerde kazı izni verilmesi halinde Türkiye'nin tüm borçlarını kapatacağını iddia etti.

Yıllarca definecilik yapan Ali Rıza Ayaz, Elazığ'da Firavun'dan kalma hazinenin yerini bildiğini, Adıyaman'ın Çelikhan ilçesi Pınarbaşı beldesinde ise büyük bir hazinenin olduğunu iddia ediyor.

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı'na, Başbakanlığa ve Cumhurbaşkanlığı'na kazıyla ilgili izin talebinde bulunduğunu ifade eden Ali Rıza Ayaz, 'Bana kazı izni verilmesi halinde ben Türkiye'nin tüm borçlarını karşılayacak bir hazine bulacağımı iddia ediyorum. Elimde harita ve aletler var. Avrupa ve dış ülkelerden bazı bilim adamlarıyla daha önceden yaptığım çalışmalar neticesinde hazinelerin yerini biliyorum.

 Devletin izin vermesi halinde çeşitli hükümdarların hazinelerine, yer altı saraylarına ulaşabilirim. Elazığ'da Firavun'un hazinesinin olduğu yeri biliyorum. Adıyaman'ın Çelikhan ilçesine bağlı Pınarbaşı beldesinde üç hükümdara ait hazinenin yerini biliyorum. Devlet görevlilerinin nezaretinde, kazı yapmak için izin istiyorum. Adıyaman Müze Müdürlüğü'ne Adıyaman'ın Çelikhan ilçesine bağlı Pınarbaşı beldesi için müracaatta bulundum' dedi.

19 Mayıs 2014 Pazartesi

Zenginler nasıl zengin oluyor.

ABD'de yapılan bir araştırmada, zenginlerle fakirler arasında giderek büyüyen refah açığının nedenine yer verildi.

Dünyada zenginlerle fakirler arasında giderek büyüyen refah açığı, her daim tartışılan bir konu olmuştur.

Son olarak konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Ekonomist Paul Krugman, hedge fon yöneticilerinin milyar dolarlık maaşlarının, büyüyen refah açığında eğitimin rolünün çok az olduğunu ortaya koydunu söyledi.

Krugman, yatırımcıların paradan daha çok para yaptığı için zenginin giderek zenginleştiğini savundu.

Modern ''Eşitsizlik dereceyle ilgili değil, oligarşiyle ilgili'' diye konuştu.

Fakat ABD'de yapılan bir çalışma, tam tersi yönde bir görüş ortaya koydu.

Duke University'den araştırmacı Jonathan Wai tarafından yapılan bir çalışmada, dünyadaki multi milyarderlerin iyi eğitim aldığı ve bişisel yeteneklerinin güçlü olduğu sonucuna ulaşıldı.



17 Mayıs 2014 Cumartesi

Somalı madenciler bankalara borçlu çıktı.

Bankaların borç silme hamlesi madencinin borcunu gündeme getirdi. Soma’da bankalardan kullanılan bireysel kredi ile kredi kartı borçları 690 bin TL çıktı. Bu rakam bankaların verdiği toplam kredilerin % 0.00006’sı ediyor.

Türkiye’de iş yapan birçok banka Soma’da meydana gelen maden kazasında hayatını kaybedenlerin borçlarını ardı ardına sildiklerini açıkladı. Hayatta kalanların ise borçlarını yeniden ele alarak, yapılandıracaklar.

Ticari hukuk kuralları içinde kredi borçlusu hayatını kaybettiğinde borcu mirasçılarına kalıyor. Borç sigortalanmış ise bu borçları sigorta şirketi ödüyor.
Bununla birlikte Bankacılık Denetleme ve Düzenleme Kurumu (BDDK) iki ay önce çıkardığı düzenleme ile sigorta zorunluluğunu kaldırdı. Bankalar artık bireysel kredi verdikleri müşterilerinden zorunlu olarak Hayat Sigortası yapmalarını isteyemiyor. Bankalar sadece konut kredilerinde müşterilerinden hayat sigortası yapmalarını isteyebiliyorlar. Konut kredileri de belli bir teminat karşılığında verildiği için bu kredilerin de banka açısından çok fazla bir riski bulunmuyor.

Ortalama gelir: 1.400 TL
Bir bankacının verdiği bilgiye göre Somalı madencilerin gelir ortalaması 1.400 TL’ye işaret ediyor. Bankalar BDDK’nın çıkardığı yeni yasal düzenlemeler kapsamında bir kişiye en fazla maaşının 5 katı kadar kredi limiti tanıyor.
Türkiye’de yaşanan bu acı olayın ardından Soma halkının bankacılık sektöründen kullandığı kredilerin tutarına bakıldığında madencilerin gelirinin ne oranda kredi kullanımına etki yaptığı da görülüyor.
Tüm Soma halkının sistemden kullanabildiği ticari, bireysel kredi kartı ve bireysel tüketici kredilerinin toplam tutarı 775.823 bin TL’yi aşmıyor. Burada 85 bin TL’lik ticari krediler düşüldüğünde, bireysel borç toplamının 690 bin TL olduğu görülüyor.

Sigortasız risk: 1.336 TL!
Bankalar arka arkaya madencilerin acısını paylaştıklarını ve hayatını kaybeden işçilerin borçlarını sildiklerini açıklarken, Somalılar kamu ve özel bankalardan 614.583 bin TL bireysel kredi, 76.857 bin TL bireysel kredi kartı ve 84.383 bin TL ticari kredi almışlar. Bu arada bir diğer önemli ayrıntı da bankaların bütün kredi riskleri neredeyse sigorta kapsamında. Soma’daki sigortasız toplam risk sadece 1.336 bin TL’ye işaret ediyor.

9 Mayıs 2014 Cuma

Buğday dondu ekmekte büyük tehlike

Buğday kuraklık ve dondan en çok etkilenen ürünler arasında yer alırken, bazı bölgelerde rekolte kaybı yüzde 50’yi aştı.

29-30 Mart’ta yaşanan don olayı sonrası Çukurova’da hasatın 1 ay öne geldiğini ifade eden Ceyhan Ziraat Odası Başkanı Yavuz Tezcan, buğday hasatının biçerdöver ile değil çim biçme makineleri ile yapıldığını söyledi.

 Geçen yıl Ceyhan’da 200 bin ton buğday üretimi yapıldığını belirten Tezcan, “Sulama yapılan bölgelerin durumu biraz daha iyi ancak bu yılki üretim 100 bin tonu geçmez” dedi. Ceyhan’da 60-70 bin dekarda hasat yapıldığına dikkat çeken Tezcan, “Buğday başakları boş. Hepsi saman oldu. Geçen yıl 65-75 kuruş olan buğday fiyatı 90 kuruşu geçti. Önlem alınmazsa buğday ithalatı artar. En çok etkilenen de ekmek fiyatları olur” dedi.


YÜZDE 25 KAYIP

Kuraklığın etkisinin beklenenden daha fazla olduğunu ifade eden Türkiye Ziraatçılar Derneği İbrahim Yetkin, “Türkiye genelinde büyük problem yaşanıyor. Şu an yağmur yağması hiçbir şeyi değiştirmez. Türkiye genelinde yüzde 25’lik rekolte kaybı yaşanması bekleniyor” dedi. Bu bölgenin Türkiye’nin ihtiyacını karşılamada üçüncü sırada olduğunu belirten Yetkin, “Toprak Mahsulleri Ofisi geçtiğimiz günlerde 2.5 milyon ton buğday ithal etme yetkisi aldı. 2.5 milyon tona yakında deposunda bekliyor. Eğer önlemler yeterli olmazsa ilk etkilenecek olan ekmek fiyatları olur” dedi.

Kaliteli buğday yetişmiyor

TÜRKİYE’de kaliteli buğday üretimi konusunda da büyük sıkıntı yaşandığını dile getiren İbrahim Yetkin, “Kaliteli buğday olmadığı için un üreticileri yurtdışından buğday ithal ediyor. TMO fiyat artışını engellemek için önceden ürün toplamaların önüne geçmeli” diye konuştu.

8 Mayıs 2014 Perşembe

Zafer Çağlayan 10 bin dolarlık ayakkabı giyiyormuş!

Ne ayakmış breh breh!

700 bin liralık saatiyle konuşulan eski Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan'ın ayakkabısının da 10 bin dolar (21 bin TL) olduğu iddia edildi.

700 bin TL'lik saatiyle ilgili verdiği ifade ve saat şirketinin bu ifadeyi yalanlamasıyla gündemde olan eski Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan şimdi de ayakkabılarıyla gündemde.

Aydınlık gazetesinin haberine göre İtalya’nın Milano şehrinde özel olarak üretilen ve fiyatları 10 bin dolar civarı olan el yapımı ayakkabılardan bir çift de Zafer Çağlayan da mevcut.

27 Nisan 2014 Pazar

Yüzbinlerce emekli haciz kıskacına düştü.

Birçok vatandaş, emekli olduktan sonra işyeri açıp esnaflık yapıyor. Bu kişiler, 2003’teki kanun değişikliği ile Sosyal Güvenlik Destek Primi yükümlüsü oldu. Ancak çoğu yükümlünün bundan haberi olmadı.

SGK da borçluların sayısını bilmiyordu. Maliye’nin 2012’de yaptığı hesaplamada 612 bin emeklinin borcu çıktı.

Emekli olduktan sonra işyeri açıp esnaflık yapanların başı, Sosyal Güvenlik Destek Primi (SGDP) ile dertte. Yüz binlerce emekli, birikmiş destek primini ödeyemediği için maaşından haciz yoluyla kesinti riski ile karşı karşıya. Normalde emekli maaşlarına haciz konulamıyor; ancak Sosyal Güvenlik Kurumu’na (SGK) olan borçlar ile nafaka borçları istisna tutuluyor. Dolayısıyla SGDP borcu olan emeklilerin maaşından kesinti yapılıyor. SGK aslında kaç kişinin destek primi kapsamında çalıştığını tespit edemiyordu. 2012 yılında Maliye Bakanlığı ile yapılan veri alışverişinde prim ödemesi gereken kişi sayısının bilinenin çok üstünde olduğu ortaya çıktı. Buna göre, destek primi borçlusu 612 bin 518 kişi. Yıllarca ödenemeyen borçlar sebebiyle 800-900 TL maaş alan emeklilerin 10 bin lirayı aşan prim borcu birikti ve toplamda 1 milyar 192 bin TL’ye ulaştı. SGK, 2012’den itibaren  borçluların peşine düştü. Uzmanlar, bakkal, terzi ve benzeri küçük işler yapan emeklilerin bu denli yüksek prim borçlarını ödemesinin mümkün olmadığını belirtiyor. Çözüm olarak, haciz yerine birikmiş borçlara af öneriliyor.

     SGK verilerine göre 612 bin emeklinin 1 milyar 192 bin lira destek primi borcu bulunuyor. Uzun yıllardır ödenemeyen borçlar nedeniyle 800-900 TL emekli maaşı alan kişilerin 10 bin lirayı aşan prim borçları birikti. Bu borçların ödenebilmesi için geçen yıl emeklilere, taksitle ödeme imkanı getirilmişti. Ancak emeklilerin önemli bir bölümü bu affa rağbet göstermedi. Aftan sonra borçlu sayısı azalacağına artarak 612 bin emekliye çıktı. SGK, destek primi borçlarını tahsil edebilmek için emekli maaşlarından yüzde 25 kesinti yapıyor. Uzmanlar, bakkal, terzi ve benzeri küçük işler yapan emeklilerin bu denli yüksek prim borçlarını ödemelerinin mümkün olmadığını, birikmiş destek primi borçlarına af çıkarılması gerektiğini belirtiyor.

Zaman

26 Nisan 2014 Cumartesi

Bank Asya A101'i sattı.

17 Aralık operasyonunun ardından nakite sıkışan Bank Asya, perakende mağazası A-101'deki hisselerini sattı. 

2015'te halka arz etmeyi planladığı A-101'i elden çıkarmak zorunda kalan Gülen grubuna yakınlığı ile bilinen Bank Asya, 26 Ocak'ta A-101'deki yüzde 18 hissesini 298 milyon liraya satacağını belirtmişti.

Dün ise A-101'deki yüzde 21.83 hissenin 350 milyon lira bedelle Memeroial Sağlık ve Aydın Örme'nin sahibi Aydın Ailesi'ne ait Aydın Perakendecilik'e satıldığı belirtildi. Aydın Ailesi A-101'in yüzde 51 ile en büyük ortağı oldu. Bank Asya'dan KAP'a yapılan açıklamada, satıştan 303.2 milyon TL kâr elde ettiğini bildirdi.

22 Nisan 2014 Salı

Hazine sözleşmesi fesh edilen özel şirketlerin kredi borcunu ödeyecek!

Devletin malı hazine.

HAZİNE, “borç üstlenim koşullarını” açıkladı. Müsteşarlık tarafından dün Resmi Gazete’de yayınlanan yönetmeliğe göre, sözleşmenin şirket kusuru nedeniyle feshedilmesi durumunda Hazine’nin şirketin aldığı kredilere yönelik üstleneceği borç ana kredinin yüzde 85’i kadar olacak.

  Başta şehir hastaneleri olmak üzere yap-İşlet-devret ve yap-işlet-kirala yöntemiyle yapılan birçok proje için belli koşullarda Hazine’nin borç üstlenmesi kanun değişiklikleriyle gündeme gelmişti. Buna göre yatırım tutarı 1 milyar TL olan kamu-özel ortaklığı projelerle, asgari yatırım tutarı 500 milyon TL olan eğitim  ve sağlık yap-kirala-devret projelerinde; sözleşmenin süresinden önce feshedilmesi durumunda yatırım ve hizmetler için sağlanan ana kredi ve ana krediye yönelik türev ürünlerden kaynaklanan mali yükümlülükler Hazine tarafından üstlenilecek.

Bir idare bir proje için Hazine’nin “borç üstlenim taahhüdü” vermesini isterse ihaleyle ilgili şartnameyi yayınlanmadan önce sözleşme taslağı ile Hazine’ye iletecek. Müsteşarlık, sözleşme taslağındaki ve borç üstlenimini doğrudan ilgilendiren hükümleri değerlendirecek ve uygun bulması halinde görüş verecek. Konu Bakanlar Kurulu’nda da görüşülecek. İhalenin gerçekleştirilmesinden sonra, müsteşarlık sözleşme taslağını yeniden değerlendirecek ve uygun bulması halinde “uygun” görüşü verecek. Bir yıl içinde sağlanacak borç üstlenim taahhüdü limiti her yıl bütçede belirlenecek.

En zengin Türk isyan etti.

"O kadar param YOK."


Murat Ülker, Forbes’ın kendisini 3.7 milyar dolarlık varlığıyla Türkiye’nin en zengini seçmesine tepki gösterdi. “Ben bankaya para yatırmam şirketime yatırırım” diyen Ülker, “Varlıkların tamamı alınmış ama nakitten bahsetmiyor. Söyleyecek çok şey var” yorumunu yaptı

Ül­ker Ço­cuk Si­ne­ma Şen­li­ği­’nin ön gös­te­ri­mi için Art­vi­n’­in Ar­ha­vi il­çe­sin­de bir grup eko­no­mi ga­ze­te­ci­siy­le bu­lu­şa­rak soh­bet top­lan­tı­sı ya­pan Ül­ker, her so­ru­ya açık­lık­la ce­vap ver­di ve gö­rüş­le­ri­ni de açık­la­dı.

Ça­lış­tık­la­rı sek­tör­ler­de iş­le­rin iyi git­ti­ği­ni be­lir­tenMurat Ül­ker, “Ye­rel se­çim­ler­de pi­ya­sa­lar pek et­ki­len­mi­yor. Ba­şın­da da et­ki­le­me­di so­nun­da da. Bi­zim iş­ler iyi gi­di­yor, hiç da­ral­ma ol­ma­dı, şi­ka­yet­çi de­ği­li­m” de­di. Ül­ker, se­çim so­nuç­la­rıy­la il­gi­li de­ğer­len­dir­me­si so­rul­du­ğun­da da “Halk ka­ra­rı­nı ver­di, yo­ru­ma ge­rek yok. Ben se­çe­nim, va­tan­daş ola­rak gö­re­vi­mi yap­tım. Se­çi­len­ler dü­şün­sün ar­tı­k” di­ye ko­nuş­tu.

"VARLIK VAR AMA NAKİT YOK"

“Ken­di pa­ra­mı ban­ka­ya koy­mam. O ka­dar pa­ram yo­k” di­yen Ül­ker, For­be­s’­ın bi­rin­ci­si ol­du­ğu ha­tır­la­tı­lın­ca şu yo­ru­mu yap­tı: “Var­lık­la­rın ta­ma­mı alın­mış ama na­kit­ten bah­set­mi­yor. Söy­le­ye­cek çok şey var.  Ay­rı­ca Tür­ki­ye­’nin en zen­gi­ni tüm var­lık­la­rıy­la çı­kı­yor. Ben pa­ra­mı ban­ka ye­ri­ne şir­ke­te (Göz­de­’ye) ya­tı­rı­yo­rum. Şir­ke­tin o işi var. On­lar dün­ya ça­pın­da mo­ney ma­na­ge­ment ya­pı­yor­lar.”

Bugün

21 Nisan 2014 Pazartesi

Devlet özel sektör borcuna sınırsız garanti veriyor!

Özel sektörün dış borcuna devlet garantisi getiren düzenleme, şirketlerin kendi borcuna kefil olmasını engelliyor.


Yönetmeliğe göre şirketlerin ödemediği dış borcu Hazine üstlenmek zorunda kalırsa, devlet milyarlarca dolarlık zararın küçük bir kısmını şirketten geri tahsil edebilecek. Üstelik garanti tutarı her yıl yenileneceği için devletin özel sektör riski birkaç yıl içerisinde devasa rakamlara ulaşabilecek.

Risk devlete kar şirkete

Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren "Hazine Müsteşarlığı Tarafından Gerçekleştirilecek Borç Üstlenimi Hakkında Yönetmelik" düzenlemesi; büyük projelerde 'riski devlete yükleyen, karı özel sektöre bırakan' kritik maddeler içeriyor. Türkiye'yi 2001 krizine sürükleyen nedenleri yeniden oluşturma riski taşıdığı ifade edilen yönetmelikteki şu maddelerin kamu maliyesine büyük yükler getirebileceği belirtiliyor:

Teminat 1 taksit için

Dış borcuna garanti verilecek şirketlerden, kredi borcunun tamamı için teminat istenmeyecek. Yönetmeliğe göre borcunu devlete ödetme riski bulunan şirketlerden kredinin tamamı yerine 'en yüksek taksitin yüzde 10 fazlası' kadar kefalet istenecek. Hazine Müsteşarlığı'na verilecek bu kefalet şirket ortaklarını müştereken ve müteselsilen bağlayacak.

Sadece 55 milyon dolar

Buna göre örneğin 1 milyar dolar dış krediyi devlet garantisiyle yurtdışından getiren bir şirket bu borcu 50 milyon dolarlık taksitlerle geri ödeme anlaşması yapmışsa, Hazine'ye en fazla 55 milyon dolarlık kefalet verecek. Şirket bu küçük teminat karşılığında devletten 1 milyar dolarlık garanti almış olacak. Eğer o şirket dış borcunu ödeyemezse devlet 1 milyar dolarlık borcun tamamını garanti kapsamında dışarıya öderken 55 milyon dolarlık kısmını teminat sayesinde kurtaracak. Dolayısıyla 945 milyon dolarlık borç vatandaşın sırtına binecek.

Büyük yük gelebilir

Devlet garantisi ifade edildiği gibi 3 milyar dolarla sınırlı kalmayacak. Yönetmeliğe göre hükümet, her yıl istediği tutarda özel sektör garantisini bütçeye yazacak. Üstelik garanti tutarını Bakanlar Kurulu iki katına kadar çıkarabilecek. Dolayısıyla örneğin önümüzdeki yıl hükümet isterse bütçeye 5 milyar dolar sınır koyup daha sonra özel sektörün 10 milyar dolarlık borcuna garanti verebilecek. Garanti her yılın bütçesiyle yenileneceği için örneğin 10 yıl içerisinde bu tutar 100'lerce milyar doları aşabilecek. 2014 bütçesine eklenen bir maddeyle devletin sadece bu yıl üstlenebileceği özel sektör borç yükü 3 milyar dolara çıkarılmıştı.

Kötü niyetli şirkete bile garanti veriyor

Yönetmelikte Hazine garantisi için olağanüstü durum, ekonomik kriz ya da uluslararası bir ekonomik çöküntü şartı aranmıyor. Yönetmeliğe göre, bu tür bir sorun yaşanmadığı halde, tamamen kendisinden kaynaklanan nedenlerle dış borcunu ödemeyen şirketlerin borcuna dahi garanti verilecek. Dolayısıyla şirketlerin kötü niyeti ya da yönetim hatasının ağır faturasını vatandaş ödemek zorunda kalacak.

Üçüncü köprü ve havalimanı da var

Yönetmeliğe eklenen bir istisna maddesiyle, üçüncü köprü ve üçüncü havalimanı ve halen proje aşamasında olan yap-işlet-kirala modelli şehir hastanelerini yapacak olan şirketler, finansman sıkıntısı yaşamaları halinde Hazine'den krediye garanti olmasını isteyebilecekler. Türkiye'deki özel sektör kuruluşları, içinde bulunulan seçim ortamı ve 17 Aralık sonrası ortaya çıkan siyasi belirsizlikler nedeniyle yurtdışından kredi bulmakta zorlanıyor. Bulunan krediler ise çok pahalı maliyetler içeriyor. Hazine garantisi, işte bu kilidin açılmasında en büyük anahtar görevi oynayacak.

"Reza ya hiç dayak yememiş ya da saymayı bilmiyor!"

Cari açığı 'hayırsever' Reza kapatmış!

17 Aralık 2013’te rüşvet ve yolsuzluk operasyonunda tutuklanan, daha sonra serbest bırakılan Reza Zarrab, havuz medyasına verdiği mülakatta  “Cari açığın yüzde 15’ini ben kapattım.” diyor.

Geçen yılki 65 milyar dolar cari açığın 10 milyarını finanse ettiğini söylüyor. Peki nasıl? İran’a altın ihraç etmiş. İster İran’ın dış ticaret rakamlarına, ister TÜİK’in verilerine bakın senelik 10 milyar dolar altın ticareti göremezsiniz. İran ithal edilen altından yüzde 50’ye yakın vergi alırken bu ülkeye kayıtlı yollarla kim, niye altın satsın?

Sabah Gazetesi’ne mülakat veren 17 Aralık rüşvet ve yolsuzluk operasyonunun kilit ismi Reza Zarrab, (Rıza Sarraf) “Cari açığın yüzde 15’ini ben kapattım.” diyor ki ilk bakışta 77 milyonun “evvela kendisinden özür dilemesi ardından şükranlarını arz etmesini!” gerektirecek kadar büyük lokma bu. Geçen sene 65 milyar dolar cari açık verdi Türkiye. Zarrab diyor ki açığın 10 milyar dolarını ben finanse ettim. Bir an bunu doğru kabul edelim. Tek başına 10 milyar dolar getirmiş Zarrab ülkemize. Peki nasıl? İran’a altın ihraç etmiş onun karşılığında. İster İran’ın, ister TÜİK’in verilerine bakın senelik 10 milyar dolar altın ticareti göremezsiniz. İran altın ithalatına yüzde 50’ye yakın vergi alırken bu ülkeye kayıtlı yollarla kim, niye altın satsın? Altının ons fiyatı belli. Dünyada çok dar bir marjda getiri elde edilebilecek değerli madeni satsa da bu kadar vergiden sonra para kazanılabilir mi? İran’ın altın ithalatına ördüğü duvarın ancak rüşvet ve iltimasla aşıldığını bizzat altın ticareti ile iştigal edenler söylüyor.

Zarrab evlere şenlik mülakatta rakamlar verse de çuvallamaktan kurtulamamış: “Bakın, İran’ın Türkiye ile yıllık ticaret rakamı 3,5 milyar Euro’dur.” Rakamlarla arası iyi değil. İki ülkenin ticaret hacmi söylediğinin en az 2,5 katı. Geçen sene İran’a yapılan 4 milyar 192 milyon dolarlık ihracata karşılık, bu ülkeden 10 milyar 383 milyon dolarlık ithalat yapmışız. Üstelik Türkiye’nin İran’a olan ihracatındaki en büyük düşüş, “Kıymetli veya yarı kıymetli taşlar, kıymetli metaller, inciler, taklit mücevherci eşyası, metal paralar” kaleminden kaynaklandı. Geçen yıl bu kalemden 1 milyar 679 milyon dolar ihracat gerçekleştirilirken, bu rakam 2012’de 6 milyar 540 milyon dolardı. Yüksek miktarda petrol ve gaz aldığından her halükârda Türkiye’nin İran’a karşı açık verdiği bir ticaretten bahsediyoruz. En fazla açık verdiğimiz 5. ülke İran iken Zarrab cari açığımızı 10 milyar dolar azalttı, öyle mi? Hoca Nasrettin’in hanımına sorduğu gibi soralım Zarrab’a: “İran’a iğneden ipliğe ne sattıysak toplam 4,1 milyar dolar kazandıysak sizin altın ticaretinden ülkemize kazandırdığınız 10 milyar dolar nerede?”

19 Nisan 2014 Cumartesi

Sıfır araba merakı vatandaşı sıfırladı.

Çevre ve Tüketici Haklarını Koruma Derneği (ÇETKODER) Genel Başkanı Mustafa Göktaş, piyasada hızla sürdürülen “Sıfır Otomobilö kampanyalarının göründüğü gibi olmadığını ve tüketiciyi sıfırladığını belirterek "Kampanyalar yüzünden tüketici icralık oldu" dedi. 

ÇETKODER Başkanı Göktaş, tarafından yapılan yazılı açıklamada, son 5 senedir aralıksız ve çeşitli alternatiflerle tüketiciye sunulan ve cazip hale getirilen "Sıfır Otomobil" kampanyalarıyla vatandaşın bilmeden, bilinçsizce yaptığı alış veriş neticesi, ekonomide daralma olduğunu ve borcunu ödeyemeyen çok sayıda tüketicinin icralık olduğunu vurguladı.
Göktaş şunları kaydetti:
"Hiç düşünmeden, piyasada cazip hale getirilen krediler ile uzun vade borçlanarak sıfır araçlar alan ve bunu ödemek için ise piyasa şartlarının da el vermemesi yüzünden, nakit sıkıntısına girip borcunu ödeyemeyen vatandaşın, bankaca rehinli olan araçları yedi emin depolarının oto park ve garajlarında hacizli vaziyet de bağlanmış durumda. Bu arada piyasanın ikinci elde yaşadığı olumsuzluklar nedeniyle de, ne banka bunu kısa vadede satıyor, ne tüketici borcunu ödeyebildiği için icradan geri alabiliyor. Üstelik yediemin depolarında, oto parklarda kaldığı süre içinde Borçlu tüketici birde günlük astronomik bir şekilde otopark ücreti ödemek durumunda kalıyor. Ayrıca icra ve avukat masrafları da binince, işin içinden çıkılamaz hal alıyor. Tüketiciye her türlü külfet oluşuyor. Tüketici sıfır araba alıyorum diyerek, düşünmeden ve başına geleceği bilmeden yaptığı bu alış veriş sonrası büyük mağduriyet ve çöküntü yaşıyor"

"YURT GENELİ 42 BİN 850 ARAÇ OTOPARKLARDA"
Sıfır araba kampanyasıyla, araç alıp bankalara ve finans kuruluşlarına borçlanan tüketicinin, bu borcu ödeyemediği için araçlarından olmuş durumda ve araçların otoparklarda, yediemin depolarında icralık ve hacizli olarak bağlı olduğunu belirten Göktaş, “Yurt geneli, bu şekilde sıfır araç olup, kredi ile alınan ve şu an bağlı durumda olan araç sayısı, 42 bin 850. Bu rakam sadece sürdürülen kampanyalar neticesi kredi ile araç alan ve bunu ödeyemeyenlerin sayısı. Ayrıca piyasanın ekonomik sıkıntı yaşamasından dolayı iş güç sahibi, iş erbabı ticaret yapan müessese sahibi kimselerin araçları da icra takibi ile bağlanmakta. O sayı bu rakamın içinde değil. Birde onu düşünün. Bu sayı korkunç boyutlara varacak" dedi.

"BUNLAR MİLLİ SERVET, BİLİNÇSİZ HARCAMA EKONOMİYİ FELÇ EDİYOR"
Göktaş, araçların boşu boşuna yedi eminlerin oto pazarlarında çürüdüğünü ve olanın milli servete olduğunu söyledi.
Ucuz kredi,cazip kredi, peşinatsız satış gibi cazip tekliflere kanarak aldıkları araçların borçlarını ödeyemeyen tüketicinin perişan olduğunu ve gereksiz harcamalar dolayısıyla milli ekonominin de zarar gördüğünü ifade eden Göktaş, şöyle dedi:
“Bu nedenle cazip tekliflere bakıp borçlanmayın. Neticede sıfır araba artık yatırım olmaktan da çıktı. Elinizde ihtiyacınızı gören bir aracınız var ise, modelini, markasını yenileyeceğim diye aşırı harcamaya, gereksiz harcamaya bulaşmayın. Mevcudunuzla idare edin. Gereksiz ve aşırı tüketimden, lüks harcamadan lütfen vazgeçin. İleride telefisi güç maddi ve manevi zararlar yaşarsınız."

17 Nisan 2014 Perşembe

Altın fiyatları çeyrek altın kaç lira oldu?

Altın fiyatları ve Altın fiyatı 17 Nisan 2014, Çeyrek Altın Fiyatı ve Altın fiyatları 17 Nisan 2014 haberi, 17 Nisan 2014 güncel altın ve küçük altın fiyatı, Altın fiyatı ve Altın fiyatları 17 Nisan 2014, Günlük altın fiyatlarında son durum nedir? İşte ayrıntılar.

Altın fiyatları ve Altın fiyatı 17 Nisan 2014, Çeyrek Altın Fiyatı ve Altın fiyatları 17 Nisan 2014 haberi, 17 Nisan 2014 güncel altın ve küçük altın fiyatı, Altın fiyatı ve Altın fiyatları 17 Nisan 2014, Günlük altın fiyatlarında son durum nedir? İşte ayrıntılar...

Altın fiyatlarını ve güncel döviz kurunu bu haberimizde görebilirsiniz...

17 Nisan 2014 tarihine ilişkin altın fiyatları ve altın yorumlarını haberin devamında bulabilirsiniz.

17 Nisan 2014 Perşembe gününe ilişkin güncel altının gram fiyatı alış; 89,3641 TL olup, satış ise 89,4182 TL'den işlem görmektedir.

Güncel çeyrek altın fiyatı ise alış; 143,1904 TL olup, satış 146,4615 TL'den işlem görmektedir.

Güncel yarım altın fiyatı alış; 285,4859 TL olup, satış ise 292,9230 TL'dir.

Tam altının fiyatı ise alış; 572,7616 TL olup, satışı ise 584,0544 TL'den işlem görmektedir.

Amerikan Doları ise şuan itibari ile alış; 2,134890 TL olup, satış ise 2,135600 TL olarak geçmektedir.

Euro ise şuan itibari ile alış; 2,955560 TL olup, satış ise 2,956420 TL olarak geçmektedir.

Etkileşim : Bu Yazı Hakkında Ne Düşünüyorsun

Bu İçerik Hakkındaki Görüşünüz