yaşam ve insanlar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yaşam ve insanlar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Mayıs 2023 Pazar

Güzel kız Uçakta uyurken tacize uğradı.

Güzel kız Uçakta uyurken tacize uğradı.

Ünlü fenomenin Instagram üzerinde 600 bini aşkın takipçisi bulunuyor. Ancak bu sefer gündem olma sebebi çektiği videolar değil.
Anna Clara Rios, Sao Paulo - Belo Horizonte uçağında başına gelen taciz olayını anlattı.Uçakta olduğu sırada üzerinde mini etek olduğunu paylaşan Rios, başta donup kaldığını belirtti.



Bana uçaktaki bir adamın benim fotoğraflarımı çektiğini ve iç çamaşırımı görmek için kamerasıyla zoom yaptığı söylendi."Adamın daha sonra benim fotoğrafımı WhatsApp’tan başkalarıyla da paylaştığını öğrendim" diyen genç fenomen, yaşadığı bu kötü olayı takipçileriyle paylaştı.

Uçaktan inerken gözaltına alınan adam bir süre sonra serbest bırakıldı.


Çok üzgün olduğunu söyleyen fenomen kız:
Ben orada adamın yaptığının çok yanlış olduğunu onun yüzüne de söyledim. Ben onun annesi, eşi ya da kızı olabilirdim. dedi.

27 Ocak 2023 Cuma

Nasa gider aya Taliban gider aya yaya!

 Nasa gider uzaya Taliban gider aya yaya!

 Kadınlara yönelik uyguladığı yasaklarla sık sık haberlere konu olan Taliban yönetimindeki Afganistan,  bu kez sosyal medyada paylaşılan garip bir görüntü ile gündeme geldi.

Söz konusu görüntülerde birkaç Afganistanlı şahsın, hırlama benzeri garip sesler çıkartıp titrediği görüldü.

Afgan şahıslar yaptıkları hareketlerle kendilerinden geçip birbirlerinin üzerine yığılırken, görüntülerdeki diğer şahısların şaşkın gözlerle onları izlemesi dikkat çekti.

NASA'NIN UZAY ARACI TANITTIĞI GÜN AFGANİSTAN'DA YAŞANANLAR

Sosyal medyada hızla yayılan görüntüler için yapılan yorumların bazılarında, "NASA'nın uzay aracı tanıttığı gün Afganistan'da yaşananlar böyle" ifadeleri yer aldı.

NASA "TitanAir"İ TANITTI

NASA, Satürn'ün en büyük uydusu Titan üzerinde keşif ve analiz yapmak için TitanAir adlı yeni bir uzay "deniz uçağı" konseptini tanıttı.


https://twitter.com/i/status/1618687409176059904

26 Ocak 2023 Perşembe

Utanmaz sevgili swinger partilerine gidiyormuş!

 Hasan Can Kaya'nın programı Konuşanlar'a katılanların itirafları gündeme bomba gibi düşüyor. Cinsel yönelim itirafından sonra bir erkek konuk kız arkadaşının swinger partisine gittiğini anlatarak herkesi şaşırttı.

Exxen'de yayınlanan Konuşanlar programında yine bomba anlar yaşandı. Konuşanlar son bölümde bir konuk eski ilişkisiyle ilgili itirafta bulundu.

Sevgilisini HGS gişelerinde unuttuğunu anlatan konuk daha sonra ise "Hoşlandığım kız swinger partilerine gidiyormuş" deyince Hasan Can Kaya dayanamadı ve "Swinger partisine eşle katılıyorsun sen yok muydun olay yerinde? Çift gidiyorsun diye anlattılar eş değiştirdiklerini söylüyorlar" dedi.

Konuk ise bunun üzerine "Yok o bana anlatıyor, benleyken gidiyormuş. Gün batımına götürecektim kızı, kız bana 'swinger partilerine katılıyorum senleyken 3 tane f.ck body'im var' dedi.

Hasan Can Kaya ise bunun üzerine "Dobra kızmış, davet ediyoruz kendisini buraya" yorumunu yaptı.

16 Ağustos 2022 Salı

30 yıldır mağarada yaşayan kadın.


Yaşlı Kadın Kocasının Vasiyeti Nedeniyle, 30 Yıldır Mağarada Yaşıyor 

Aydın'da bir arazide yaşayan 88 yaşındaki Emir Ayşe Gülana, isimli kadın 30 yıl önce ölen kocasının vasiyeti nedeniyle mağara gibi bir yerde yaşama mücadelesi veriyor.

25 Temmuz 2014 Cuma

Bu işin saati 120 dolar.

Sarılarak terapi uzmanı.

Samantha Hess’in hayatı 29 yaşında kurduğu internet sitesiyle değişti. Hess’in yaptığı işin benzeri pek yok. Kendisi sarılarak terapi uygulama uzmanı.

Sarılarak Para Kazanmak Mümkün mü? Samantha Hess ve "Sarılma Terapisi" Devrimi

Modern dünyanın getirdiği yalnızlık ve dokunma ihtiyacı, beraberinde sıra dışı meslek dallarını da doğuruyor. Bu alanın en dikkat çeken isimlerinden biri olan Samantha Hess, profesyonel olarak insanlara sarılıyor ve bu hizmetiyle bir terapi yöntemi sunuyor.

Kendi İhtiyacından İş Modeline: Cuddle Up To Me

Hess’in bu yaratıcı fikri hayata geçirmesi 2012 yılına dayanıyor. Duygusal olarak zor bir dönemden geçtiği sırada okuduğu bir makalede "bedava sarılma" hizmeti veren bir adamdan ilham alan Hess, yeni bir ilişkiye hazır olmadığını ancak şefkatli bir dokunuşa ihtiyaç duyduğunu fark etti. Bu farkındalıkla Cuddle Up To Me (cuddleuptome.com) sitesini kurarak profesyonel sarılma hizmetini ticarileştirdi.

"Samantha Hess, saati 60 dolara sunduğu bu hizmetle sadece bir fiziksel temas değil, aynı zamanda duygusal bir iyileşme vaat ediyor."

Yalnızlık ve Psikolojik Travmalara Modern Bir Çözüm

Hess’in müşteri portföyü oldukça dikkat çekici. Hizmet alanların %90’ını 20 yaş üzerindeki erkekler oluşturuyor. Ancak bu talebin arkasında romantizm değil, derin psikolojik travmalar yatıyor. Müşterilerinin birçoğu, geçmişte yaşadıkları olumsuz deneyimler nedeniyle insanlarla temas kurmakta zorlanan kişilerden oluşuyor.

Hess, sunduğu hizmetin kapsamını şu sözlerle özetliyor: “Aslında bir bakıma psikolojik tedavi hizmeti de veriyorum.” Profesyonel sarılma terapisi, güvenli bir alanda insanların dokunma bariyerlerini aşmalarına ve kendilerini daha iyi hissetmelerine yardımcı oluyor.

Profesyonel sarılma terapisi dünyada hızla yayılan bir akım haline gelirken, Samantha Hess bu alandaki öncü kimliğiyle hem tartışılmaya hem de şifa dağıtmaya devam ediyor.

Bu ilginç terapi yöntemini nasıl buldunuz?

 

20 Temmuz 2014 Pazar

62 yaşında geline 9 yaşında damat

Güney Afrika'da yaşayan 62 yaşındaki Helen Shabangu isim kadın, 9 yaşındaki Saneie Masilele'le ikinci kez evlendi.

Güney Afrika’da yaşayan Saneie Masileleadında 9 yaşındaki çocuk kendinden tam 53 yaş büyük 62 yaşında bir kadınla evlendi.

Bir yıl önce de aynı kadınla evlenerek dünyanın en genç damadı unvanını alan Saneie Masilele, yaşları 28 ile 38 arasında değişen beş çocuk annesiHelen Shabangu ile yeniden evlendi.

Yaklaşık 100 kişilik davetli gurubundan oluşan düğünde Helen’in uzun süreli kocası 66 yaşındaki Alfred Shabangu da tıpkı geçen sene olduğu gibi yerini aldı. Düğünde 62'lik gelinle 9'luk damat öpüşmeyi de ihmal etmedi.

17 Temmuz 2014 Perşembe

Benzinlikte çırıl çıplak alışveriş.



34 yaşındaki Müşteri Cezar Zamadzki vasıtası ile cep telefonuna çekilen görüntüler sosyal medya vasıtasıyla hızlı bir biçimde bütün dünyaya yayıldı.

 Cezar Zamadzki “Dışarısı fazla aşırı sıcak, yaklaşık 30 dereceydi lakin beni azami şaşırtan kadının çırıp çıplak olması ve çıplak alışveriş etmek fazla aşırı normalmiş benzeri davranmasıydı. Bizim buralarda böyle çıplak kişiye hiç rastlanmadı. Kadın bir sandviç ve meşrubat alarak dükkandan ayrılırken başka müşteriler tepki göstermediler lakin şaşırdılar” dedi. Cezar Zamandzki, kadının içkili veya uyuşturucu almış vaziyette olmadığını belirterek, sabırla sırada bekleyip, sırası gelince alışverişini yapıp dışarı çıktığını söyledi.

7 Temmuz 2014 Pazartesi

Ethem Sarısülük'ü öldüren polis tutuklandı.

Ankara'da Gezi Parkı protestolarına destek eylemlerinde Kızılay'da polisin silahından çıkan kurşunla vurularak hayatını kaybeden Ethem Sarısülük davasında mahkeme, sanık polis A.Ş.'nin tutuklanmasına karar verdi. Karar sonrası duruşma salonunda avukatlarla jandarma arasında arbede çıktı.

Kızılay'da polis memuru A.Ş.'nin silahından silahından çıkan kurşunla yaşamını yitiren Ethem Sarısülük davasının 6. duruşması yoğun güvenlik önlemleri altında Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesi'nde başladı.

Dava nedeniyle adliye çevresinde ve duruşma salonunda yoğun güvenlik önlemleri alındı.

Saat 10.30'da başlayan duruşmaya sanık polis A.Ş., sanık ve mağdur avukatlarının yanı sıra Sarısülük'ün yakınları ve bazı CHP'li vekiller de katıldı.



''JANDARMALARI ÇIKARIN TALEBİNE'' RET
Duruşmada avukatların 'jandarmaları dışarı çıkarın' talebine mahkeme başkanı "Geçen celse olan olaylar ortada. Jandarmayı dışarı çıkarmıyoruz"  yanıtını verdi.

Sanık vekilleri duruşmanın kapalı yapılması talebinde bulundu. Mahkeme duruşmanın kapalı yapılmasına ilişkin sanık vekillerinin talebini reddetti.

SAVCI, SANIK POLİSİN TUTUKLANMASINI İSTEDİ
Ethem Sarısülük'ün ölümüne ilişkin davada Cumhuriyet Savcısı, sanık A.Ş.'nin eyleminin meşru müdafaa olmadığını belirterek, olası kasıtla adam öldürmekten cezalandırılmasını ve tutuklanmasını istedi.    

SANIK POLİSE TUTUKLAMA KARARI
Mahkeme, sanık polis A.Ş.'nin tutuklanmasına karar verdi. Duruşma 3 Eylül çarşamba gününe ertelendi.

ALİ İSMAİL'İN ANNESİ GÖZYAŞLARINA BOĞULDU
Sanık polise tutuklama kararı çıkınca Ali İsmail Kormaz'ın annesi Emel Korkmaz gözyaşlarını tutamadı.

DURUŞMA SALONUNDA OLAY
Karar sonrası duruşma salonunda avukatlarla jandarma arasında arbede çıktı. Jandarmma, avukatları salon dışına çıkarmaya çalıştı.

Duruşma salonunda bulunan polis memuru A.Ş. de güvenlik kuvvetlerinin arasında adliye binasında güvenli bir odaya alındı.

ADLİYE ÖNÜNDE TOPLANDILAR
Dava öncesi bazı sivil toplum kuruluşları adliye bahçesinde toplandı. 



Dava nedeniyle adliye çevresinde yoğun güvenlik önlemi alındı. Adliye girişleri, demir bariyerlerle kapatıldı.

Çocuk gelinle evlenen damada 15 yıl hapis.

ADANA'da, birbirlerinin ağabeyleriyle 'berdel' yöntemiyle yöresel geleneklere göre düğün yapılarak nikah kıyılmadan evlendirilen çocuk gelinlerden S.K.'nın olay tarihinde 15 yaşını doldurmadığı belirlenince Cumhuriyet Savcısı 25 yaşındaki Fikret D. hakkında 'nitelikli cinsel istismar' suçundan 15 yıl hapis cezası istedi.

Olay, 17 yaşındaki M.K. ile evlendirilen 15 yaşındaki Y.D. ve Fikret D. ile evlendirilen 15 yaşındaki S.K.'nın, geçen 15 Şubat'ta polise başvurmalarıyla ortaya çıktı. Merkez Yüreğir İlçesi'ne bağlı Dedekorkut Mahallesi'nde oturan ve eşinden ayrı yaşayan 48 yaşındaki T.K., kızı S.K.'yı akrabalarının oğlu Fikret D. ile yöresel törenle evlendirdi. Ardından damat Fikret D.'nin kız kardeşi Y.D., küçük gelin S.K.'nın ağabeyi M.K. ile aynı şekilde evlendirildi. Kayınvalideler arasında anlaşmazlık çıkınca, yaşı küçük gelinler birlikte polise giderek, "Bizi birbirimizin ağabeyleriyle zorla evlendirdiler" diyerek aileleri hakkında şikayette bulundu. Küçük gelinler devlet korumasına alındı.

'RIZASI İLE' SAVUNMASI

S.K.'nın evlendirilmesi ilgili Adana 2'nci Ağır Ceza Mahkemesi'nde açılan davada sanıklar haklarındaki suçlamayı kabul etmedi. Damadın babası Ş.D., "S.K. benim yeğenimdir. Babası evi terk ettiği için bu yaşa kadar kendisine ben baktım. Oğlumla yeğenim aynı evde büyüdüler. Birbirlerini sevdiklerini ve evlenmek istediklerini söylediler. Aksi halde kaçacaklarını da söylediler. Biz de evlenmelerine rıza gösterdik" diye savunma yaptı.
Damat Fikret D. de, S.K. ile uzun süre arkadaşlık yaptıklarını, birbirlerini severek evlenmeye karar verip durumu ailelerine bildirdiklerini, S.K.'nın rızasıyla birlikte olduklarını ve bu sürede kendisine kötü bir muamelesinin olmadığını savundu. Küçük gelin S.K. da ifadesinde, "Ben önce istemedim. Israr edilince kafam karıştı ve kabul ettim. Benden uzak dursunlar. Artık evlilik istemiyorum" diyerek şikayetçi olmadığını söyledi.

15 YAŞINDAN KÜÇÜK ÇIKTI

Adli Tıp Kurumu tarafından verilen raporda çocuk gelin S.K.'nın olay tarihinde 15 yaşını doldurmadığı belirlendi. Bu gelişme üzerine Cumhuriyet Savcısı, sanıklar hakkında esasa ilişkin mütalaasını verdi. S.K.'nın annesi Türkan K.'nın vefat etmesi nedeniyle hakkındaki suçlamalar düşerken, sanık Fikret D. hakkında 'çocuğun nitelikli cinsel istismarı' suçundan 15 yıla kadar, Fikret D.'nin annesi S.D. ve babası Ş.D. hakkında ise yardım suçundan 8 yıla kadar ceza istendi. Sanık ve avukatı esasa ilişkin ve Adli Tıp Kurumu raporuna savunma yapmak üzere süre talep edince mahkeme heyeti duruşmayı erteledi.
Diğer küçük gelin Y.D.'nin evlendirilmesiyle ilgili de 3'üncü Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki dava devam ediyor.

27 Haziran 2014 Cuma

Otobüsteki enteresan haller bu fotolarda.

Türkiye'de pek rastlamasak da özellikle yurtdışında bazı ülkelerde metrolarda öyle kişilerle karşılaşıyorsunuz ki "yok artık" demekten kendinizi alamıyorsunuz. İşte toplu taşıma araçlarından şaşırtan görüntüler...








28 Mayıs 2014 Çarşamba

Türkiyede Tam etkili antibiyotik artık yok

Sağlık Bakanlığı Hastane Enfeksiyonları Bilimsel Danışma Kurulu Üyesi Prof. Dr. Öztürk: "Antibiyotikleri kaybediyoruz. Elimizde etkili çok az antibiyotik kaldı. Tam etkili antibiyotik artık yok" dedi.
Tam etkili antibiyotik artık yok

Sağlık Bakanlığı Hastane Enfeksiyonları Bilimsel Danışma Kurulu Üyesi  ve İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Recep Öztürk, mikroorganizmaların hastalık yapmaya devam ettiğini ancak tedavi edecek tam etkili antibiyotiğin artık kalmadığını söyledi.

Türkiye Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanlık Derneği (EKMUD) tarafından düzenlenen 5. Türkiye EKMUD Kongresi'ne katılan Öztürk, gazetecilere yaptığı açıklamada, antibiyotiklerin hem tıp hem de veterinerlik ve özellikle çiftliklerde tavuklar için büyüme faktörü olarak yaygın şekilde kullanıldığını belirtti.

Bu durumun antibiyotiklere karşı hem toplumdan hem de hastaneden kazanılan enfeksiyonlarda çok ciddi direnç artışına neden olduğunu dile getiren Öztürk, "Antibiyotik ne kadar çok kullanılırsa o kadar çok direnç gelişiyor, antibiyotiğin etkisi azalıyor" dedi.

Dünya Sağlık Örgütü'nün üye ülkelerdeki antibiyotik kullanımı ve direncine ilişkin verilere dayanarak "Küresel Direnç Felaketi" adıyla bir rapor hazırladığını anlatan Öztürk, antibiyotiklerin etkisini giderek kaybettiğini ve hatta antibiyotiklere karşı oluşan direnç nedeniyle ilaç firmalarının bu konuda Ar-Ge çalışmalarını azalttığını kaydetti.

Artık antibiyotik çağı sonrası bir dönemin başladığına işaret eden Prof. Dr. Öztürk, "Antibiyotikleri kaybediyoruz. Mikroorganizmalar hastalık yapmaya devam ediyor ama elimizde etkili çok az antibiyotik kaldı. Tam etkili antibiyotik artık yok" diye konuştu.

Artık antibiyotik bazı hastalıkları tedavi etmiyor

Prof. Dr. Recep Öztürk, antibiyotiklere karşı direnç oluşmasında en önemli etkenin gereksiz yere kullanım olduğuna dikkati çekti. Antibiyotiklere ihtiyaç duyulmayan hastalıklarda da antibiyotik tedavisinin uygulandığını dile getiren Öztürk, çocuklarda boğaz iltihabının yüzde 35'i, erişkinlerde ise yüzde 15'inin antibiyotik tedavisine gereksinim duyduğunu ifade etti.

Zaman zaman hekim antibiyotik yazmasa bile hastanın baskıcı bir tavır üstlendiğini ifade eden Öztürk, antibiyotiklere karşı hem hekimin hem de hastaların bilinçli yaklaşması gerektiğini belirtti.

Öztürk, antibiyotiklerin etkisini yitirmesi nedeniyle bazı hastalıkların tedavi edilemez konuma geldiğini kaydetti. Daha fazla harcama yaparak antibiyotikleri birleştirmek zorunda kaldıklarını ve bu durumun da hastalara zarar verdiğini öne süren Öztürk, gereksiz antibiyotik kullanımını engellemek için toplumun bilinçlendirilmesi ve eczanelerde reçetesiz antibiyotik satışının yapılmaması gerektiğini vurguladı.

18'ine girdiği gün ahlaksız teklif almış.





16'lık gelin olarak ünlenen Courtney Stodden, 18 yaşına girer girmez öyle teklifler almış ki duysanız dudağınız uçuklar diyor!

Müslüman Rahibe Betül Avcı Vatikan'da


Müslüman Rahibe olarak anılan Betül Avcı Vatikan'da yaşadıklarını anlattı. Avcı, dinlerarası diyalogun ne demek olduğunu nasıl yapılması gerektiğine açıklık getirdi.

 Avcı "Müslüman olduğumu öğrenince "Suora Musulmana" (Müslüman Rahibe) payesini verdiler. Rahibelerle daha sonra bir espri konusu oldu." dedi.
İşte o röportajdan satır başları...

- Eğitim bursunun yanı sıra size ne tür kolaylıklar sağlandı?
İlk gideceğim zaman, daha sonra üç buçuk yıl boyunca kaldığım yurt önerildi: The Lay Centre at Foyer Unitas. Burası, Roma'daki Papalık okullarında lisansüstü eğitim görmek için gelen dindar Katolik genç kadın ve erkeklerin kaldığı bir yurt. Gana, Ruanda, Amerika, Avusturya, Slovenya, Makedonya, Polonya'dan arkadaşlar vardı. Müdiresi Donna Orsuto, Gregoriana'da öğretim üyesi bir profesör.
Donna'nın bana gösterdiği yakın ilgiyi, sağladığı kolaylıkları yeterince anlatamam. Örneğin, ben ve arkadaşım Lejla için düzenlediği Kurban Bayramı yemeği, Assisi gezimizde benim rahat namaz kılmam için ayarladığı lüks otelin salonu Vatikan Dinlerarası Diyalog Kurumu eski başkanı Monsenyör Michael Fitzgerald'a doktoraya başvurmak istediğimi söylediğimde birkaç kuruma adıma burs başvurusu yapmıştı. Bu süre içinde üniversite'deki danışmanım, ayni zamanda Cizvit bir rahip olan Prof. Daniel Madigan sadece akademik alanda değil, maddi ve manevi anlamda beni kollayan bir dost oldu.
"Müslüman rahibe"
- Rahibe ve rahiplerin Müslüman bir öğrenciye bakışları nasıl oldu?
Çok saygılı ve sevecen davrandılar.
Beni Hıristiyan zanneden rahipler ve rahibeler çok oldu. Çünkü Kamboçya'dan ve Hindistan'dan gelen çok rahibe vardı. Ama bir Müslüman'ın gelip burada eğitim almak istediğini herhalde kimse düşünemedi. Onlar ilk başta beni kendi ülkesinin geleneklerine göre giyinen bir rahibe sandılar.
Müslüman olduğumu öğrenince "Suora Musulmana" (Müslüman Rahibe) payesini verdiler. Rahibelerle daha sonra bir espri konusu oldu.
- Yabancılık hissettiniz mi?

En çok yabancılık hissettiğim kişiler oraya gelen ya da orada olan Türk bürokratlardı. Örneğin, Ankara'dan bir üniversitenin rektörü Gregoriana'da bir toplantıya davet edilmişti. Adamın benim Türkiye'den gelen bir öğrenci olduğumu öğrendiğinde sorduğu iki veciz soru: "Nerelisin?" "Baban ne iş yapıyor?" Yine bir toplantıda Vatikan Elçilik görevlisi bir Türk beni ve diğer başörtülü iki arkadaşımı görünce "Aa, siz Müslüman mısınız, ben sizi kıyafetinizden dolayı Süryani falan sanmıştım" demişti. Oradaki insanların bizlere alıştığını bizleri sevdiğini gördük ama bizimkilerin garipliklerine şahit olduk.
- Dinlerarası diyalog nasıl olmalı?

Herkes kendi inancında samimi ve bilinçli olduğu takdirde dinlerarası diyalogdan bir zarar gelmez. Farklı din mensuplarının birbirlerini ilmi ve tecrübi yönden tanıması şeklinde olmalı. Yurtta iki yıl beraber kaldığım, teoloji konusunda tartıştığımız, hüzünlerimizi, sevinçlerimizi paylaştığımız, birbirimizi ibadet ederken gözlemlediğimiz, şu an öğretim elemanı olan bir arkadaş şöyle bir itirafta bulunmuştu: "Betül, seni tanımasaydım Müslümanlar'ın manevi hiçbir özellikleri olmadığını düşünmeye ne yazık ki devam edecektim!" Teolojik plüralizm üzerine kurulu, inançlar arasındaki benzer yönleri öne çıkarıp farklılıkları ikinci plana iten toplu-ibadet tarzı girişimleri tasvip etmiyorum.
- Gördüğünüz eğitimin inancınız üzerinde etkisi oldu mu?

Örneğin konuşurken "Allah" ifadesi yerine "Tanrı" kelimesini kullanıyor olmanız etkilendiğinizin bir belirtisi mi? Şunu rahatlıkla ifade edebilirim: Ben bilinçli ve idealist bir anne ve baba tarafından eğitildim. İtikat anlamında bilinçli olduğumu düşünüyorum. Onların inanışları beni etkilemedi. Tam aksine inancım daha sağlam ve kuvvetli oldu. Tanrı ifadesini kullanmaya gelince; dua ederken Allah'ım derim, Tanrı'm demem. Sohbet sırasında "Tanrı" ifadesini kullanmam akademik ve objektif olmak kaygımdan kaynaklanıyor. Çünkü Hıristiyan inancına göre Allah'ın birliği farklıdır. Onlar "Tanrı" dediklerinde bizim dediğimiz "Allah'ı" anlamıyorlar ve algılamıyorlar. Tanrıyı jenerik bir terim olarak kullanıyorum.
- Kesintisiz 24 yıllık eğitiminiz var. Vatikan'daki eğitim size ne kazandırdı?

Gidiş amacım öğrenmekti. Sorularım vardı. Bu sorularıma daha fazla bilgi ve bilimle cevap bulacağıma inanıyorum. Sorularıma orada cevap bulacağım düşüncesiyle gittim. Sorularımın cevaplarını buldum. Kafamda yeni sorular oluştu. Değiştim, büyüdüm, olgunlaştım. Artık Türkiye ve dünyaya daha faklı bir gözle bakıyorum. Bulunduğum ortam, Katolik dünyanın kalbi olarak sadece eğitim değil, bir dünya minyatürü olarak çok zengin bir kültürel ortam sağladı. Örneğin, sınıfta yan yana oturduğunuz Vietnamlı bir rahiple ya da Hintli bir rahibeyle çok samimi dostluklar kurabildim. Lübnan'da, Kore'de, adını bile duymadığınız yerlerdeki insanlar neler yaşıyor, neler hissediyor, bunları öğrenebiliyorsunuz. Ama bence en önemlisi, akidesini (örneğin Hıristiyanlık'taki Teslis ve Tanrı anlayışı) bir Müslüman olarak paylaşmadığınız bir insanla çok derin manevi tecrübeler yaşayabiliyorsunuz. Aynı yurtta kaldığımız bir arkadaş Roma'da bir manastır hayatına katılmaya karar verdi. Burası ilhamını St. Augustinius'tan alan, ibadet ve tefekkür yönleri ön planda olan, mensuplarının sürekli manastır içinde yaşadığı bir yer. Yani benim savunduğum "halvet der encümen" anlayışına tamamen zıt bir tarz. Arkadaş manastıra katılma törenine beni de çağırmıştı. Tören esnasında, başrahibe arkadaşı kendi aralarına davet edip boynuna haçlı kolyeyi geçirdiğinde gözyaşlarımı tutamamıştım. Genç bir hanımın hayatının tümünü Tanrı'ya ibadete adama iştiyakı beni çok etkilemişti. Bir başka örnek: Gregoriana'da yemek yenen, ders çalışılıp sohbet edilen bir öğrenci salonu vardı. Okulda, namazlarımı burada kılardım. Bir gün namazımı tam bitirdiğimde arkamdan bir ses Arapça "Allah kabul etsin" dedi. Ben de alışkın olduğum şekilde Arapça "Hepimizinkini" diyerek karşılık verdim. Arkamı döndüğümde Arap bir rahip gülümseyerek bana bakıyordu.

Gerdekte yapılan ilk gece hataları?

İşte çok sık yapılan İlk gece hataları…
Evlendiniz, ilk gecenin ardından söylenmeyen gerçekler…

Anne olan kadınların üçte biri sevişmiyor.
Daha iyi bir orgazm için beslenme şarttır.

Partnerinizle ilk gece beraber olacaksınız ve hata yapmaktan korkuyorsunuz. Bilindiği üzere seks, ilişkiye yakınlık ve bağlılık getirir. Yani ilişkiniz için önemli bir dönüm noktasıdır. Seks sırasında yapılan hatalar çok sıkıntı vermediği sürece dile getirilmez fakat iki tarafında rahatsız oldukları anlar vardır…

Kadınların hataları…
Seksiliği abartmak!
Onu şaşırtmak ve baştan çıkarmak istediğinizi biliyoruz. Fakat hayallerinizdeki kadın imajı gerçeğe pek uymayabilir. Bu nedenle seksiliğinizi abartıp, kötü bir görüntü ortaya çıkmasının önüne geçin. Aksesuar kullanmanızda sorun yok fakat çok fazla aksesuar ve takı kullanmamaya özen gösterin.

Belli edin…
İlişki sırasında sevdiğiniz pozisyonlarda sessiz kalmayın. Arzularınızı ve hoşunuza giden şeyleri belirtin ki ilk gece ikiniz için de mutlu geçsin. Ayrıca yatakta bunu zorla yapıyormuş gibi hissiz de yatmayın. Bu işten zevk alıyorsanız bunu gösterin.

Ertesi gün utancı…
Artık kendi ayakları üzerinde durabilen bir kadınsınız. İlişkiden sonra hele ki bunu hayatınızı birlikte geçirceğiniz adamla yaptıktan sonra utanılacak hiçbirşey yok. Sabah kalktığınızda karşınızdaki bir yabancıymış gibi davranmayın. Evet, tuhaf bir sabaha uyanıyorsunuz ama elinizden geldiğince utancınızı kendinize saklayın. Utanmak ve kaçmak yerine, ona sarılın ve öpün. Hatta, önceki gece ile ilgili şakalar bile yapabilirsiniz.

Erkeklerin hataları…
Erkek olduğunuzu unutmayın!
Kadınlara sorduğunuzda yatakta kimin kontrole sahip olmasını istersiniz deseler %99’u erkeklerin diyecektir. İlk gece onu cesaretlendirin ve yönlendirin. Çünkü kadınlar bu konuda daha utangaç oluyorlar. Onlara kabuklarından çıkmaları için yardımcı olun.

Önsevişmeye önem verin!
İlk kez birlikte olmadan önce kadınlar, korktukları için direk cinsel ilişki ile başlamak onların gözünü korkutabilir. Bunun için seks öncesinde tüm centilmenliğinizle onu sekse hazırlayın. Ön sevişme erkeklerin çok haz etmediği bir şey olsa da kadınları sekse hazırlamak için en etkili yöntemdir.

Ona kulak verin!
Kontrol sizde diye olayı abartmanızın da anlamı yok. Herşeyi biliyormuş edasıyla tüm ilişkiyi domine etmeyin. Onu iyi takip edin, hislerine ve isteklerine kulak verin. Çünkü hayatınızın bundan sonraki döneminde mutlu bir cinsel hayat için ilk gecenin çok önemli olduğunu ve mutlu son ile biterse iki tarafında isteksizliğinin oluşmamasını sağlarsınız. “İşini bitirdi arkasını döndü yattı” dedirtmemek ve partnerinizin seks konusunda sizinle her şeyi deneyebilmesi ve onu yüreklendirebilmek için kişisel arzularınızdan çok onu da dikkate alın.

İki tarafın hatası…
Fantaziler biraz bekleyebilir…
İlk gece demek kusursuz ve unutulmayacak bir gece geçirmek değildir. İlk gece birbirinizi tanımak, nelerden hoşlandığınızı bulmak kısaca bir labirentte yol bulmak gibidir. Dikkatli ve anlayışlı olunması gerekir. İlk gece için büyük beklenti ile  yatağa girmeyin. İki tarafta hayallerindeki sahnelerin gerçekleşmemesi ile hayal kırıklığına uğramamalıdır. Bu nedenle ilk gece için inanılmaz vu uçsuz bucaksız fanteziler hayal etmeyin. Sadece birbirinizi tanımak için geçireceğiniz bir deneme sürüşü gibi düşünün…

Yaşlı çiftin orman fantazisi az kalsın öldürüyordu.

Yaşlı çiftin orman fantazisi kötü bitti

ABD'nin Batı Norwood bölgesinde bulunan ormanda fantazi yapmak isteyen yaşlı çift, 19 yaşındaki gence yakalandı.

Her ikisi de evli olan 64 yaşındaki bir adamla 44 yaşındaki bir kadın internet üzerinden yayın yapan bir fetiş sitesi aracılığıyla tanıştı.

Tanıştıktan sonra ömrünün son döneminde değişik bir seks yapmak isteyen adam kadına, ormanda ilişkiye girmeyi teklif etti. Kadında kabul edince ikili önce bir seks-shop, deri maske, deri kırbaç, deri kemer ve deriden yapılma fantazi araçları satın aldı.

Ana yoldan ayrılıp bir tali yoldan ormana giren Wayne ve Deborah ikilisi önce hazırlık yaptıktan sonra ağaçların altında ilişkiye girdi.

Bu sırada spor yürüyüşüne çıkan 19 yaşındaki bir genç, ağaçların altından inilti sesleri duyunca oraya yöneldi. Bir ağacın altında çıplak bir adamı yüzüne geçirdiği deri maske ile kadının üzerinde gören genç, neye uğradığını şaşırdı.

Orta yaşlı kadının bir sapık tarafından tecavüze uğradığını düşünen genç, eline geçirdiği sopa ile adamın kafasına vurdu. Başına aldığı sopa derbesiyle adam bayıldı.

Kadının durumu anlatmasıyla birlikte adam hastanelik oldu ancak olay polise intikal ettiği için iki yaşlının çapkınlığından eşleri haberdar oldu.

Sütun bacaklı rahibeler.

Konuşan fotolarda ki algılar bazen yanıltıcı olabilir.

27 Mayıs 2014 Salı

Sarışın maganda trafikte tartıştığı yaşlı kadını ezdi.

ABD’de Jill Hansen adlı sörfçü, trafikte tartıştığı Elizabeth Conklin’i evine kadar takip etti.



Conklin otomobilden çıktığı an gaza basan Hansen, 73 yaşındaki kadına çarptı. Bununla yetinmeyen sarışın psikopat, kadının üzerinden geçmek isterken, çevredeki bir işçinin arka camını kırmasıyla panikleyip, başarılı olamadı. Ağır yaralanan Elizabeth Conklin hastanede yaşam savaşı veriyor, Jill Hansen ise cinayette teşebbüs suçundan tutuklanarak cezaevine kondu.

Ebru Gündeş kocasını 7 ye katladı.

Ebru Gündeş'e, 2013 yılında verdiği konserler ve jüri üyesi olduğu O Ses Türkiye gibi yarışmalardan elde ettiği gelirler için 898 bin 324 lira vergi tahakkuk etti.

RIZA'DAN 133 BİN LİRA

Rıza Sarraf ile Ebru Gündeş 2010 yılında evlenmişti. Ebru Gündeş'in ne kadar vergi ödeyeceği İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı'nın 2013 yılına ilişkin en çok vergi ödeyen sanatçı listesinde ortaya çıktı. İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı, İstanbul genelinde önce gelir ve kira gelirlerinin içinde yer aldığı listeyi yayınlıyor.

 İstanbul ilindeki sanatçı, doktor, yeminli mali müşavir ve avukatlara ilişkin ilk 25'e girenlerin rekortmen listesi ise daha sonra internet sitesinde yer alıyor. Bu listeye göre Ebru Gündeş Sarraf ismiyle yer alan sanatçı, 898 bin 324 lira ile listede 13. oldu. Ebru Gündeş'in faaliyet alanı ise, "Bağımsız müzisyen, ses sanatçısı, konuşmacı, sunucu vb.'lerin faaliyetleri" oldu.

Etkileşim : Bu Yazı Hakkında Ne Düşünüyorsun

Bu İçerik Hakkındaki Görüşünüz