ADANA'da, birbirlerinin ağabeyleriyle 'berdel' yöntemiyle yöresel geleneklere göre düğün yapılarak nikah kıyılmadan evlendirilen çocuk gelinlerden S.K.'nın olay tarihinde 15 yaşını doldurmadığı belirlenince Cumhuriyet Savcısı 25 yaşındaki Fikret D. hakkında 'nitelikli cinsel istismar' suçundan 15 yıl hapis cezası istedi.
Olay, 17 yaşındaki M.K. ile evlendirilen 15 yaşındaki Y.D. ve Fikret D. ile evlendirilen 15 yaşındaki S.K.'nın, geçen 15 Şubat'ta polise başvurmalarıyla ortaya çıktı. Merkez Yüreğir İlçesi'ne bağlı Dedekorkut Mahallesi'nde oturan ve eşinden ayrı yaşayan 48 yaşındaki T.K., kızı S.K.'yı akrabalarının oğlu Fikret D. ile yöresel törenle evlendirdi. Ardından damat Fikret D.'nin kız kardeşi Y.D., küçük gelin S.K.'nın ağabeyi M.K. ile aynı şekilde evlendirildi. Kayınvalideler arasında anlaşmazlık çıkınca, yaşı küçük gelinler birlikte polise giderek, "Bizi birbirimizin ağabeyleriyle zorla evlendirdiler" diyerek aileleri hakkında şikayette bulundu. Küçük gelinler devlet korumasına alındı.
'RIZASI İLE' SAVUNMASI
S.K.'nın evlendirilmesi ilgili Adana 2'nci Ağır Ceza Mahkemesi'nde açılan davada sanıklar haklarındaki suçlamayı kabul etmedi. Damadın babası Ş.D., "S.K. benim yeğenimdir. Babası evi terk ettiği için bu yaşa kadar kendisine ben baktım. Oğlumla yeğenim aynı evde büyüdüler. Birbirlerini sevdiklerini ve evlenmek istediklerini söylediler. Aksi halde kaçacaklarını da söylediler. Biz de evlenmelerine rıza gösterdik" diye savunma yaptı.
Damat Fikret D. de, S.K. ile uzun süre arkadaşlık yaptıklarını, birbirlerini severek evlenmeye karar verip durumu ailelerine bildirdiklerini, S.K.'nın rızasıyla birlikte olduklarını ve bu sürede kendisine kötü bir muamelesinin olmadığını savundu. Küçük gelin S.K. da ifadesinde, "Ben önce istemedim. Israr edilince kafam karıştı ve kabul ettim. Benden uzak dursunlar. Artık evlilik istemiyorum" diyerek şikayetçi olmadığını söyledi.
15 YAŞINDAN KÜÇÜK ÇIKTI
Adli Tıp Kurumu tarafından verilen raporda çocuk gelin S.K.'nın olay tarihinde 15 yaşını doldurmadığı belirlendi. Bu gelişme üzerine Cumhuriyet Savcısı, sanıklar hakkında esasa ilişkin mütalaasını verdi. S.K.'nın annesi Türkan K.'nın vefat etmesi nedeniyle hakkındaki suçlamalar düşerken, sanık Fikret D. hakkında 'çocuğun nitelikli cinsel istismarı' suçundan 15 yıla kadar, Fikret D.'nin annesi S.D. ve babası Ş.D. hakkında ise yardım suçundan 8 yıla kadar ceza istendi. Sanık ve avukatı esasa ilişkin ve Adli Tıp Kurumu raporuna savunma yapmak üzere süre talep edince mahkeme heyeti duruşmayı erteledi.
Diğer küçük gelin Y.D.'nin evlendirilmesiyle ilgili de 3'üncü Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki dava devam ediyor.
türkiyem haberleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
türkiyem haberleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
7 Temmuz 2014 Pazartesi
28 Mayıs 2014 Çarşamba
Utanmazlığın resmini yapabilir misin Abidin?
Erdoğan, dünkü grup konuşmasında birçok ismi ve Alevi yurttaşları hedef aldı. Hüseyin Aygün, Erdoğan’a ‘Çağımızın Muaviyesi’ diyerek yanıt verdi. Erdoğan’a verilen Soma tablosu tepki çekti.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, AKP grup toplantısında konuştu. Erdoğan, yaptığı konuşmada yine toplumu gerecek sözler sarfetti. Başbakan Erdoğan’a TBMM’deki konuşmasının ardından madencilerle birlikte görüldüğü bir tablo hediye edildi. 2012 Temmuz’unda da Başbakan Erdoğan’a Ak Parti Van İl Kongresi’nde depremin simgesi olan Yunus Geray’ın fotoğrafı verilmişti. Erdoğan’ın konuşmasında satır başları şöyle:
MEVZUYU HALA ‘ANLAYAMADI’
»İstanbul’da Gezi Parkı’nda başlayan eylemler. Neymiş? Ağaçlar sökülüyormuş. Düğmeye basılıyor, legal illegal örgütler huzuru bozacak bir noktaya bu işi ulaştırıyorlar. Huzur istikrar ve ekonomi hedef alınıyor. Her gün sokaklarda şiddet vandallık görüntüsü. Ortada herhangi bir şey yok. Tek gerekçeleri ne? 12 tane ağaç.
SOMA’DA BİLE ‘ALEVİLER’ DEDİ
»Okmeydanı’nda eli kanlı terör örgütünün (DHKP-C) dışarıdan desteklenmediğini söyleyecek olan var mı? O malum Tunceli milletvekili başta olmak üzere CHP vekilleri o örgütün vekilleri gibi davranıyorlar. CHP Alevi vatandaşlarımızın duygularını istismar etmekten, onlar üzerinden çatışma senaryolarını beslemekten başka hiçbir şey yapmamıştır ve yapmaz. Alevi vatandaşlarımın da bu yaşananlardan rahatsız olduğunu biliyoruz. Alevi vatandaşlarım lütfen iki yüzlü siyasetçilere prim vermesinler.
»Biz alevi kardeşlerimizin sorunlarını bir istismar olarak kullanılmasına asla izin vermeyiz. Hızır paşalar asırlar öncesinde kalmıştır. Açılın kapılar şaha gidelim diye, medet arama dönemi de asırlar öncesinde kalmıştır. Türkiye’de kimin ne meselesi varsa o bizim meselemizdir.
»Soma’da yaşananlar. Yahu orada bile Alevi vatandaşlarımızı sağdan soldan toparlayıp Soma’ya getiriyorlar. Niye? Bu defa da Soma’yı karıştıracaklar. Ben buradan Soma’daki maden işçilerine sesleniyorum. Bu CHP’nin bu bölücü terör örgütü yandaşlarının, legal yada illegal örgütlerin oyununa gelmeyin. Sizi bunlar yalnız bırakırlar.
»Yaşanan onca tahrike rağmen, Allah’a sonsuz şükürler olsun bu millet oyuna gelmedi. Bu yetmez, biz yeni Burakcan’ların terörün içine sokulan yeni Berkin’lerin Okmeydanı’nda olaylarda ölen Uğur’ların Ayhan’ların ölmesine yitip gitmesine tahammül gösteremeyiz.
»Bu hafta sonu Almanya’daydım. Oradaki Ali’siz Alevilere miting yapma izni verilmiş. Alınan önlemler başarılı olduğu için hiçbirisi arzusuna ulaşamadı. birgün.net
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, AKP grup toplantısında konuştu. Erdoğan, yaptığı konuşmada yine toplumu gerecek sözler sarfetti. Başbakan Erdoğan’a TBMM’deki konuşmasının ardından madencilerle birlikte görüldüğü bir tablo hediye edildi. 2012 Temmuz’unda da Başbakan Erdoğan’a Ak Parti Van İl Kongresi’nde depremin simgesi olan Yunus Geray’ın fotoğrafı verilmişti. Erdoğan’ın konuşmasında satır başları şöyle:
MEVZUYU HALA ‘ANLAYAMADI’
»İstanbul’da Gezi Parkı’nda başlayan eylemler. Neymiş? Ağaçlar sökülüyormuş. Düğmeye basılıyor, legal illegal örgütler huzuru bozacak bir noktaya bu işi ulaştırıyorlar. Huzur istikrar ve ekonomi hedef alınıyor. Her gün sokaklarda şiddet vandallık görüntüsü. Ortada herhangi bir şey yok. Tek gerekçeleri ne? 12 tane ağaç.
SOMA’DA BİLE ‘ALEVİLER’ DEDİ
»Okmeydanı’nda eli kanlı terör örgütünün (DHKP-C) dışarıdan desteklenmediğini söyleyecek olan var mı? O malum Tunceli milletvekili başta olmak üzere CHP vekilleri o örgütün vekilleri gibi davranıyorlar. CHP Alevi vatandaşlarımızın duygularını istismar etmekten, onlar üzerinden çatışma senaryolarını beslemekten başka hiçbir şey yapmamıştır ve yapmaz. Alevi vatandaşlarımın da bu yaşananlardan rahatsız olduğunu biliyoruz. Alevi vatandaşlarım lütfen iki yüzlü siyasetçilere prim vermesinler.
»Biz alevi kardeşlerimizin sorunlarını bir istismar olarak kullanılmasına asla izin vermeyiz. Hızır paşalar asırlar öncesinde kalmıştır. Açılın kapılar şaha gidelim diye, medet arama dönemi de asırlar öncesinde kalmıştır. Türkiye’de kimin ne meselesi varsa o bizim meselemizdir.
»Soma’da yaşananlar. Yahu orada bile Alevi vatandaşlarımızı sağdan soldan toparlayıp Soma’ya getiriyorlar. Niye? Bu defa da Soma’yı karıştıracaklar. Ben buradan Soma’daki maden işçilerine sesleniyorum. Bu CHP’nin bu bölücü terör örgütü yandaşlarının, legal yada illegal örgütlerin oyununa gelmeyin. Sizi bunlar yalnız bırakırlar.
»Yaşanan onca tahrike rağmen, Allah’a sonsuz şükürler olsun bu millet oyuna gelmedi. Bu yetmez, biz yeni Burakcan’ların terörün içine sokulan yeni Berkin’lerin Okmeydanı’nda olaylarda ölen Uğur’ların Ayhan’ların ölmesine yitip gitmesine tahammül gösteremeyiz.
»Bu hafta sonu Almanya’daydım. Oradaki Ali’siz Alevilere miting yapma izni verilmiş. Alınan önlemler başarılı olduğu için hiçbirisi arzusuna ulaşamadı. birgün.net
27 Mayıs 2014 Salı
Milli Piyango satışa geldi.
Milli Piyango'ya 3 talip çıktı
'Şans Oyunları' özelleştirmesi için ön yeterlilik alan şirketler belli oldu
Milli Piyango’nun özelleştirilmesi için geri sayım başladı. Özelleştirme İdaresi Başkanlığı’nın yürüttüğü süreçte öne yeterlilik alan şirketler belli oldu. Şans Oyunları'nın 10 yıl süreyle lisans devri ihalesi için ön yeterlilik başvurusu yapan gruplar arasında Çek Cumhuriyeti merkezli KKCG'nin yer aldığı konsorsiyum, Net Şans Oyunları Yatırım-Hitay Yatırım Holding ortak girişim grubu ve Turkcell'in bağlı ortaklığı Inteltek de bulunuyor.
Yatırım grubu KKCG, Emma Capital ve İtalyan şans oyunları şirketi GTECH ile Milli Piyango ihalesine teklif vereceğini bugün açıkladı. KKCG'den yapılan açıklamada, konsorsiyumda bir Türk ortağın da yer alabileceği belirtildi. Reuters’e bilgi veren kaynaklar Turkcell'in yüzde 55 bağlı ortaklığı İnteltek'in de ön yeterlilik başvurusu yapan şirketler arasında olduğunu söyledi.
Net Holding dün yaptığı açıklamada, grup şirketi Net Şans Oyunları Yatırım'ın Hitay Yatırım Holding ile ortak girişim grubu (OGG) oluşturarak ihaleye katılacağını duyurmuştu. Net Şans-Hitay OGG'de Net Şans'ın payının yüzde 90, Hitay'ın ise yüzde 10 olduğu belirtilmişti.
"Şans Oyunlarının Lisans Verilmesi Suretiyle Özelleştirilmesi İhalesi", düzenleme hakkı Milli Piyango İdaresi Genel Müdürlüğü'ne ait olan piyango, hemen kazan, şans topu, on numara, Süper Loto ve Sayısal Loto adlı şans oyunlarının lisanslarını içeriyor.
Ortak girişim gruplarının değişiklik yapılması için 12 Haziran'a kadar süre bulunan ihalede son teklifler 27 Haziran günü verilecek.
'Şans Oyunları' özelleştirmesi için ön yeterlilik alan şirketler belli oldu
Milli Piyango’nun özelleştirilmesi için geri sayım başladı. Özelleştirme İdaresi Başkanlığı’nın yürüttüğü süreçte öne yeterlilik alan şirketler belli oldu. Şans Oyunları'nın 10 yıl süreyle lisans devri ihalesi için ön yeterlilik başvurusu yapan gruplar arasında Çek Cumhuriyeti merkezli KKCG'nin yer aldığı konsorsiyum, Net Şans Oyunları Yatırım-Hitay Yatırım Holding ortak girişim grubu ve Turkcell'in bağlı ortaklığı Inteltek de bulunuyor.
Yatırım grubu KKCG, Emma Capital ve İtalyan şans oyunları şirketi GTECH ile Milli Piyango ihalesine teklif vereceğini bugün açıkladı. KKCG'den yapılan açıklamada, konsorsiyumda bir Türk ortağın da yer alabileceği belirtildi. Reuters’e bilgi veren kaynaklar Turkcell'in yüzde 55 bağlı ortaklığı İnteltek'in de ön yeterlilik başvurusu yapan şirketler arasında olduğunu söyledi.
Net Holding dün yaptığı açıklamada, grup şirketi Net Şans Oyunları Yatırım'ın Hitay Yatırım Holding ile ortak girişim grubu (OGG) oluşturarak ihaleye katılacağını duyurmuştu. Net Şans-Hitay OGG'de Net Şans'ın payının yüzde 90, Hitay'ın ise yüzde 10 olduğu belirtilmişti.
"Şans Oyunlarının Lisans Verilmesi Suretiyle Özelleştirilmesi İhalesi", düzenleme hakkı Milli Piyango İdaresi Genel Müdürlüğü'ne ait olan piyango, hemen kazan, şans topu, on numara, Süper Loto ve Sayısal Loto adlı şans oyunlarının lisanslarını içeriyor.
Ortak girişim gruplarının değişiklik yapılması için 12 Haziran'a kadar süre bulunan ihalede son teklifler 27 Haziran günü verilecek.
Ebru Gündeş kocasını 7 ye katladı.
Ebru Gündeş'e, 2013 yılında verdiği konserler ve jüri üyesi olduğu O Ses Türkiye gibi yarışmalardan elde ettiği gelirler için 898 bin 324 lira vergi tahakkuk etti.
RIZA'DAN 133 BİN LİRA
Rıza Sarraf ile Ebru Gündeş 2010 yılında evlenmişti. Ebru Gündeş'in ne kadar vergi ödeyeceği İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı'nın 2013 yılına ilişkin en çok vergi ödeyen sanatçı listesinde ortaya çıktı. İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı, İstanbul genelinde önce gelir ve kira gelirlerinin içinde yer aldığı listeyi yayınlıyor.
İstanbul ilindeki sanatçı, doktor, yeminli mali müşavir ve avukatlara ilişkin ilk 25'e girenlerin rekortmen listesi ise daha sonra internet sitesinde yer alıyor. Bu listeye göre Ebru Gündeş Sarraf ismiyle yer alan sanatçı, 898 bin 324 lira ile listede 13. oldu. Ebru Gündeş'in faaliyet alanı ise, "Bağımsız müzisyen, ses sanatçısı, konuşmacı, sunucu vb.'lerin faaliyetleri" oldu.
RIZA'DAN 133 BİN LİRA
Rıza Sarraf ile Ebru Gündeş 2010 yılında evlenmişti. Ebru Gündeş'in ne kadar vergi ödeyeceği İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı'nın 2013 yılına ilişkin en çok vergi ödeyen sanatçı listesinde ortaya çıktı. İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı, İstanbul genelinde önce gelir ve kira gelirlerinin içinde yer aldığı listeyi yayınlıyor.
İstanbul ilindeki sanatçı, doktor, yeminli mali müşavir ve avukatlara ilişkin ilk 25'e girenlerin rekortmen listesi ise daha sonra internet sitesinde yer alıyor. Bu listeye göre Ebru Gündeş Sarraf ismiyle yer alan sanatçı, 898 bin 324 lira ile listede 13. oldu. Ebru Gündeş'in faaliyet alanı ise, "Bağımsız müzisyen, ses sanatçısı, konuşmacı, sunucu vb.'lerin faaliyetleri" oldu.
Çorumda sel can aldı.
ÇORUM’un Osmancık İlçesi’nde 2 saatte 65 kilogram yağmurun düşmesi sonucu meydana gelen selde, tıkanan rögarı açmak isterken içine düşerek yaralanan 35 yaşındaki Serdar Aslan, hastanede öldü.
Selde onlarca araç hasar gördü, yaklaşık 100 ev ve işyeri sular altında kaldı. Osmancık Belediye Başkanı Hamza Karataş, hasar tespit çalışmalarının sürdüğünü belirtti.
Çorum’un Osmancık İlçesi’nde dün akşam yaklaşık 2 saat süren sağanak yağış, hayatı felç etti. Sel felaketi nedeniyle vatandaşlar zor anlar yaşadı. Yağışlı günlerde ortalama 24 saatte 48 kilogram yağmurun düştüğü bölgeye 2 saatte 65 kilogram yağmurun düşmesi sonucu zemin ve giriş katlarda bulunan 100 ev ve işyerini su bastı. Onlarca araç da sel sularından hasar gördü.
SELDEN FOTOĞRAFLAR
Osmancık İlçesi içinden geçen Tilim Çayı’nın aşırı yağmur nedeniyle taşması sonucu İstanbul-Samsun ve Samsun-İstanbul karayolu ulaşıma kapandı. Karayolu sel sularıyla adeta göle dönüşünce, araçlar ilerlemekte güçlük çekti. Yol bir süreliğine trafiğe kapandı. Ekiplerin yoğun çalışması sonucu karayolu 1 saat sonra kontrollü olarak ulaşıma açıldı.
Selde onlarca araç hasar gördü, yaklaşık 100 ev ve işyeri sular altında kaldı. Osmancık Belediye Başkanı Hamza Karataş, hasar tespit çalışmalarının sürdüğünü belirtti.
Çorum’un Osmancık İlçesi’nde dün akşam yaklaşık 2 saat süren sağanak yağış, hayatı felç etti. Sel felaketi nedeniyle vatandaşlar zor anlar yaşadı. Yağışlı günlerde ortalama 24 saatte 48 kilogram yağmurun düştüğü bölgeye 2 saatte 65 kilogram yağmurun düşmesi sonucu zemin ve giriş katlarda bulunan 100 ev ve işyerini su bastı. Onlarca araç da sel sularından hasar gördü.
SELDEN FOTOĞRAFLAR
Osmancık İlçesi içinden geçen Tilim Çayı’nın aşırı yağmur nedeniyle taşması sonucu İstanbul-Samsun ve Samsun-İstanbul karayolu ulaşıma kapandı. Karayolu sel sularıyla adeta göle dönüşünce, araçlar ilerlemekte güçlük çekti. Yol bir süreliğine trafiğe kapandı. Ekiplerin yoğun çalışması sonucu karayolu 1 saat sonra kontrollü olarak ulaşıma açıldı.
26 Mayıs 2014 Pazartesi
Dağdan ot toplayana 35 bin TL ceza.
Artvin'de koruma altındaki otları toplayan iki Alman turiste 35'er bin lira ceza kesildi.
Muş lalesi gibi Türkiye'ye özgü yetişen endemik bitkileri kökünden kopartana cezalar arttı. Bu bitkilerin genetik kaynaklarını yasal olmayan yollarla elde etmek için Rusya, İsrail, Japonya, Almanya, İsveç, Belçika gibi ülkelerden Türkiye'ye bilim insanlarının geldiği ve bitkileri kaçırmak istediği belirtildi.
Artvin'in Ardanuç ilçesinde de Alman uyruklu 2 kişinin kaçak yollardan bitki topladığı Jandarma Komutanlığı ekipleri tarafından tespit edildi. Yakalanan 2 Alman'a Orman ve Su İşleri Bakanlığı'nca her bir kişi için 35 bin TL idari para cezası kesildi.
Orman Bakanlığı yetkilileri, cezaların Türk vatandaşları için de geçerli olduğunu açıkladı. 2012- 2014 yılları arasında toplamda 13 yabancı uyruklu vatandaşa kesilen toplam ceza 455 bin TL oldu.
Muş lalesi gibi Türkiye'ye özgü yetişen endemik bitkileri kökünden kopartana cezalar arttı. Bu bitkilerin genetik kaynaklarını yasal olmayan yollarla elde etmek için Rusya, İsrail, Japonya, Almanya, İsveç, Belçika gibi ülkelerden Türkiye'ye bilim insanlarının geldiği ve bitkileri kaçırmak istediği belirtildi.
Artvin'in Ardanuç ilçesinde de Alman uyruklu 2 kişinin kaçak yollardan bitki topladığı Jandarma Komutanlığı ekipleri tarafından tespit edildi. Yakalanan 2 Alman'a Orman ve Su İşleri Bakanlığı'nca her bir kişi için 35 bin TL idari para cezası kesildi.
Orman Bakanlığı yetkilileri, cezaların Türk vatandaşları için de geçerli olduğunu açıkladı. 2012- 2014 yılları arasında toplamda 13 yabancı uyruklu vatandaşa kesilen toplam ceza 455 bin TL oldu.
25 Mayıs 2014 Pazar
'Başı örtülü kıçları dar elbiseli'
'Başı örtülü kıçları dar elbiseli'
Cumhuriyet yazarı Cüneyt Arcayürek, Başbakan Erdoğan'ın 'Boğaz’a nazır villalarda oturup ahkâm keserler, lüks kafelerden âleme nizam verirler' sözlerini eleştirdi.
Cumhuriyet gazetesi yazarı Cüneyt Arcayürek, günün en sert yazılarından biriyle gündemde. Daha önce de "nefret söylemi" eleştirilerine hedef olan Arcayürek yazısında başörtülü kadınlar için kullandığı ifadeler nedeniyle tepki topladı.
"BAŞI ÖRTÜLÜ KIÇLARI DAR ELBİLSELER İÇİN KIVRAK..."
Arcayürek, Başbakan Erdoğan’ın “Boğaz’a nazır villalarda oturup ahkâm keserler, lüks kafelerden âleme nizam verirler” sözlerini eleştirdiği yazısında “Oysa etrafına bir baksa... Sayesinde birden aşırı lüks içinde yaşayan öyle çok gruplar ve pahalı marka satan dükkânlardan çıkmayan, başı örtülü kıçları dar elbiseleri içinde kıvrak öyle Müslüman kızlar görecek ki” dedi.
İşte Arcayürek'in yazısındaki ilgili bölüm:
Polisi eleştirenleri de, Okmeydanı olaylarının da birinci sorumlusu olarak hükümeti gösterenleri de, Boğaz’a nazır villalarda (söyleminde ellerinde viski kadehleri demesi eksik) oturup ahkâm keserler, lüks kafelerden âleme nizam verirler, diye suçluyor.
Oysa etrafına bir baksa... Sayesinde birden aşırı lüks içinde yaşayan öyle çok gruplar ve pahalı marka satan dükkânlardan çıkmayan, başı örtülü kıçları dar elbiseleri içinde kıvrak öyle Müslüman kızlar görecek ki...
Ama bunlara hayret etmez, eleştirmez Başbakan: Onun, din sömürüsü ile zengin olanları, yıllarca gelip geçen iktidarların zulmünde yaşadılar, haklarıdır, diye savunacağından kuşkunuz olmasın!..
Cumhuriyet yazarı Cüneyt Arcayürek, Başbakan Erdoğan'ın 'Boğaz’a nazır villalarda oturup ahkâm keserler, lüks kafelerden âleme nizam verirler' sözlerini eleştirdi.
Cumhuriyet gazetesi yazarı Cüneyt Arcayürek, günün en sert yazılarından biriyle gündemde. Daha önce de "nefret söylemi" eleştirilerine hedef olan Arcayürek yazısında başörtülü kadınlar için kullandığı ifadeler nedeniyle tepki topladı.
"BAŞI ÖRTÜLÜ KIÇLARI DAR ELBİLSELER İÇİN KIVRAK..."
Arcayürek, Başbakan Erdoğan’ın “Boğaz’a nazır villalarda oturup ahkâm keserler, lüks kafelerden âleme nizam verirler” sözlerini eleştirdiği yazısında “Oysa etrafına bir baksa... Sayesinde birden aşırı lüks içinde yaşayan öyle çok gruplar ve pahalı marka satan dükkânlardan çıkmayan, başı örtülü kıçları dar elbiseleri içinde kıvrak öyle Müslüman kızlar görecek ki” dedi.
İşte Arcayürek'in yazısındaki ilgili bölüm:
Polisi eleştirenleri de, Okmeydanı olaylarının da birinci sorumlusu olarak hükümeti gösterenleri de, Boğaz’a nazır villalarda (söyleminde ellerinde viski kadehleri demesi eksik) oturup ahkâm keserler, lüks kafelerden âleme nizam verirler, diye suçluyor.
Oysa etrafına bir baksa... Sayesinde birden aşırı lüks içinde yaşayan öyle çok gruplar ve pahalı marka satan dükkânlardan çıkmayan, başı örtülü kıçları dar elbiseleri içinde kıvrak öyle Müslüman kızlar görecek ki...
Ama bunlara hayret etmez, eleştirmez Başbakan: Onun, din sömürüsü ile zengin olanları, yıllarca gelip geçen iktidarların zulmünde yaşadılar, haklarıdır, diye savunacağından kuşkunuz olmasın!..
Köprüden atlayan ile aynı isimli kızı çıldırttılar.
Çok meraklı millet olduğumuz kadar bir o kadarda patavatsız yaratılmışız.Gün içinde bir kadının boğaz köprüsünden çıplak olarak atlayıp intihar ettiği haberi haber sitelerinde yer almıştı.Bir kısım işgüzarlar yememiş içmemiş araştırıp aynı isimli 17 yaşındaki bir kızcağıza musallat olmuşlar.
İşte o yazışmalar:
niye atliyosun hadi atliyosun niye soyunuksun hadi soyunuksun niye köprü hadi körüdesin niye götünü arabalara çeviriyosun hadi çeviriyosun devamı gelecek :d
olm sen şans eseri mi doğdun? hani seni beklemiyolardı da babanın sarhoş anına mı denk geldin? atlayan ben değilim 35 yaşında bi kadın, ben 17 yaşındayım ayrıca atlayan kişi ben olmasam bile bu yaptığınız saygısızlık, biraz beyin ya..biraz...
27 dakika önce
ankaraya yeni köprü yapılıyomuş haberin var mı ? sizi bana sırayla mı gönderiyolar? 32 dakika önce
Götündeki dövmeye 3 posta addirdim burcu LA BEN ANKARA'DA YAŞIYORUM İNTİHAR FELAN DA ETMEDİM Bİ SİKTİRİN GİDİN YETER! yaklaşık 2 saat önce
neden soyunarak intihar ettiniz? Hay ebenizi ya yaklaşık 2 saat önce
Suya düşmen kaç saniye sürdü ? Senin beynin kadar küçük bir süreydi yurdum insanı...BEN O KADIN DEĞİLİM. yaklaşık 2 saat önce
neden çıplak atladın La mal mısın ben ANKARA'da yaşıyorum ne işim var köprüde yaklaşık 2 saat önce
ne kadar işsiz var türkiyede Aynen yaklaşık 2 saat önce
biz çok meraklı milletiz yaaa... intihar edeni ararken burda buldum kendimi O da iyimiş yaklaşık 2 saat önce
Köprüden atlayanı ararken seni buldum Ülkede bi tane burcu namlı vardı zaten o da boğazdan atladı....gerçekten çok zekisiniz.... yaklaşık 3 saat önce
Hacı atlamadıysan da atlamış kadar oldun AYNEN yaklaşık 3 saat önce
intihar eden kız sen misin Ya evet intihar ettim sonra da ask.fm açtım zaten 35 yaşındayım ya yaklaşık 3 saat önce
yasin kac 17 yaklaşık 3 saat önce
qnq su serin mi Tam kararında :D yaklaşık 5 saat önce
unlu oldun :D Ya sormaa yaklaşık 5 saat önce
burcu? ? yaklaşık 5 saat önce
burcu sana bişrey sorcaktım Evet? yaklaşık 5 saat önce
köprüden atlayan burcu namlı sen misin? 35 yaşında gibi mi görünüyorum? yaklaşık 5 saat önce
yaşıyo musun? La bak insana zorla küfür ettirtiyosunuz yaklaşık 6 saat önce
sen mi atladın :( atladın derken? yaklaşık 7 saat önce
İşte o yazışmalar:
niye atliyosun hadi atliyosun niye soyunuksun hadi soyunuksun niye köprü hadi körüdesin niye götünü arabalara çeviriyosun hadi çeviriyosun devamı gelecek :d
olm sen şans eseri mi doğdun? hani seni beklemiyolardı da babanın sarhoş anına mı denk geldin? atlayan ben değilim 35 yaşında bi kadın, ben 17 yaşındayım ayrıca atlayan kişi ben olmasam bile bu yaptığınız saygısızlık, biraz beyin ya..biraz...
27 dakika önce
ankaraya yeni köprü yapılıyomuş haberin var mı ? sizi bana sırayla mı gönderiyolar? 32 dakika önce
Götündeki dövmeye 3 posta addirdim burcu LA BEN ANKARA'DA YAŞIYORUM İNTİHAR FELAN DA ETMEDİM Bİ SİKTİRİN GİDİN YETER! yaklaşık 2 saat önce
neden soyunarak intihar ettiniz? Hay ebenizi ya yaklaşık 2 saat önce
Suya düşmen kaç saniye sürdü ? Senin beynin kadar küçük bir süreydi yurdum insanı...BEN O KADIN DEĞİLİM. yaklaşık 2 saat önce
neden çıplak atladın La mal mısın ben ANKARA'da yaşıyorum ne işim var köprüde yaklaşık 2 saat önce
ne kadar işsiz var türkiyede Aynen yaklaşık 2 saat önce
biz çok meraklı milletiz yaaa... intihar edeni ararken burda buldum kendimi O da iyimiş yaklaşık 2 saat önce
Köprüden atlayanı ararken seni buldum Ülkede bi tane burcu namlı vardı zaten o da boğazdan atladı....gerçekten çok zekisiniz.... yaklaşık 3 saat önce
Hacı atlamadıysan da atlamış kadar oldun AYNEN yaklaşık 3 saat önce
intihar eden kız sen misin Ya evet intihar ettim sonra da ask.fm açtım zaten 35 yaşındayım ya yaklaşık 3 saat önce
yasin kac 17 yaklaşık 3 saat önce
qnq su serin mi Tam kararında :D yaklaşık 5 saat önce
unlu oldun :D Ya sormaa yaklaşık 5 saat önce
burcu? ? yaklaşık 5 saat önce
burcu sana bişrey sorcaktım Evet? yaklaşık 5 saat önce
köprüden atlayan burcu namlı sen misin? 35 yaşında gibi mi görünüyorum? yaklaşık 5 saat önce
yaşıyo musun? La bak insana zorla küfür ettirtiyosunuz yaklaşık 6 saat önce
sen mi atladın :( atladın derken? yaklaşık 7 saat önce
22 Mayıs 2014 Perşembe
17 yaşındaki kıza aile boyu tecavüz etmişler.
DİYARBAKIR’DA köyde ailesiyle yaşarken farklı zamanlarda 4 kuzeninin tecavüzüne uğradığını iddia eden olay tarihinde 17 yaşında olan Z.K., savcılığa şikayette bulundu.
Diyarbakır’ın bir köyünde ailesiyle birlikte yaşarken farklı zamanlarda 4 kuzeninin tecavüzüne uğradığını iddia eden Z.K., 2011 yılında Savcılığa başvurarak şikayetçi oldu. İfadesinde 2009 ve 2010 yıllarında 4 kuzeninin kendisine tecavüz ettiğini ve bir erkek bebek dünyaya getirdiğini söyleyen Z.K., "Koyun otlatırken amcamın oğlu K.K. üstüme saldırarak tecavüz etti. Engel olmaya çalıştım, bağırdım, ama kimse duymadı. Daha sonra ailemle birlikte İstanbul’a gittik.
K.K. İstanbul’a gelerek bir kez daha bana tecavüz etti. Olaydan sonra tekrar köyümüze döndük. K.K., tacavüz olayını halamın oğlu A.G.’ye anlatmış. Halamın hasta olduğu bir gün evlerine ziyarete gittiğimde bu kez A.G., üzerime saldırarak, tecavüz etti. Bir süre sonra teyzemin oğlu M.K.’da evde yalnızken bana tecavüz etti. Bundan 1 yıl sonra ağabeyimin bahçesindeyken teyzemin diğer oğlu S.K., elimden tutarak zorla bir eve götürdü. Burada bana tecavüz etti" dedi.
TECAVÜZ HATAY’DA DEVAM ETTİ
Son olayın ardından ailesiyle birlikte portakal toplama işinde çalışmak için Hatay’a gittiklerini belirten mağdur Z.K., "S.K.’nın ailesi de Hatay’a geldi. S.K. evde yalnız olduğum bir gün yine bana tecavüz etti. Bundan 4 ay sonra M.K., yine bizim eve gelerek saldırıp tecavüz etti. Sonra rahatsızlanıp doktora gittim. Doktor hamile olduğumu söyledi. Karnım iyice büyüyünce babam beni Diyarbakır’da gönderdi. Doğuma kısa bir süre kala S.K.’nın bana tecavüz ettiğini teyzeme anlattım. Beni S.K.’nın yaşadığı yere götürdüler. Burada çocuğumu doğurdum. Diğer kuzenlerimin de tecavüz ettiğini teyzeme anlattım. Çocuğum 8 aylık oldu, ancak halen nüfusa kayıtlı değil. Çocuğun babasının S.K. veya M.K. olduğunu düşünüyorum" diye konuştu.
TECAVÜZCÜSÜ İLE EVLENDİRİLDİ, SONRA BOŞANDI
Tecavüze uğradığını teyzesine anlattıktan sonra olayın duyulduğunu ve dosyada yargılanan S.K. ile evlendirildiğini belirten mağdur Z.K., "Daha sonra S.K.’nın ailesinin evinde yaşamaya başladım. Tecavüz olaylarını reddetmediğim için S.K.’nın ailesiyle sorun yaşamaya başladık. S.K. ceza almamak için bana nikah kıymıştı. 4 yıl şüphelinin ailesiyle birlikte yaşadım. Ailesi bana çok eziyet etti. Bu nedenle Diyarbakır’da bulunan ailemin yanına döndüm ve eşimle anlaşmalı olarak boşandım" dedi.
ÇOCUĞUN BABASI S.K. ÇIKTI
Z.K.’nin ifadesinin ardından Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı olayla ilgili soruşturma başlattı. Soruşturma kapsamında doğan ve şu anda 4 yaşında olduğu öğrenilen erkek çocuğun DNA’sı, şüphelilerin DNA’ları ile karşılaştırıldı. Karşılaştırma sonucunda bebeğin babasının S.K. olduğu tespit edildi. Bunun üzerine ’Suça Sürüklenen Çocuk’ olarak tanımlanan ve olay tarihinde 17 yaşında olan S.K. hakkında ’Çocuğun nitelikli cinsel istismarı’ iddiasıyla 22.5 yıl hapis istemiyle dava açıldı. Mağdurun ifadesinde ismi geçen diğer 3 kuzeni hakkında ise ’Çocuğun nitelikli cinsel istismarı’ suçundan yargılamaya yer olmadığına dair ek karar verildiği belirtildi.
İddianamenin Diyarbakır Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi’nde kabul edilmesinin ardından, S.K.’nın yargılanmasına tutuksuz olarak başlandı. Kapalı olarak yapılan yargılamada mağdur Z.K.’nın ifadesi alındı. Duruşma mağdurun beden ve ruh sağlığına ilişkin raporunun alınması için ertelendi.
Diyarbakır’ın bir köyünde ailesiyle birlikte yaşarken farklı zamanlarda 4 kuzeninin tecavüzüne uğradığını iddia eden Z.K., 2011 yılında Savcılığa başvurarak şikayetçi oldu. İfadesinde 2009 ve 2010 yıllarında 4 kuzeninin kendisine tecavüz ettiğini ve bir erkek bebek dünyaya getirdiğini söyleyen Z.K., "Koyun otlatırken amcamın oğlu K.K. üstüme saldırarak tecavüz etti. Engel olmaya çalıştım, bağırdım, ama kimse duymadı. Daha sonra ailemle birlikte İstanbul’a gittik.
K.K. İstanbul’a gelerek bir kez daha bana tecavüz etti. Olaydan sonra tekrar köyümüze döndük. K.K., tacavüz olayını halamın oğlu A.G.’ye anlatmış. Halamın hasta olduğu bir gün evlerine ziyarete gittiğimde bu kez A.G., üzerime saldırarak, tecavüz etti. Bir süre sonra teyzemin oğlu M.K.’da evde yalnızken bana tecavüz etti. Bundan 1 yıl sonra ağabeyimin bahçesindeyken teyzemin diğer oğlu S.K., elimden tutarak zorla bir eve götürdü. Burada bana tecavüz etti" dedi.
TECAVÜZ HATAY’DA DEVAM ETTİ
Son olayın ardından ailesiyle birlikte portakal toplama işinde çalışmak için Hatay’a gittiklerini belirten mağdur Z.K., "S.K.’nın ailesi de Hatay’a geldi. S.K. evde yalnız olduğum bir gün yine bana tecavüz etti. Bundan 4 ay sonra M.K., yine bizim eve gelerek saldırıp tecavüz etti. Sonra rahatsızlanıp doktora gittim. Doktor hamile olduğumu söyledi. Karnım iyice büyüyünce babam beni Diyarbakır’da gönderdi. Doğuma kısa bir süre kala S.K.’nın bana tecavüz ettiğini teyzeme anlattım. Beni S.K.’nın yaşadığı yere götürdüler. Burada çocuğumu doğurdum. Diğer kuzenlerimin de tecavüz ettiğini teyzeme anlattım. Çocuğum 8 aylık oldu, ancak halen nüfusa kayıtlı değil. Çocuğun babasının S.K. veya M.K. olduğunu düşünüyorum" diye konuştu.
TECAVÜZCÜSÜ İLE EVLENDİRİLDİ, SONRA BOŞANDI
Tecavüze uğradığını teyzesine anlattıktan sonra olayın duyulduğunu ve dosyada yargılanan S.K. ile evlendirildiğini belirten mağdur Z.K., "Daha sonra S.K.’nın ailesinin evinde yaşamaya başladım. Tecavüz olaylarını reddetmediğim için S.K.’nın ailesiyle sorun yaşamaya başladık. S.K. ceza almamak için bana nikah kıymıştı. 4 yıl şüphelinin ailesiyle birlikte yaşadım. Ailesi bana çok eziyet etti. Bu nedenle Diyarbakır’da bulunan ailemin yanına döndüm ve eşimle anlaşmalı olarak boşandım" dedi.
ÇOCUĞUN BABASI S.K. ÇIKTI
Z.K.’nin ifadesinin ardından Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı olayla ilgili soruşturma başlattı. Soruşturma kapsamında doğan ve şu anda 4 yaşında olduğu öğrenilen erkek çocuğun DNA’sı, şüphelilerin DNA’ları ile karşılaştırıldı. Karşılaştırma sonucunda bebeğin babasının S.K. olduğu tespit edildi. Bunun üzerine ’Suça Sürüklenen Çocuk’ olarak tanımlanan ve olay tarihinde 17 yaşında olan S.K. hakkında ’Çocuğun nitelikli cinsel istismarı’ iddiasıyla 22.5 yıl hapis istemiyle dava açıldı. Mağdurun ifadesinde ismi geçen diğer 3 kuzeni hakkında ise ’Çocuğun nitelikli cinsel istismarı’ suçundan yargılamaya yer olmadığına dair ek karar verildiği belirtildi.
İddianamenin Diyarbakır Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi’nde kabul edilmesinin ardından, S.K.’nın yargılanmasına tutuksuz olarak başlandı. Kapalı olarak yapılan yargılamada mağdur Z.K.’nın ifadesi alındı. Duruşma mağdurun beden ve ruh sağlığına ilişkin raporunun alınması için ertelendi.
Okul arkadaşı liseli kızla mağarada ilişkiye girdi.
Antalya'da lise öğrencisi E.D.M. ile cinsel ilişkiye giren sınıf arkadaşı A.A. ile bu ilişkiyi gizlice kaydedip, kıza şantaj yaptıkları iddia edilen aynı okuldan 1’i kız 3 lise öğrencisi hakkında, dava açıldı.
Savcılık, A.A. hakkında 30 yıla, C.L. hakkında 10 yıla, E.E. için 6 yıla, T.B.E. için de 3 yıla kadar hapis cezası istedi. Davanın görülmesine önümüzdeki günlerde Antalya 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde başlanacak.
KAMERAYA KAYDETTİ
Olay 23 Ağustos 2012 tarihinde meydana geldi. O tarihte 14 yaşında olan lise öğrencisi A.A., aynı yaştaki kız arkadaşı E.D.M.’yi, arkadaşı 15 yaşındaki C.L.’nin evine götürdü. İddiaya göre kız arkadaşına tuzak kuran A.A., C.L.’den cinsel ilişkiye girerken kendilerini görüntülemesini istedi. A.A., genç kızla C.L.’nin odasında ilişkiye girdi, C.L. ise kapı aralığından cep telefonuyla ilişkiyi kameraya kaydetti.
MAĞARADA İLİŞKİYE GİRDİ
A.A., bir süre sonra cinsel ilişki görüntüleriyle genç kıza şantaj yaptı. E.D.M.’den şantajla 180 TL, kaykay ve tenis raketi alan A.A., ayrıca görüntülerden kurtulması karşılığında kıza tekrar ilişki teklif etti. Görüntülerin yayılmasından korkan E.D.M., A.A. ile Atatürk Parkı’ndaki bir mağarada bir kez daha ilişkiye girdi.
BİR KİŞİ DAHA ÖĞRENDİ
Bu sırada ikilinin internette cinsel ilişkiye dair yazışmalarını ele geçiren E.D.M.’nin okul arkadaşı 14 yaşındaki E.E. adlı kız öğrenci ile görüntülerden haberdar olan aynı okuldaki 14 yaşındaki T.B.E. de bir süre sonra E.D.M.’ye şantaj yapmaya başladı.
E.D.M.’yi telefonla arayan E.E., 50 TL istedi ve parayı vermemesi halinde konuşmaları internette yayacağını söyledi. Para ve kaykay isteyen T.B.E. ise genç kızı görüntüleri internette yayınlamakla tehdit etti.
BİLEKLERİNİ KESTİ
Yaşadığı olaylardan ve her geçen gün artan şantajlardan bunalan E.D.M. ise bileklerini keserek intihara teşebbüs etti. Acil olarak hastaneye götürülen E.D.M., ailesinin desteğiyle gittiği psikoloğa başından geçenleri anlattı. Psikoloğunun desteğiyle olayları ailesine de anlatmasının ardından aile, kızlarına iğrenç tuzağı kurup şantaj yapan okul arkadaşlarından şikayetçi oldu.
Başlatılan soruşturma kapsamında kızla ilişkiye giren A.A. tutuklandı. Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde yapılan incelemede, maruz kaldığı cinsel istismar nedeniyle E.D.M.’nin ruh sağlığının bozulduğu belirlendi.
30 YILA KADAR HAPİS CEZASI İSTENDİ
Soruşturmayı kısa süre önce tamamlayan Cumhuriyet Savcısı Gündoğan Öztürk, 4 lise öğrencisi hakkında dava açtı. Savcılık, A.A. hakkında 'çocuğa nitelikli cinsel istismarda bulunmak', 'kişiyi hürriyetinden yoksun kılmak' ve 'şantaj' suçlarından 30 yıla kadar hapis cezası istedi. Diğer sanık C.L. hakkında 'kişiyi hürriyetinden yoksun kılmak’ ve ’özel hayatın gizliliğini ihlal etmek’ suçlarından 10 yıla kadar, E.E. için 'şantaj' ve 'özel hayatın gizliliğini ihlal etmek' suçlarından 6 yıla kadar, T.B.E. için de 'şantaj' suçundan 3 yıla kadar hapis cezası istendi.
Davanın görülmesine önümüzdeki günlerde Antalya 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde başlanacak.
Savcılık, A.A. hakkında 30 yıla, C.L. hakkında 10 yıla, E.E. için 6 yıla, T.B.E. için de 3 yıla kadar hapis cezası istedi. Davanın görülmesine önümüzdeki günlerde Antalya 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde başlanacak.
KAMERAYA KAYDETTİ
Olay 23 Ağustos 2012 tarihinde meydana geldi. O tarihte 14 yaşında olan lise öğrencisi A.A., aynı yaştaki kız arkadaşı E.D.M.’yi, arkadaşı 15 yaşındaki C.L.’nin evine götürdü. İddiaya göre kız arkadaşına tuzak kuran A.A., C.L.’den cinsel ilişkiye girerken kendilerini görüntülemesini istedi. A.A., genç kızla C.L.’nin odasında ilişkiye girdi, C.L. ise kapı aralığından cep telefonuyla ilişkiyi kameraya kaydetti.
MAĞARADA İLİŞKİYE GİRDİ
A.A., bir süre sonra cinsel ilişki görüntüleriyle genç kıza şantaj yaptı. E.D.M.’den şantajla 180 TL, kaykay ve tenis raketi alan A.A., ayrıca görüntülerden kurtulması karşılığında kıza tekrar ilişki teklif etti. Görüntülerin yayılmasından korkan E.D.M., A.A. ile Atatürk Parkı’ndaki bir mağarada bir kez daha ilişkiye girdi.
BİR KİŞİ DAHA ÖĞRENDİ
Bu sırada ikilinin internette cinsel ilişkiye dair yazışmalarını ele geçiren E.D.M.’nin okul arkadaşı 14 yaşındaki E.E. adlı kız öğrenci ile görüntülerden haberdar olan aynı okuldaki 14 yaşındaki T.B.E. de bir süre sonra E.D.M.’ye şantaj yapmaya başladı.
E.D.M.’yi telefonla arayan E.E., 50 TL istedi ve parayı vermemesi halinde konuşmaları internette yayacağını söyledi. Para ve kaykay isteyen T.B.E. ise genç kızı görüntüleri internette yayınlamakla tehdit etti.
BİLEKLERİNİ KESTİ
Yaşadığı olaylardan ve her geçen gün artan şantajlardan bunalan E.D.M. ise bileklerini keserek intihara teşebbüs etti. Acil olarak hastaneye götürülen E.D.M., ailesinin desteğiyle gittiği psikoloğa başından geçenleri anlattı. Psikoloğunun desteğiyle olayları ailesine de anlatmasının ardından aile, kızlarına iğrenç tuzağı kurup şantaj yapan okul arkadaşlarından şikayetçi oldu.
Başlatılan soruşturma kapsamında kızla ilişkiye giren A.A. tutuklandı. Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde yapılan incelemede, maruz kaldığı cinsel istismar nedeniyle E.D.M.’nin ruh sağlığının bozulduğu belirlendi.
30 YILA KADAR HAPİS CEZASI İSTENDİ
Soruşturmayı kısa süre önce tamamlayan Cumhuriyet Savcısı Gündoğan Öztürk, 4 lise öğrencisi hakkında dava açtı. Savcılık, A.A. hakkında 'çocuğa nitelikli cinsel istismarda bulunmak', 'kişiyi hürriyetinden yoksun kılmak' ve 'şantaj' suçlarından 30 yıla kadar hapis cezası istedi. Diğer sanık C.L. hakkında 'kişiyi hürriyetinden yoksun kılmak’ ve ’özel hayatın gizliliğini ihlal etmek’ suçlarından 10 yıla kadar, E.E. için 'şantaj' ve 'özel hayatın gizliliğini ihlal etmek' suçlarından 6 yıla kadar, T.B.E. için de 'şantaj' suçundan 3 yıla kadar hapis cezası istendi.
Davanın görülmesine önümüzdeki günlerde Antalya 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde başlanacak.
Ali Rıza dede Türkiye'nin tüm borçlarını kapatacak.
Yaklaşık 50 yıldan beri definecilik yapan 85 yaşındaki Ali Rıza Ayaz, kendisine istediği yerde kazı izni verilmesi halinde Türkiye'nin tüm borçlarını kapatacağını iddia etti.
Yıllarca definecilik yapan Ali Rıza Ayaz, Elazığ'da Firavun'dan kalma hazinenin yerini bildiğini, Adıyaman'ın Çelikhan ilçesi Pınarbaşı beldesinde ise büyük bir hazinenin olduğunu iddia ediyor.
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı'na, Başbakanlığa ve Cumhurbaşkanlığı'na kazıyla ilgili izin talebinde bulunduğunu ifade eden Ali Rıza Ayaz, 'Bana kazı izni verilmesi halinde ben Türkiye'nin tüm borçlarını karşılayacak bir hazine bulacağımı iddia ediyorum. Elimde harita ve aletler var. Avrupa ve dış ülkelerden bazı bilim adamlarıyla daha önceden yaptığım çalışmalar neticesinde hazinelerin yerini biliyorum.
Devletin izin vermesi halinde çeşitli hükümdarların hazinelerine, yer altı saraylarına ulaşabilirim. Elazığ'da Firavun'un hazinesinin olduğu yeri biliyorum. Adıyaman'ın Çelikhan ilçesine bağlı Pınarbaşı beldesinde üç hükümdara ait hazinenin yerini biliyorum. Devlet görevlilerinin nezaretinde, kazı yapmak için izin istiyorum. Adıyaman Müze Müdürlüğü'ne Adıyaman'ın Çelikhan ilçesine bağlı Pınarbaşı beldesi için müracaatta bulundum' dedi.
Yıllarca definecilik yapan Ali Rıza Ayaz, Elazığ'da Firavun'dan kalma hazinenin yerini bildiğini, Adıyaman'ın Çelikhan ilçesi Pınarbaşı beldesinde ise büyük bir hazinenin olduğunu iddia ediyor.
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı'na, Başbakanlığa ve Cumhurbaşkanlığı'na kazıyla ilgili izin talebinde bulunduğunu ifade eden Ali Rıza Ayaz, 'Bana kazı izni verilmesi halinde ben Türkiye'nin tüm borçlarını karşılayacak bir hazine bulacağımı iddia ediyorum. Elimde harita ve aletler var. Avrupa ve dış ülkelerden bazı bilim adamlarıyla daha önceden yaptığım çalışmalar neticesinde hazinelerin yerini biliyorum.
Devletin izin vermesi halinde çeşitli hükümdarların hazinelerine, yer altı saraylarına ulaşabilirim. Elazığ'da Firavun'un hazinesinin olduğu yeri biliyorum. Adıyaman'ın Çelikhan ilçesine bağlı Pınarbaşı beldesinde üç hükümdara ait hazinenin yerini biliyorum. Devlet görevlilerinin nezaretinde, kazı yapmak için izin istiyorum. Adıyaman Müze Müdürlüğü'ne Adıyaman'ın Çelikhan ilçesine bağlı Pınarbaşı beldesi için müracaatta bulundum' dedi.
Maganda Özge'yi 14.kat penceresinde vuracaktı.
TV8'de yayınlanan 'Özge ile Yeni Hayat' programının sunucusu Özge Uzun, yaşadığı büyük şoku canlı yayında anlattı.
Özge Uzun canlı yayında yaşadığı olayı, "Biz Beylikdüzü'nde bir sitede 14'üncü katta oturuyoruz. Pencereyi açtık. Baktık ki kurşun. Camın pervazını üst tarafını kırmış oraya saplanmış. O pervazla beraber cam aşağı kadar çatlamış. Eve polis çağırdık.
Olay yeri inceleme gelip baktı " Bir kaç mm aşağıda olsa, kurşun içerde sekseydi Allah korusun.." dediler. Polisler mermi çekirdeğini inceleyecek, silahın daha önce bir kaydı varsa fail ortaya çıkacak" sözleriyle anlattı.
Özge Uzun canlı yayında yaşadığı olayı, "Biz Beylikdüzü'nde bir sitede 14'üncü katta oturuyoruz. Pencereyi açtık. Baktık ki kurşun. Camın pervazını üst tarafını kırmış oraya saplanmış. O pervazla beraber cam aşağı kadar çatlamış. Eve polis çağırdık.
Olay yeri inceleme gelip baktı " Bir kaç mm aşağıda olsa, kurşun içerde sekseydi Allah korusun.." dediler. Polisler mermi çekirdeğini inceleyecek, silahın daha önce bir kaydı varsa fail ortaya çıkacak" sözleriyle anlattı.
Tekmeci Yusuf'a rapor veren doktor kendini savundu.
Soma’da eylemciye tekme atan Başbakanlık Müşaviri Yusuf Yerkel’e 7 gün iş göremez raporu veren Dr. Şervan Gökhan, Türk Tabipleri Birliği’nin (TTB) e-posta grubuna mesaj yolladı.
Hürriyet Gazetesi'nin haberine göre “3 günden beri sahtekâr, diplomasının hakkını vermeyen, yüzsüz, soysuz, TV ekranlarında resmi çıkan ve 6 yaşındaki çocuğu tarafından ‘Baba sen sahteci misin’ diye çağrılan birisiyim” diyen Gökhan’ın mesajı özetle şöyle:
BAŞBAKANLIK HASTASI
- “Yazıya başlamadan Soma’da hayatını kaybeden tüm işçi kardeşlerimize Allah’tan rahmet ve ailelerine başsağlığı diliyorum. Bu durumlara söz konusu olan raporun verilme hikâyesini paylaşmak istiyorum. 14 Mayıs 2014’te arandım ve hastaneye Başbakanlık’tan bir hastanın geleceği ve hastanede veya yakınlarda isem tarafımdan hastanın değerlendirilip değerlendirilemeyeceği soruldu. Ben de 5 dakikalık mesafede olduğumu ve hastaya bakabileceğimi ilettim. Hastaneye geldiğimde hasta o günün acil tıp uzmanı tarafından görülmüş, o esnada acilde bulunan ortopedi asistanı tarafından ve bizim asistanımız tarafından da değerlendirilmişti. Hastanın ne olduğunu sorduğumda arkadaşlarımdan yaşanan bir arbede sonrasında hastanın kliniğimize başvurduğunu öğrendim ancak olayın oluş biçimini sorma ihtiyacı bile hissetmedim.
- Hasta arkadaşlarımız tarafından grafi çekimine gönderilmişti. Hastayı grafi çekimindeyken gördüm ve grafi çekildikten sonra muayene ettim. Hastanın özellikle sağ alt ekstremitesinde hareketle ağrı ve hassasiyet mevcuttu. Aynı zamanda sağ dizde ve tibiada (ki bunu da rapora yazmayı unutmuşum) yumuşak doku şişliği vardı. Bu arada ben gelmeden önce hastayı muayene eden arkadaşlarımız hastanın muayene formunu zaten doldurmuştu ve muayene bulguları da benim fizik muayene bulgularım ile aynı idi. Hastayı odama aldım ve 5 veya 7 gün bacağına yük bindirmemesini, istirahat raporu yazabileceğimi ifade ettim ve yazdım. Bu arada hastanın hastanemize girişi benim adıma değildi, hastaya raporu ben yazdığım için girişi kendi adıma çevirttim.
- 3 gün öncesine kadar meslek hayatı boyunca toplumsal hiçbir olayda herhangi bir otoritenin yanında yer almamış olan, yaralanan göstericiye de, polise de, katile de, hırsıza da eşit mesafede durarak mesleğinin gereklerini yerine getiren bir acil tıp uzmanıyım. Nasıl çalıştığımı benim anlatmama gerek yok, merak eden daha önce çalıştığım yerlerden sorabilir.
MESLEKTAŞLARIM ÜZDÜ
Beni asıl üzen şarkıcı/ sanatçı vs. kişilerin attıkları tweet’ler veya mesajlar olmadı. Birçok meslektaşımın, tıp fakültesi öğrencilerinin dahi eşime, aileme, bana yaptığı hakaretler oldu.”
Hürriyet Gazetesi'nin haberine göre “3 günden beri sahtekâr, diplomasının hakkını vermeyen, yüzsüz, soysuz, TV ekranlarında resmi çıkan ve 6 yaşındaki çocuğu tarafından ‘Baba sen sahteci misin’ diye çağrılan birisiyim” diyen Gökhan’ın mesajı özetle şöyle:
BAŞBAKANLIK HASTASI
- “Yazıya başlamadan Soma’da hayatını kaybeden tüm işçi kardeşlerimize Allah’tan rahmet ve ailelerine başsağlığı diliyorum. Bu durumlara söz konusu olan raporun verilme hikâyesini paylaşmak istiyorum. 14 Mayıs 2014’te arandım ve hastaneye Başbakanlık’tan bir hastanın geleceği ve hastanede veya yakınlarda isem tarafımdan hastanın değerlendirilip değerlendirilemeyeceği soruldu. Ben de 5 dakikalık mesafede olduğumu ve hastaya bakabileceğimi ilettim. Hastaneye geldiğimde hasta o günün acil tıp uzmanı tarafından görülmüş, o esnada acilde bulunan ortopedi asistanı tarafından ve bizim asistanımız tarafından da değerlendirilmişti. Hastanın ne olduğunu sorduğumda arkadaşlarımdan yaşanan bir arbede sonrasında hastanın kliniğimize başvurduğunu öğrendim ancak olayın oluş biçimini sorma ihtiyacı bile hissetmedim.
- Hasta arkadaşlarımız tarafından grafi çekimine gönderilmişti. Hastayı grafi çekimindeyken gördüm ve grafi çekildikten sonra muayene ettim. Hastanın özellikle sağ alt ekstremitesinde hareketle ağrı ve hassasiyet mevcuttu. Aynı zamanda sağ dizde ve tibiada (ki bunu da rapora yazmayı unutmuşum) yumuşak doku şişliği vardı. Bu arada ben gelmeden önce hastayı muayene eden arkadaşlarımız hastanın muayene formunu zaten doldurmuştu ve muayene bulguları da benim fizik muayene bulgularım ile aynı idi. Hastayı odama aldım ve 5 veya 7 gün bacağına yük bindirmemesini, istirahat raporu yazabileceğimi ifade ettim ve yazdım. Bu arada hastanın hastanemize girişi benim adıma değildi, hastaya raporu ben yazdığım için girişi kendi adıma çevirttim.
- 3 gün öncesine kadar meslek hayatı boyunca toplumsal hiçbir olayda herhangi bir otoritenin yanında yer almamış olan, yaralanan göstericiye de, polise de, katile de, hırsıza da eşit mesafede durarak mesleğinin gereklerini yerine getiren bir acil tıp uzmanıyım. Nasıl çalıştığımı benim anlatmama gerek yok, merak eden daha önce çalıştığım yerlerden sorabilir.
MESLEKTAŞLARIM ÜZDÜ
Beni asıl üzen şarkıcı/ sanatçı vs. kişilerin attıkları tweet’ler veya mesajlar olmadı. Birçok meslektaşımın, tıp fakültesi öğrencilerinin dahi eşime, aileme, bana yaptığı hakaretler oldu.”
21 Mayıs 2014 Çarşamba
Polisler çıplak aradı;savcı ne güzel oruç tutmuşlar dedi!
Gezi Parkı olaylarına ilişkin yedisi yabancı 255 sanıklı davanın 7. duruşması yapıldı. İstanbul Adalet Sarayı'nda bulunan 55. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmaya 23 tutuksuz sanık katıldı. Sanıklar, kimlik tespitinin ardından savunmalarını yaptı.
'9-10 POLİS ÜSTÜME GELİP AĞIR ŞEKİLDE DARP ETTİLER'
Duruşmada savunma yapan üniversite öğrencisi M. E., 2 Haziran 2013 gecesi Üsküdar'dan Beşiktaş 'a arkadaşını ziyaret etmek için geçtiğini belirterek, "Arkadaşıma giderken, daha önceden atılmış gaz bombasından etkilenip öğrencisi olduğum Bahçeşehir Üniversitesi kampüsüne sığındım. Beşiktaş Çarşı'ya girmek istedim, ancak Barbaros Bulvarı girişi polis tarafından tutulmuştu. Akaretler tarafına yürüdüm, ancak polis orayı da tutmuştu. Geri dönerken, dinlenmekte olan çevik kuvvet polisi bana laf attı. 'Evine git birader" dedi. Daha sonra ağır küfürler etti. 9-10 polis üstüme gelip ağır şekilde darp ettiler" dedi.
'BEYİN SARSINTISI GEÇİRİYOR OLABİLİRDİM'
Polislerin kafasına kaskla vurduğunu iddia eden M.E., "Darpın etkisiyle kendimde değildim. Otobüse ters kelepçeli olarak bindirildim. Kafam kanıyordu. Gözaltına alınan diğer şahıslar kafamın kanamasını durdurmak için kafama tişört tuttular. Polisler bunu yapanlara da küfür etti. 2 saat tıbbi yardım yapılmadı. O sırada beyin sarsıntısı geçiriyor olabilirdim" diye konuştu.
'ÇIPLAK ARAMAYA MARUZ BIRAKILDIK'
Kabin memuru sanık H.T. da, 5 Haziran 2013 günü saat 20.00 civarında arkadaşının kendisi ve diğer arkadaşı A.K.'u Gümüşsuyu Caddesi'nin başında bıraktığını belirterek "Hiçbir olay yoktu. Gezi Parkı'nın oraya gittik. Birkaç saat oturduktan sonra, eve dönmek için taksiye binmek amacıyla indiğimiz yere geri döndük. Bir anda gaz bombaları atıldı. Mecburen herkesle birlikte İTÜ'nün merdivenlerine doğru kaçmaya başladık. A.K. ile birlikte birbirimize tutunup çöktük. Tam o sırada coplarla polisler ikimizi darp etti. 48 saatte yalnızca 1 kez yemek verildi. Çıplak aramaya maruz bırakıldık. Çırılçıplak soyup ıkınmamı istediler" diye konuştu. Kabin memuru sanık A. K. ise, "Bana sinkaflı küfürler edildi. Anadan doğma şekilde H. gibi aramam yapıldı. Suçlamaları kabul etmiyorum" diye konuştu.
'NE GÜZEL ORUÇ TUTMUŞLAR'
Suçlamaları kabul etmeyen tutuksuz sanık Y.T.'nin avukatı Melis Dalgıç da şunları söyledi:
"Gözaltına alınanların bana anlattıkları ve gördüklerimle ilgili olarak, şahısların aç ve susuz bırakıldığını Baro'ya da, Cumhuriyet Savcılığı'na da bildirdim. Önlem alınması gerektiğini vurguladım. Hatta bu durumu, ismini hatırlayamadığım bir savcı ile görüştüğümde, ona sanıklar aç-susuz dediğimde, 'Ne güzel, oruç tutmuşlar' dedi."
'MADENCİLERİ SAYGIYLA AINYORUM"'
Evli ve 1 çocuk babası olan lise mezunu sanık Y.D. ise, savunmasına, "Soma'da para hırsına kurban edilen madencileri saygıyla anıyorum" diyerek başladı.
"1 Haziran 2013 günü saat 12.30 sıralarında Galatasaray Lisesi önünde gözaltına alındım. Gözaltına alındıktan sonra 15 saat bir polis otobüsü içerisinde hapsedildik. Neredeyse nefes almamıza dahi müsaade edilmedi. Orada olmamın nedeni, hükümetin doğayı katleden uygulamalarına olan tepkimdir. Kanunsuz bir gösteriye katılmak gibi bir amacım da yoktu. Suçlamaları kabul etmiyorum."
'SİZİN YÜZÜNÜZDEN 48 SAATTİR ÇALIŞIYORUZ, EVE GİDEMEDİK'
Yönetmen ve senarist sanık A.K. da, "Gözaltına alındıktan sonra çevik kuvvet otobüsüne bindirildiğimde, bir tane görevli koltuklara sopa ile vurarak, 'Sizin yüzünüzden 48 saattir çalışıyoruz, eve gidemedik' diye bağırdı. Telefon görüşmesi yaptırmadılar, yiyecek vermediler, tuvalete bir defa gitmeme izin verildi. Suçlamaları kabul etmiyorum. Ben Kültür Bakanlığı'na eser veren ve bu kapsamda çalışma yapan senaristim, aynı zamanda yapımcı ve yönetmenim. Kanun dışı faaliyet içerisinde olmam söz konusu değil, beraatime karar verilsin" diyerek kendini savundu.
'İSTESEYDİM KAÇARDIM, YAKALAYAMAZLARDI'
Polis tarafından darp edildiğini iddia eden Ragbi Milli Takım oyuncusu D.D da, "Akrep denilen araca sokuldum. İçeride benim gibi 5 şahıs daha vardı, bizi darp ettiler. Ardından başka bir araca bindirildim ve burada da darpa uğradım. Ancak herhangi bir müdahalem olmadı. İsteseydim kaçardım, yakalayamazlardı. Zira ben Milli Takım ragbi oyuncusuyum. Tüm bunlara rağmen darp edildim ve çok ağır hakaretlere maruz kaldım" dedi.
'40 POLİS BANA TEKME ATARAK KÜFÜR ETTİ'
D.D., savunmasına şöyle devam etti:
"İstanbul Emniye Müdürlüğü binası önünde araçtan indiğim sırada, yakalananlar kaçmasın diye otobüsün önünde yaklaşık 40 tane polis vardı. Ben bunların arasından geçerken, hepsi bana tekme atarak küfür ettiler. Benim dışımda araçtan inenlere de bu şekilde vurdular. Aralarında kızlar ve Erasmus bursu ile gelen yabancı öğrenciler de vardı. Ben bunların da dayak yediğini gördüm."
'KOLUMDA ATATÜRK İMZASI VAR DİYE ANNEM VE BABAMA KÜFÜR EDİLDİ'
Sanık İ.Y. ise, "Mustafa Kemal Atatürk dövmelerimden dolayı polis bana laf attı. Ben de kendisine cevap verince, aramızda arbede çıktı. Başka bir polis aramıza girdi. Daha sonra bir arabaya sevk edilip 20 saat tutuldum. Nezaretteyken kemerimiz alındığından pantolonum düştü, bu yüzden de polisle aramda tartışma çıktı. Detaylı aramadan geçtim ve burada sinkaflı küfürlere maruz kaldım. Benim babam emekli astsubaydır. Kolumda Mustafa Kemal Atatürk imzası olan dövme var diye polis tarafından annem ve babama küfür edildi" dedi.
Duruşma, diğer sanıkların savunmalarının alınması için yarın sabah saat 09.30'a ertelendi.
19 Mayıs 2014 Pazartesi
İhalelerde dev vergi ödemede minik!
İhalelerde büyük, vergide küçük
Devletten 8 yılda 70 milyar TL’lik maden alıp, İstanbul’a ikinci gökdeleni dikmeye hazırlanan Alp Gürkan’ın patronu olduğu Holding geçen yıl sadece 758 bin TL vergi ödemiş
Soma’da, “resmi rakamlara göre” 301 madencinin hayatına mal olan ocağı işleten Soma Holding’in, vergi konusunda da cimri davrandığı ortaya çıktı. 2012 yılında 300 milyon liralık ciro yapan, son sekiz yılda 70 milyar liralık kamudan iş alan Soma Holding, 2013 yılı için 758 bin liralık kurumlar vergisi beyanında bulundu.
Holding, KDV konusunda ise alacaklı çıktı. Yani, yaklaşık 6 bin çalışanı bulunan holdingin ödediği vergi, şirkettin sattığı dairenin yarı parası bile etmiyor.
Soma Holding’in vergi karnesi şöyle:
EN BÜYÜK 2’nci MADEN ÜRETİCİSİ
Taraf'tan Hüseyin Özay'ın haberine göre: Türkiye’yi yasa boğan, Soma’daki maden ocağının işletmeci şirketi Soma Holding’in ödediği vergiler de tartışmalara yol açtı. Şirketin kendi verilerine göre, Soma Holding halen 6’sı maden, 1’i inşaat olmak üzere 7 şirketi bünyesinde barındırıyor. Holding, Ciner Grubu’nun ardından Türkiye’nin en büyük ikinci büyük maden üreticisi olarak biliniyor. Son yıllarda yapılan maden işletme ihalelerinin büyük bir bölümünü kazanan holdingin, şu anda işletmesini üstlendiği madenlerinin rezervinin 70 milyar lirayı geçtiği hesaplanıyor. Yani holding, Türkiye’nin önde gelen büyük şirketleri arasında yer alıyor.
ÖDEYECEĞİ VERGİ BELLİ OLDU
Soma vergi dairesine kayıtlı olan holding, kurumlar vergisi ve KDV beyannamesi veriyor. Holding, 2011’de 1.8 milyon liralık matrah beyan etti. Bunun karşılığında ise 364 bin liralık vergi tahahkuku oluştu. 2012’de ise 6.3 milyon liralık matraha karşılık 1.2 milyon liralık vergi tahakkuk etti. 2013 yılı kurumlar vergisi beyannameleri ise yeni verildi. Holdingin, geçen yıl için yaptığı beyanlar ise düştü. Buna göre, holding 3.7 milyon liralık matrah beyan ederken 758 bin 361 liralık bir vergi tahakkuku gerçekleşti.
DEVLETTEN ÜSTE PARA ALACAK
Geçen yılki vergisi sadece 758 bin TL olan Soma Holding ayrıca KDV konusunda da beyanda bulundu. Bu beyanlara göre, holding devletten alacaklı hale geldi. Yani ödediği KDV’lerin tutarı ödeyeceğinden daha fazla olduğu için bir KDV iadesi alacağı oluştu. Böylece, yaklaşık 6 bin çalışanı bulunan ve Türkiye’nin en büyük ikinci maden üreticisi konumunda olan holding, devlette çok düşük oranda bir kurumlar vergisi ödeyecek. KDV’ler konusunda ise holding devletten üstte para alıyor
Devletten 8 yılda 70 milyar TL’lik maden alıp, İstanbul’a ikinci gökdeleni dikmeye hazırlanan Alp Gürkan’ın patronu olduğu Holding geçen yıl sadece 758 bin TL vergi ödemiş
Soma’da, “resmi rakamlara göre” 301 madencinin hayatına mal olan ocağı işleten Soma Holding’in, vergi konusunda da cimri davrandığı ortaya çıktı. 2012 yılında 300 milyon liralık ciro yapan, son sekiz yılda 70 milyar liralık kamudan iş alan Soma Holding, 2013 yılı için 758 bin liralık kurumlar vergisi beyanında bulundu.
Holding, KDV konusunda ise alacaklı çıktı. Yani, yaklaşık 6 bin çalışanı bulunan holdingin ödediği vergi, şirkettin sattığı dairenin yarı parası bile etmiyor.
Soma Holding’in vergi karnesi şöyle:
EN BÜYÜK 2’nci MADEN ÜRETİCİSİ
Taraf'tan Hüseyin Özay'ın haberine göre: Türkiye’yi yasa boğan, Soma’daki maden ocağının işletmeci şirketi Soma Holding’in ödediği vergiler de tartışmalara yol açtı. Şirketin kendi verilerine göre, Soma Holding halen 6’sı maden, 1’i inşaat olmak üzere 7 şirketi bünyesinde barındırıyor. Holding, Ciner Grubu’nun ardından Türkiye’nin en büyük ikinci büyük maden üreticisi olarak biliniyor. Son yıllarda yapılan maden işletme ihalelerinin büyük bir bölümünü kazanan holdingin, şu anda işletmesini üstlendiği madenlerinin rezervinin 70 milyar lirayı geçtiği hesaplanıyor. Yani holding, Türkiye’nin önde gelen büyük şirketleri arasında yer alıyor.
ÖDEYECEĞİ VERGİ BELLİ OLDU
Soma vergi dairesine kayıtlı olan holding, kurumlar vergisi ve KDV beyannamesi veriyor. Holding, 2011’de 1.8 milyon liralık matrah beyan etti. Bunun karşılığında ise 364 bin liralık vergi tahahkuku oluştu. 2012’de ise 6.3 milyon liralık matraha karşılık 1.2 milyon liralık vergi tahakkuk etti. 2013 yılı kurumlar vergisi beyannameleri ise yeni verildi. Holdingin, geçen yıl için yaptığı beyanlar ise düştü. Buna göre, holding 3.7 milyon liralık matrah beyan ederken 758 bin 361 liralık bir vergi tahakkuku gerçekleşti.
DEVLETTEN ÜSTE PARA ALACAK
Geçen yılki vergisi sadece 758 bin TL olan Soma Holding ayrıca KDV konusunda da beyanda bulundu. Bu beyanlara göre, holding devletten alacaklı hale geldi. Yani ödediği KDV’lerin tutarı ödeyeceğinden daha fazla olduğu için bir KDV iadesi alacağı oluştu. Böylece, yaklaşık 6 bin çalışanı bulunan ve Türkiye’nin en büyük ikinci maden üreticisi konumunda olan holding, devlette çok düşük oranda bir kurumlar vergisi ödeyecek. KDV’ler konusunda ise holding devletten üstte para alıyor
Tekmeci müşavire raporu hangi doktor vermiş!
Yusuf Yerkel'in tekme attığı sağ bacağı incinmiş!
Soma'da yere düşen bir kişiye tekme atarken görüntülenen ve 7 günlük iş göremez raporu alan Başbakanlık Müşaviri Yusuf Yerkel'in sağlık raporuna ulaşıldı.
Sağlık raporuna göre Yerkel, tekme attığı gün olan 14 Mayıs'ta saat 20.00'da sağ dizde şişlik ve ağrı şikayetiyle Ankara Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne gelerek, Doktor Servan Gökhan'a muayene oldu.
Yerkel, muayenede sağ dizindeki ağrı ve şişliğin düşme nedeniyle oluştuğunu söyledi. Sağ dizinin filmi çekildikten sonra Yerkel'e yedi gün iş göremezlik raporu verildi.
Yerkel'e şu tanı konuldu:
"Sağ dizde yaklaşık 10X10 cm ödem (sislik), ekimoz (kızarıklık) ve yumuşak doku şişliği, sol omuz ve göğüs ön yüzde ekimoz ve yumuşak doku şişliği mevcuttur. Extremite (kol ve bacak) hareketlerinde hassasiyet ve yürümede güçlük mevcut olup hastada yaygın yumuşak doku travmasi mevcuttur. Hastaya 7 gün iş göremezlik raporu verilmişti.
Soma'da yere düşen bir kişiye tekme atarken görüntülenen ve 7 günlük iş göremez raporu alan Başbakanlık Müşaviri Yusuf Yerkel'in sağlık raporuna ulaşıldı.
Sağlık raporuna göre Yerkel, tekme attığı gün olan 14 Mayıs'ta saat 20.00'da sağ dizde şişlik ve ağrı şikayetiyle Ankara Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne gelerek, Doktor Servan Gökhan'a muayene oldu.
Yerkel, muayenede sağ dizindeki ağrı ve şişliğin düşme nedeniyle oluştuğunu söyledi. Sağ dizinin filmi çekildikten sonra Yerkel'e yedi gün iş göremezlik raporu verildi.
Yerkel'e şu tanı konuldu:
"Sağ dizde yaklaşık 10X10 cm ödem (sislik), ekimoz (kızarıklık) ve yumuşak doku şişliği, sol omuz ve göğüs ön yüzde ekimoz ve yumuşak doku şişliği mevcuttur. Extremite (kol ve bacak) hareketlerinde hassasiyet ve yürümede güçlük mevcut olup hastada yaygın yumuşak doku travmasi mevcuttur. Hastaya 7 gün iş göremezlik raporu verilmişti.
"Soma faciası sorumlularına ana avrat küfretmek istiyorum."
Soma'da 301 maden işçisinin hayatını kaybettiği facianın ardından bölgeye gidenler arasında Tuba Ünsal ile Tuğçe Kazaz da vardı.
Tuba Ünsal ''Soma'ya vardığımızda ilçeye girişler kapalıydı. Bizden mi korkuyorlar? O kadar kızdım kı saatlerce susmadan küfür etmek istiyorum. Oradaki insanların imamdan çok psikoloğa ihtiyacı var'' dedi.
Tuba Ünsal ''Soma'ya vardığımızda ilçeye girişler kapalıydı. Bizden mi korkuyorlar? O kadar kızdım kı saatlerce susmadan küfür etmek istiyorum. Oradaki insanların imamdan çok psikoloğa ihtiyacı var'' dedi.
Soma Holding'e devletten resmen ihale yağmış
Uçan kuşa borçlu
Soma’da 301 madenciye mezar olan madenin işletmecisi Soma Holding, 1984’te kuruldu. İzmir ve Manisa çevresinde küçük çaplı madenler işletti. 2004 yılına kadar borç batağındaydı. Holdingin kaderi Türkiye
Kömür İşletmeleri’nden (TKİ) 2005’te alınan ilk ihale ile değişmeye başladı. Bu tarihten beri şirket devletten 60-70 milyar liralık ihale aldı. İhalelerden bazıları şöyle:
İhalesiz verildi
SOMA GEVENTEPE:
8 Eylül 2005’te TKİ ile sözleşme imzalayarak madenin işlemesini aldı. Yıllık 1 milyon ton kömür üretilmesi öngörüldü ve 2016’ya kadar yetki verildi.
MERKEZ OCAK:
TKİ, ihalesiz olarak Geventepe’nin yanındaki sahaları da şirkete vermeye başladı. 2012’de 6 milyon ton rezervi bulunan Merkez Ocağı şirkete verildi.
IŞIKLAR SAHASI:
Soma’daki Işıklar Sahası aynı dönemde Soma Holding’e ihalesiz tahsis edildi.
EYNEZ BÖLGESİ:
Facianın yaşandığı bu sahayı Ciner Grubu işletiyordu. 2009’da Soma Holding’e devretti.
Yürü ya kulum!..
ZONGULDAK SAHASI:
2011’de şirket madencilik ihalesinde adeta kadrolu hale geldi. Zonguldak Bağlık-İnağzı’ndaki kömür sahasının 36 yıllık işletme hakkını kazandı.
YENİ ÇELTEK SAHASI:
2013’te ise Amasya Merzifon’daki maden sahasının işetme hakkı 35 yıllığına Soma Holding’e devredildi. Yıllık 1.2 milyon ton maden üretilmesi öngörülüyor. Aynı bölgede 405 megavat gücünde bir de santral kurulacak. TKİ ise Soma A.Ş.’den ihalesiz bir şekilde kömür temin ediyor. TKİ’nin ihale yaparak aldığı kömürden çok daha fazla para ödediği belirtiliyor.
Soma’da 301 madenciye mezar olan madenin işletmecisi Soma Holding, 1984’te kuruldu. İzmir ve Manisa çevresinde küçük çaplı madenler işletti. 2004 yılına kadar borç batağındaydı. Holdingin kaderi Türkiye
Kömür İşletmeleri’nden (TKİ) 2005’te alınan ilk ihale ile değişmeye başladı. Bu tarihten beri şirket devletten 60-70 milyar liralık ihale aldı. İhalelerden bazıları şöyle:
İhalesiz verildi
SOMA GEVENTEPE:
8 Eylül 2005’te TKİ ile sözleşme imzalayarak madenin işlemesini aldı. Yıllık 1 milyon ton kömür üretilmesi öngörüldü ve 2016’ya kadar yetki verildi.
MERKEZ OCAK:
TKİ, ihalesiz olarak Geventepe’nin yanındaki sahaları da şirkete vermeye başladı. 2012’de 6 milyon ton rezervi bulunan Merkez Ocağı şirkete verildi.
IŞIKLAR SAHASI:
Soma’daki Işıklar Sahası aynı dönemde Soma Holding’e ihalesiz tahsis edildi.
EYNEZ BÖLGESİ:
Facianın yaşandığı bu sahayı Ciner Grubu işletiyordu. 2009’da Soma Holding’e devretti.
Yürü ya kulum!..
ZONGULDAK SAHASI:
2011’de şirket madencilik ihalesinde adeta kadrolu hale geldi. Zonguldak Bağlık-İnağzı’ndaki kömür sahasının 36 yıllık işletme hakkını kazandı.
YENİ ÇELTEK SAHASI:
2013’te ise Amasya Merzifon’daki maden sahasının işetme hakkı 35 yıllığına Soma Holding’e devredildi. Yıllık 1.2 milyon ton maden üretilmesi öngörülüyor. Aynı bölgede 405 megavat gücünde bir de santral kurulacak. TKİ ise Soma A.Ş.’den ihalesiz bir şekilde kömür temin ediyor. TKİ’nin ihale yaparak aldığı kömürden çok daha fazla para ödediği belirtiliyor.
17 Mayıs 2014 Cumartesi
Somadaki bu hırsızlar tam şerefsiz çıktılar!
Soma'daki faciada birçok maden işçisi yardım için facianın meydana geldiği Eynez Madenciliğe ait maden ocağına akın etti. Yaşanan kargaşa sırasında durumu fırsat bilen bazı kişiler de bu durumu fırsat bildi.
Salı günü meydana gelen maden kazasından sonra birçok maden işçisi yardım için facianın meydana geldiği Eynez Madenciliğe ait maden ocağına akın etti. Kurtarma ekiplerinde yer alan madenciler, yerin 2 bin metre altında kalan arkadaşlarını kurtarmak için soyunma odasında üzerlerini değiştirdikten sonra madene indi.
Özellikle salı ve çarşamba günleri madenin girişlerinde kontrol noktası olmamasından dolayı olayı merak eden binlerce kişi de madene akın etti. Maden ocağı sahasında adım atacak yer kalmazken, yaşanan kargaşa sırasında durumu fırsat bilen bazı kişilerin de yer altında mahsur alan işçiler ile onları kurtarmak için madene inen işçilerin soyunma odasına hırsızlık amaçlı dadandığı ortaya çıktı.
İddiaya göre, büyük kargaşa sırasında soyunma odasına giren kişi ya da kişilerin dolapları kırarak hırsızlık yaptı. İki kişinin cep telefonu, bir kişinin ise parasını alan vicdansızların kayıplara karıştığı öğrenildi. Cep telefonları ile parası çalınan işçilerin olayı maden şirketin yetkilerine bildirmesi ile ortaya çıktığı öğrenildi. Şirketin depo sorumluları, "Olay bize bildirildiğinde soyanma odasına gittik. Birçok dolabın kırıldığını gördük. Herkes can derdindeyken bazıları hırsızlık yapmış" dedi.
Salı günü meydana gelen maden kazasından sonra birçok maden işçisi yardım için facianın meydana geldiği Eynez Madenciliğe ait maden ocağına akın etti. Kurtarma ekiplerinde yer alan madenciler, yerin 2 bin metre altında kalan arkadaşlarını kurtarmak için soyunma odasında üzerlerini değiştirdikten sonra madene indi.
Özellikle salı ve çarşamba günleri madenin girişlerinde kontrol noktası olmamasından dolayı olayı merak eden binlerce kişi de madene akın etti. Maden ocağı sahasında adım atacak yer kalmazken, yaşanan kargaşa sırasında durumu fırsat bilen bazı kişilerin de yer altında mahsur alan işçiler ile onları kurtarmak için madene inen işçilerin soyunma odasına hırsızlık amaçlı dadandığı ortaya çıktı.
İddiaya göre, büyük kargaşa sırasında soyunma odasına giren kişi ya da kişilerin dolapları kırarak hırsızlık yaptı. İki kişinin cep telefonu, bir kişinin ise parasını alan vicdansızların kayıplara karıştığı öğrenildi. Cep telefonları ile parası çalınan işçilerin olayı maden şirketin yetkilerine bildirmesi ile ortaya çıktığı öğrenildi. Şirketin depo sorumluları, "Olay bize bildirildiğinde soyanma odasına gittik. Birçok dolabın kırıldığını gördük. Herkes can derdindeyken bazıları hırsızlık yapmış" dedi.
16 Mayıs 2014 Cuma
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
Etkileşim : Bu Yazı Hakkında Ne Düşünüyorsun
Bu İçerik Hakkındaki Görüşünüz
Teşekkürler. Görüşünüz bizim için çok değerli.
Aramak istediğiniz kelimeyi yukarıya yazıp ARA'ya basın.





















