Manisa'nın Soma İlçesi'nde, 301 işçinin can verdiği maden faciasının ardından en çok tartışılan konulardan biri olan, kurtulan işçilerin şikayet ettiği gaz maskeleri ortaya çıktı.
Karbonmonoksit gazından korunmaları için işçilere dağıtılan gaz maskelerinin Çin yapımı olduğu, son kullanım tarihlerinin geçtiği, küflendiği ve kullanımının da çok ilkel şekilde yapılabildiği görüldü.
Soma Kömür İşletmeleri A.Ş.’ye ait ocakta 13 Mayıs’ta meydana gelen faciada 301 işçi yaşamlarını yitirdi, 486 işçi ise yaralı olarak kurtarıldı. Facianın ardından şirket yetkililerinin açıklamalarında, işçilerin gaz maskelerinin bulunduğu ve o anda yanlarında olduğu bilgisine yer verildi. Aynı açıklamalarda, bu maskelerin 45 dakikalık bir süre için işçilerin hayatta kalmalarını sağladığı da ileri sürüldü. Kurtulan işçilerden bazıları ise olay sırasında açtıkları gaz maskelerinin küflü olduğunu, bazıları ise çok kısa sürede tükendiğini öne sürdü.
İşçilerin yanında bulunduğu söylenen, kurtulan işçilerin ise şitayet ettiği o gaz maskeleri bugün ortaya çıktı. Maden şirketlerinde 9 yıldır çalışan Barış Kılıç’ın gösterdiği gaz maskesinin hiç bakımdan geçirmeden işçilere zimmetlendiği, içerisindeki havanın 45 dakika yerine sadece 10 dakika sürdüğü ve kullanımının da ilkel şekillerde yapıldığı belirlendi.
350 TL CEZA VERİLDİ
Gaz maskesini takıp uygulamalı olarak da gösteren Barış Kılıç, “Ben 9 yıldır bu şirkette çalışıyorum. Ve bana bu maskeyi verdikten sonra bir daha ne bakımını yaptılar ne de kullanmayı öğrettiler. Sadece bir kez kazayla kapağı açıldı. O zaman vardiye amirlerimiz bize nasıl kullanacağımızı gösterdi. Onun haricinde ben ve arkadaşlarım kimse bilmiyordu kullanımını. Hatta kapağı açıldığı için benden o zamanki maaşımın yarısı olan 350 TL’yi ceza kestiler” dedi.
Gaz maskesinin insan canını kurtarmadığını aksine kendi çalışmalarını da zorlaştırdığını dile getiren Barış Kılıç, “Bu maskeler ocağa indiğimiz sırada yanımızda bulunuyor. Ama çok eskilerden yapılmış bir maske, kullanımı çok zor. İnsan kafasına göre takamıyor. Ağzına oturmuyor. Üstelik Çin işi olan bu maskelerin çoğunun da kullanım tarihi geçmiş durumda. İşçinin hiç önemi yok onlar için. Olsa bu zamanda devirde, böyle bir maskeyle işçiler madene gönderilir mi? Zaten taktıktan 10 dakika sonra bitiyor ve aşırı ısınıyor. İnsan kaçmaya çalıştığı sırada nefes bile alamıyor” dedi.
işçi sağlığı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
işçi sağlığı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
21 Mayıs 2014 Çarşamba
19 Mayıs 2014 Pazartesi
"Somalılar korkudan konuşamıyor!"
Soma’da meydana gelen kazanın sıradan bir kaza olmadığını söyleyen Balkız, 301 şehit ailemiz var. Yapacağımız hukuki yardımın hepsini planladık. Kriz masası oluşturduk. Hukuki yardım taahhüdü verdik. Veraset ilamı almaktan, davalar sonuçlanıncaya kadar harç masrafları da dahil olmak üzere bu yardımlar verilecek.
Kazanın meydana geldiği ocak kapatıldı. Diğer iki ocakta da iş başı çağrısı yapmışlar. Yarın kazazede işçilerimizin dışındaki işçiler kendi işlerini yapmaya başlayacaklar. Bazı tereddütler geldi. Valimizi aradım. ‘O da derhal bu konuda çalışma bakanlığı ve ilgili iş güvenliğini arayacağım’ dedi” diye konuştu.
“BU SORUŞTURMA UZUN SÜRECEK DAHA BELGE VE BİLGİLER GELECEK
Balkız, “Bu soruşturma uzun sürecek. Daha belge ve bilgiler gelecek” dedi. CNN Türk’te Manisa Soma kazasına ilişkin Gazeteci Şirin Payzın’ın sorularını yanıtlayan
Balkız, madende hayatını kaybedenlerin eşlerinin resmi nikahı olmasa dahi hukuki hakları olduğunu, bunları koruyacaklarını söyledi.
ŞİRKET İŞÇİLERE KAĞIT İMZALATTI İDDİASI
Maden işçilerinin yakınlarına, şirket yetkilileri tarafından dava açmayacaklarına dair bir kağıt imzalatıldı iddialarına yanıt veren Balkız, “Böyle duyumları biz de aldık. Şahsen bana ulaşmış bir belge yok. Böyle bir imza atıldığına dair bize herhangi bir sonuç gelmedi” açıklamasında bulundu.
DELİLLERİN ORTADAN KALDIRILDI MI?
Maden kazasına ilişkin delillerin tamamen ortadan kaldırılmadığını söyleyen Balkız, “Denetlenmesini istiyoruz savcılarımıza çağrıda bulunuyoruz. Gerekli belge ve sertifika alınmamadan yapılan bir iş varsa, hata zincirleri çok büyüktür. Delillerin tamamen ortadan kaldırıldığı gibi bir kaygı içerisinde değiliz. Gecikmiş de değiliz. Madenin içerisine girildiği zaman bu yangına veya çöküntüye sebep olan her şeyin tespit edileceği inancındayız” ifadelerini kullandı.
“MADENDE, SURİYELİ İŞÇİLERİN ÇALIŞTIRILDIĞI İDDİALARI”
Madende, Suriyeli işçilerin çalıştırıldığı iddialarına yanıt veren Balkız, “Konuya ilişki bir tane somut tespit yapılmış değil” dedi.
“CEZA DAVASINA DA MÜDAHİLİZ”
Baro olarak ceza davasına da müdahil olduklarını belirten Balkız, “Raporlama çalışması yapılacak. Çağdaş avukatlar gurubu da Cumhuriyet Başsavcılığı’na şikâyette bulundu. Ceza davasına da müdahiliz. Bu işin organizasyonu sadece Manisa Barosu yürütecek” dedi.
“ŞUNU HİSSEDİYORUM, SOMALI KORKUYOR, KONUŞMUYOR”
“Somalı korkuyor, konuşmuyor” diyerek açıklamasına devam eden Balkız, “Ben de şunu hissediyorum, Somalı korkuyor, konuşmuyor. Biz diyoruz ki biz hukukçuyuz. Biz sizin her türlü sorumluluğunuzu almışız. Bu davayı sonuna kadar götüreceğiz. Siz buradan yarın gideceksiniz bizim durumumuz ne olacak 10 bin çalışan varsa 9 bin çalışanın borcu var. Türkiye’deki maden ocaklarındaki güvenlik tedbirlerinin yeniden artırılmalı. Yaşam odası diye bir uygulama yok. Mecburiyet olmadığı için bu uygulanmıyor” diye konuştu.
Madende, Suriyeli işçilerin çalıştırıldığı iddialarına yanıt veren Balkız, “Konuya ilişki bir tane somut tespit yapılmış değil” dedi.
“CEZA DAVASINA DA MÜDAHİLİZ
Baro olarak ceza davasına da müdahil olduklarını belirten Balkız, “Raporlama çalışması yapılacak. Çağdaş avukatlar gurubu da Cumhuriyet Başsavcılığı’na şikâyette bulundu. Ceza davasına da müdahiliz. Bu işin organizasyonu sadece Manisa Barosu yürütecek” dedi.
“ŞUNU HİSSEDİYORUM, SOMALI KORKUYOR, KONUŞMUYOR”
“Somalı korkuyor, konuşmuyor” diyerek açıklamasına devam eden Balkız, “Ben de şunu hissediyorum, Somalı korkuyor, konuşmuyor. Biz diyoruz ki biz hukukçuyuz. Biz sizin her türlü sorumluluğunuzu almışız. Bu davayı sonuna kadar götüreceğiz. Siz buradan yarın gideceksiniz bizim durumumuz ne olacak 10 bin çalışan varsa 9 bin çalışanın borcu var. Türkiye’deki maden ocaklarındaki güvenlik tedbirlerinin yeniden artırılmalı. Yaşam odası diye bir uygulama yok. Mecburiyet olmadığı için bu uygulanmıyor” diye konuştu.
Kazanın meydana geldiği ocak kapatıldı. Diğer iki ocakta da iş başı çağrısı yapmışlar. Yarın kazazede işçilerimizin dışındaki işçiler kendi işlerini yapmaya başlayacaklar. Bazı tereddütler geldi. Valimizi aradım. ‘O da derhal bu konuda çalışma bakanlığı ve ilgili iş güvenliğini arayacağım’ dedi” diye konuştu.
“BU SORUŞTURMA UZUN SÜRECEK DAHA BELGE VE BİLGİLER GELECEK
Balkız, “Bu soruşturma uzun sürecek. Daha belge ve bilgiler gelecek” dedi. CNN Türk’te Manisa Soma kazasına ilişkin Gazeteci Şirin Payzın’ın sorularını yanıtlayan
Balkız, madende hayatını kaybedenlerin eşlerinin resmi nikahı olmasa dahi hukuki hakları olduğunu, bunları koruyacaklarını söyledi.
ŞİRKET İŞÇİLERE KAĞIT İMZALATTI İDDİASI
Maden işçilerinin yakınlarına, şirket yetkilileri tarafından dava açmayacaklarına dair bir kağıt imzalatıldı iddialarına yanıt veren Balkız, “Böyle duyumları biz de aldık. Şahsen bana ulaşmış bir belge yok. Böyle bir imza atıldığına dair bize herhangi bir sonuç gelmedi” açıklamasında bulundu.
DELİLLERİN ORTADAN KALDIRILDI MI?
Maden kazasına ilişkin delillerin tamamen ortadan kaldırılmadığını söyleyen Balkız, “Denetlenmesini istiyoruz savcılarımıza çağrıda bulunuyoruz. Gerekli belge ve sertifika alınmamadan yapılan bir iş varsa, hata zincirleri çok büyüktür. Delillerin tamamen ortadan kaldırıldığı gibi bir kaygı içerisinde değiliz. Gecikmiş de değiliz. Madenin içerisine girildiği zaman bu yangına veya çöküntüye sebep olan her şeyin tespit edileceği inancındayız” ifadelerini kullandı.
“MADENDE, SURİYELİ İŞÇİLERİN ÇALIŞTIRILDIĞI İDDİALARI”
Madende, Suriyeli işçilerin çalıştırıldığı iddialarına yanıt veren Balkız, “Konuya ilişki bir tane somut tespit yapılmış değil” dedi.
“CEZA DAVASINA DA MÜDAHİLİZ”
Baro olarak ceza davasına da müdahil olduklarını belirten Balkız, “Raporlama çalışması yapılacak. Çağdaş avukatlar gurubu da Cumhuriyet Başsavcılığı’na şikâyette bulundu. Ceza davasına da müdahiliz. Bu işin organizasyonu sadece Manisa Barosu yürütecek” dedi.
“ŞUNU HİSSEDİYORUM, SOMALI KORKUYOR, KONUŞMUYOR”
“Somalı korkuyor, konuşmuyor” diyerek açıklamasına devam eden Balkız, “Ben de şunu hissediyorum, Somalı korkuyor, konuşmuyor. Biz diyoruz ki biz hukukçuyuz. Biz sizin her türlü sorumluluğunuzu almışız. Bu davayı sonuna kadar götüreceğiz. Siz buradan yarın gideceksiniz bizim durumumuz ne olacak 10 bin çalışan varsa 9 bin çalışanın borcu var. Türkiye’deki maden ocaklarındaki güvenlik tedbirlerinin yeniden artırılmalı. Yaşam odası diye bir uygulama yok. Mecburiyet olmadığı için bu uygulanmıyor” diye konuştu.
Madende, Suriyeli işçilerin çalıştırıldığı iddialarına yanıt veren Balkız, “Konuya ilişki bir tane somut tespit yapılmış değil” dedi.
“CEZA DAVASINA DA MÜDAHİLİZ
Baro olarak ceza davasına da müdahil olduklarını belirten Balkız, “Raporlama çalışması yapılacak. Çağdaş avukatlar gurubu da Cumhuriyet Başsavcılığı’na şikâyette bulundu. Ceza davasına da müdahiliz. Bu işin organizasyonu sadece Manisa Barosu yürütecek” dedi.
“ŞUNU HİSSEDİYORUM, SOMALI KORKUYOR, KONUŞMUYOR”
“Somalı korkuyor, konuşmuyor” diyerek açıklamasına devam eden Balkız, “Ben de şunu hissediyorum, Somalı korkuyor, konuşmuyor. Biz diyoruz ki biz hukukçuyuz. Biz sizin her türlü sorumluluğunuzu almışız. Bu davayı sonuna kadar götüreceğiz. Siz buradan yarın gideceksiniz bizim durumumuz ne olacak 10 bin çalışan varsa 9 bin çalışanın borcu var. Türkiye’deki maden ocaklarındaki güvenlik tedbirlerinin yeniden artırılmalı. Yaşam odası diye bir uygulama yok. Mecburiyet olmadığı için bu uygulanmıyor” diye konuştu.
Patronun oğluna denetimli serbestlik isteği!
Soma Kömür İşletmeleri Genel Müdürü Ramazan Doğru gözaltına alındı. Savcı, şirketin Yönetim Kurulu Başkanı Can Gürkan'ı, denetimli serbestlik yasasından yararlanarak serbest bırakılması istemiyle mahkemeye sevk etti.
Savcı ayrıca Can Gürkan dışındaki 5 kişiyi, tutuklanmaları talebiyle mahkemeye sevk etti.
Can Gürkan'ın savcılıktaki sorgusunda kendisinin ve şirketinin herhangi bir ihmalinin olmadığını, olayın bir kaza olduğunu söylediği öğrenildi.
BİR KİŞİ DAHA TUTUKLANDI
Adliyeye sevk edilen teknisyen Mehmet Ali Günay Çelik tutuklandı. Naci Kor, İsmail Adalı, Nazmi Cem Nesimoğulları ve Necati Karadeniz denetimli serbestlik yasası kapsamında serbest bırakıldı.
Alp Gürkan'ın oğlu ve Soma Kömür İşletmeleri A.Ş.'nin Yönetim kurulu Başkanı Can Gürkan ise mahkemede ifade vermeye başladı.
Savcı ayrıca Can Gürkan dışındaki 5 kişiyi, tutuklanmaları talebiyle mahkemeye sevk etti.
Can Gürkan'ın savcılıktaki sorgusunda kendisinin ve şirketinin herhangi bir ihmalinin olmadığını, olayın bir kaza olduğunu söylediği öğrenildi.
BİR KİŞİ DAHA TUTUKLANDI
Adliyeye sevk edilen teknisyen Mehmet Ali Günay Çelik tutuklandı. Naci Kor, İsmail Adalı, Nazmi Cem Nesimoğulları ve Necati Karadeniz denetimli serbestlik yasası kapsamında serbest bırakıldı.
Alp Gürkan'ın oğlu ve Soma Kömür İşletmeleri A.Ş.'nin Yönetim kurulu Başkanı Can Gürkan ise mahkemede ifade vermeye başladı.
17 Mayıs 2014 Cumartesi
Teknisyen faciayı 17 gün önce haber vermiş.
Teknisyeni dinleyip önlem alsalardı kimse ölmeyecekti.
MANİSA’nın Soma İlçesi’ndeki maden faciası andından cenazeler toprağa verilirken, bir yandan nedenleri konusunda tartışmalar sürüyor. Madenden 6 arkadaşıyla birlikte sağ kurtulan 39 yaşındaki Mehmet Ali Dinçer, teknisyen arkadaşının "Kablolar dayanmaz" diyerek 17 gün önce vardiya amirlerini uyardığını ancak dinletemediğini öne sürerek, "Dediği gibi de oldu, faciayla sonuçlandı" dedi.
kadaşlarının kaybetttiği için yaşadığına sevinemediğini belirten 9 yıllık madenci Mehmet Ali Dinçer, mesaileri bitmek üzereyken vardiya amirlerinin yanına geldiğini anlatarak, “Ocakta patlama oldu sizleri güvenli bir bölgeye götüreceğiz” dediğini söyledi. Dinçer, şunları anlattı: “Yürümeye başladık. Ne kadar yürüdüğümüzü hatırlamıyorum . Belirli bir mesafeden sonra bulunduğumuz bölgeyi duman bastı. Yürüyemez olduk. Bunun üzerine kalın hava borularını testere ile kestik. Bu arada ne kadar zaman geçtiğini bilmiyorum, bu defa amirlerimiz, ’Mekanize denilen ayak içine gideceğiz orada temiz hava var’ dedi. Toplam 142 kişi oraya indik. Gerçekten de burada temiz hava vardı. Ama bir süre sonra o bölgeyi de duman bastı. Kimse hareket edemez oldu. Çoğu arkadaşım bayılmaya başladı. Bazı arkadaşlarım da dua edip, teyemmüm abdesti almaya başladı.
İçimizden namaz kılmaya başlayan bile vardı. Acı feryatlar bağırışmalar vardı. İlk duman geldiğinde maskemi takmıştım. 45 dakika koruma özelliğine karşın, maskemi hiç çıkarmadım ’Ölürsem, maskeyle öleyim’ dedim. Maske burnumu acıtmaya başlayınca, 1.5 dakika kadar çıkardım. Bu kısa sürede aldığım zehirli hava içimi yakmaya başladı. Herkeste ’Burada öleceğim’ yönünde feryatlar vardı. Dua edenlerin sayısı artmıştı. Kimi anne babasına, kimi de çocuklarına kavuşmak için dua ediyordu. Bu arada birkaç vardiya amirinin bayıldığını gördüm.
Bir ara üşümeye başladım, içeriye aşırı soğuk hava geldi. O an içeri temiz hava verilmeye başladığını anladım. Hava iyice soğumaya başladığında bir arkadaşımız yanıma gelip, ’İyi misin?’ işareti yaptı. İyi olduğumu söyleyince, ’Haydi çıkıyoruz o zaman’ dedi. 142 kişiden sadece 6 kişi kalmıştık. Yerdekilerin üstüne basa basa yukarı çıkmak zorunda kaldık. Biraz yukarı çıkınca yine daha önce boruları deldiğimiz yere ulaştık. 2 dakika burada kalıp, yine yürümeye başladık. ’Düz ayak’ dediğimiz yere geldiğimizde kurtulduğumuzu hissettim. O an, kendime ’Bu bölgede 3 gün de kalsak ölmeyiz’ dedim. Kurtulacağımıza inancım artmıştı. Öyle de oldu.”
ELEKTRİK TEKNİKERİ UYARMIŞTI İDDİASI
Madendeki facianın nedeniyle ilgili iddiada bulunan Mehmet Ali Dinçer, şöyle devam etti: “Elektrik teknikeri arkadaşım Ergun Sidal, 17 gün önce vardiya amirlerine, ’Bu kablo panoyu taşımaz. Mutlaka bir arıza olacak ve faciayla sonuçlanacak’ dediğini duydum. Arkadaşım bize sürekli, ’Hepimizin ölümü burada olacak. Bir gün hepimizin buradan cenazesini çıkaracaklar’ duyordu. Dediği gibi de oldu. Facia ile sonuçlandı” dedi.
MANİSA’nın Soma İlçesi’ndeki maden faciası andından cenazeler toprağa verilirken, bir yandan nedenleri konusunda tartışmalar sürüyor. Madenden 6 arkadaşıyla birlikte sağ kurtulan 39 yaşındaki Mehmet Ali Dinçer, teknisyen arkadaşının "Kablolar dayanmaz" diyerek 17 gün önce vardiya amirlerini uyardığını ancak dinletemediğini öne sürerek, "Dediği gibi de oldu, faciayla sonuçlandı" dedi.
kadaşlarının kaybetttiği için yaşadığına sevinemediğini belirten 9 yıllık madenci Mehmet Ali Dinçer, mesaileri bitmek üzereyken vardiya amirlerinin yanına geldiğini anlatarak, “Ocakta patlama oldu sizleri güvenli bir bölgeye götüreceğiz” dediğini söyledi. Dinçer, şunları anlattı: “Yürümeye başladık. Ne kadar yürüdüğümüzü hatırlamıyorum . Belirli bir mesafeden sonra bulunduğumuz bölgeyi duman bastı. Yürüyemez olduk. Bunun üzerine kalın hava borularını testere ile kestik. Bu arada ne kadar zaman geçtiğini bilmiyorum, bu defa amirlerimiz, ’Mekanize denilen ayak içine gideceğiz orada temiz hava var’ dedi. Toplam 142 kişi oraya indik. Gerçekten de burada temiz hava vardı. Ama bir süre sonra o bölgeyi de duman bastı. Kimse hareket edemez oldu. Çoğu arkadaşım bayılmaya başladı. Bazı arkadaşlarım da dua edip, teyemmüm abdesti almaya başladı.
İçimizden namaz kılmaya başlayan bile vardı. Acı feryatlar bağırışmalar vardı. İlk duman geldiğinde maskemi takmıştım. 45 dakika koruma özelliğine karşın, maskemi hiç çıkarmadım ’Ölürsem, maskeyle öleyim’ dedim. Maske burnumu acıtmaya başlayınca, 1.5 dakika kadar çıkardım. Bu kısa sürede aldığım zehirli hava içimi yakmaya başladı. Herkeste ’Burada öleceğim’ yönünde feryatlar vardı. Dua edenlerin sayısı artmıştı. Kimi anne babasına, kimi de çocuklarına kavuşmak için dua ediyordu. Bu arada birkaç vardiya amirinin bayıldığını gördüm.
Bir ara üşümeye başladım, içeriye aşırı soğuk hava geldi. O an içeri temiz hava verilmeye başladığını anladım. Hava iyice soğumaya başladığında bir arkadaşımız yanıma gelip, ’İyi misin?’ işareti yaptı. İyi olduğumu söyleyince, ’Haydi çıkıyoruz o zaman’ dedi. 142 kişiden sadece 6 kişi kalmıştık. Yerdekilerin üstüne basa basa yukarı çıkmak zorunda kaldık. Biraz yukarı çıkınca yine daha önce boruları deldiğimiz yere ulaştık. 2 dakika burada kalıp, yine yürümeye başladık. ’Düz ayak’ dediğimiz yere geldiğimizde kurtulduğumuzu hissettim. O an, kendime ’Bu bölgede 3 gün de kalsak ölmeyiz’ dedim. Kurtulacağımıza inancım artmıştı. Öyle de oldu.”
ELEKTRİK TEKNİKERİ UYARMIŞTI İDDİASI
Madendeki facianın nedeniyle ilgili iddiada bulunan Mehmet Ali Dinçer, şöyle devam etti: “Elektrik teknikeri arkadaşım Ergun Sidal, 17 gün önce vardiya amirlerine, ’Bu kablo panoyu taşımaz. Mutlaka bir arıza olacak ve faciayla sonuçlanacak’ dediğini duydum. Arkadaşım bize sürekli, ’Hepimizin ölümü burada olacak. Bir gün hepimizin buradan cenazesini çıkaracaklar’ duyordu. Dediği gibi de oldu. Facia ile sonuçlandı” dedi.
16 Mayıs 2014 Cuma
Soma Madencilik'ten kurtulan işçilere tehdit mesajı.
Soma Madencilik'ten kurtulan işçilere tehdit mesajı gönderdi iddiası.
Şirket çalışanlarının dikkatine diye başlayan mesaj şöyle:
16.05.2014 yarın sabah 05.00 herkes kendi mıntıkasına gidecektir.dışarda toplanılmayacak en küçük bir olaya karışan personel işten atılacaktır.
Şirket çalışanlarının dikkatine diye başlayan mesaj şöyle:
16.05.2014 yarın sabah 05.00 herkes kendi mıntıkasına gidecektir.dışarda toplanılmayacak en küçük bir olaya karışan personel işten atılacaktır.
Hani yalandı.Madende 16 yaşında çalışmaya başlamış.
Madende çalışmaya 16 yaşında başlamış!
Soma'daki maden faciasında hayatını kaybeden 19 yaşındaki Cemal Yıldız'ın 16 yaşında madene girdiği ve 3 yıldır madende çalıştığı ortaya çıktı.
Soma'daki maden faciasının ardından gündeme gelen önemli konulardan biri de madende 18 yaşından küçük işçilerin çalıştırılıp çalıştırılmadığı oldu.
Facianın ertesi günü, Cemal Yıldız'ın dayısı olduğunu söyleyen bir kişi, yeğenin 15 yaşında hayatını kaybettiğini söylemişti. Bu iddialar hem hükümet , hem de madenci holding tarafından yalanlanmış, Yıldız'ın ailesi de çocuklarının 15 değil, 19 yaşında olduğunu söylemişti.
Sol.org.tr’nin haberine göre 19 yaşında hayatını kaybeden Cemal Yıldız, madende çalışmaya 16 yaşında başlamış. Yıldız'ı tanıdığını söyleyen bir kişinin soL’a verdiği bilgiye göre genç işçi okul masraflarını karşılamak için 2011 yılında madende alışmaya başlamış.
Cemal Yıldız, 9 Kasım 2011 tarihinde Facebook hesabından paylaştığı bir gönderide, "Soma kömürleri.d" diyor. "Ne iş cemo?" diye soran bir arkadaşına da "maden ocana abi işe başladm" cevabını veriyor.
Soma'daki maden faciasında hayatını kaybeden 19 yaşındaki Cemal Yıldız'ın 16 yaşında madene girdiği ve 3 yıldır madende çalıştığı ortaya çıktı.
Soma'daki maden faciasının ardından gündeme gelen önemli konulardan biri de madende 18 yaşından küçük işçilerin çalıştırılıp çalıştırılmadığı oldu.
Facianın ertesi günü, Cemal Yıldız'ın dayısı olduğunu söyleyen bir kişi, yeğenin 15 yaşında hayatını kaybettiğini söylemişti. Bu iddialar hem hükümet , hem de madenci holding tarafından yalanlanmış, Yıldız'ın ailesi de çocuklarının 15 değil, 19 yaşında olduğunu söylemişti.
Sol.org.tr’nin haberine göre 19 yaşında hayatını kaybeden Cemal Yıldız, madende çalışmaya 16 yaşında başlamış. Yıldız'ı tanıdığını söyleyen bir kişinin soL’a verdiği bilgiye göre genç işçi okul masraflarını karşılamak için 2011 yılında madende alışmaya başlamış.
Cemal Yıldız, 9 Kasım 2011 tarihinde Facebook hesabından paylaştığı bir gönderide, "Soma kömürleri.d" diyor. "Ne iş cemo?" diye soran bir arkadaşına da "maden ocana abi işe başladm" cevabını veriyor.
İçerde kalan 450 madencinin üzerine beton döküldü iddiası!
HaberTürk yazarı Ali Tezel, Soma'da yaşanan faciayla ilgili şoke edecek bir iddiada bulundu. Twitter'dan paylaştığı iddiasında Tezel, içinde işçi olan beş galeriden ikisine hiç ulaşılamadığını ve içerideki yangını söndürmek için betonlaşsın diye su pompalandığını söyledi. Tezel bir korkunç iddiada daha bulundu.
Soma'da 2 gün önce meydana gelen maden kazasında bilanço sürekli artarken HaberTürk yazarı sosyal güvenlik uzmanı Ali Tezel, Twitter'dan paylaştığı şok iddialarla kafaları karıştırdı. Ali Tezel'in iddiasına göre cesedi çıkartılan 283 maden işçisinin haricinde aşağıda kalan madencilere ulaşılması artık mümkün gözükmüyor.
Tezel, aşağıda kalan 450 işçinin artık çıkarılma şansının kalmadığını ve haklarında gaiplik kararı verileceğini açıklarken şok bir iddiayı daha dile getiriyor. İş cinayetine neden olan patlamanın trafodan kaynaklanmadığını söyleyen Tezel, "işveren şimdi olayı trafo üzerine yıkarak tazminatlardan kurtulmaya çalışıyor" dedi.
İşte Tezel'in o tweetleri:
-SOMA'DAN GERÇEKLER Olayın sebebi trafo değil. Bundan üç ay önce bir galeride yangın çıkıyor ve ağzı beton ile kapatılıyor ama yangın içeride devam ediyor. Sonrasında içeride oluşan basınç ile patlama meydana geliyor.... Yangının hala sönmemesinin sebebi bu... Patlama ve yangınla içerideki trafo da bu sırada zarar görüyor. İşveren şimdi olayı trafo üzerine yıkarak tazminatlardan kurtulmaya çalışıyor
SOMA'DAN İKİNCİ GERÇEK Şu an içinde işçi olan beş galeriden ikisine hiç ulaşılamamış. Ancak yangın sönsün diye içeriye küllü su basılıyor, betonlaşsın diye. Yani, içerdeki yaklaşık 450 işçinin artık çıkarılma şansı kalmadı... haklarında gaiplik kararı verilecek...
Soma'da 2 gün önce meydana gelen maden kazasında bilanço sürekli artarken HaberTürk yazarı sosyal güvenlik uzmanı Ali Tezel, Twitter'dan paylaştığı şok iddialarla kafaları karıştırdı. Ali Tezel'in iddiasına göre cesedi çıkartılan 283 maden işçisinin haricinde aşağıda kalan madencilere ulaşılması artık mümkün gözükmüyor.
Tezel, aşağıda kalan 450 işçinin artık çıkarılma şansının kalmadığını ve haklarında gaiplik kararı verileceğini açıklarken şok bir iddiayı daha dile getiriyor. İş cinayetine neden olan patlamanın trafodan kaynaklanmadığını söyleyen Tezel, "işveren şimdi olayı trafo üzerine yıkarak tazminatlardan kurtulmaya çalışıyor" dedi.
İşte Tezel'in o tweetleri:
-SOMA'DAN GERÇEKLER Olayın sebebi trafo değil. Bundan üç ay önce bir galeride yangın çıkıyor ve ağzı beton ile kapatılıyor ama yangın içeride devam ediyor. Sonrasında içeride oluşan basınç ile patlama meydana geliyor.... Yangının hala sönmemesinin sebebi bu... Patlama ve yangınla içerideki trafo da bu sırada zarar görüyor. İşveren şimdi olayı trafo üzerine yıkarak tazminatlardan kurtulmaya çalışıyor
SOMA'DAN İKİNCİ GERÇEK Şu an içinde işçi olan beş galeriden ikisine hiç ulaşılamamış. Ancak yangın sönsün diye içeriye küllü su basılıyor, betonlaşsın diye. Yani, içerdeki yaklaşık 450 işçinin artık çıkarılma şansı kalmadı... haklarında gaiplik kararı verilecek...
İşçilerin alınterini residens'e yatırmış!
Yeni Şafak'ta yer alan habere göre Koç Holding'e ait bir madenin taşeronluğunu 30 yıl önce alarak batmaktan kurtulan Soma Holding'in yükseliş grafiği, madencilikte nasıl kazanç sağladığını da gözler önüne seriyor.
Bugün 6'sı madencilik, 1'i inşaat olmak üzere 7 şirketi bulunan Soma Holding, madencilerin tırnaklarıyla çıkardığı kömürden kazandığıyla İstanbul'da 47 katlı bir gökdelen dikiyor. Soma'da kazanın meydana geldiği madende hayatını kaybeden yüzlerce işçinin tamamının 1 yıllık kazancının bu gökdelende 1 milyon 350 bin dolara satılan 155 metrekarelik bir daireyi satın almaya yetmemesi çarpıklığı gözler önüne seriyor.
YÜKSELİŞ İTİRAFI
Soma Holding'in patronu 75 yaşındaki Alp Gürkan, sektördeki yükselişini verdiği röportajlarıyla ayrıntısına kadar anlatırken pek çok itiraftada da bulunmuştu. Bunlardan en önemlisi TKİ'den satın aldığı maden sahasında 140 dolara üretilen bir kömürün maliyetini 24 dolara kadar düşürmesi. Bunu planlama ile açıklasa da maden ocağında çok düşük ücretlerle canları pahasına çalışan işçilerin bu başarıda epey katkısı olduğu bir gerçek. Gürkan, Hürriyet'e verdiği söyleşide batmaktan Koç Grubu'na ait Tirebolu'daki bir maden işletmesi taşeron olarak işletmesi sayesinde kurtulduğunu anlatmıştı.
BATMAK ÜZEREYKEN
Gürkan, 1970'li yılların sonlarına doğru yaşanan akaryakıt sıkıntısı ve makine ithalatındaki zorluklar nedeniyle işletmesinin kapısına kilit vurunca imdadına Koç Grubu yetişti. Gürkan, borçlarını nasıl ödeyeceğini düşünürken, Koç Grubu'na ait Tirebolu'daki madeni taşeron olarak işletme fırsatı çıktı. Gürkan, buradan kazandığı parayla Soma'da kömür madeni işine girdi.
TEK RAKİBİ CİNER
2004 yılında Türkiye Kömür İşletmeleri (TKİ) ile büyük çaplı rödovans (hasılat kirası ödemesi) karşılığında anlaşma yaparak Soma kömür madenlerini devraldı. Türkiye'de Ciner Grubu ile birlikte en çok üretim yapan iki gruptan biri olan Gürkan, Turgay Ciner'in Soma'da işlettiği sahaları 2009'da devraldı. Gürkan, yeni yatırımlarıyla birlikte üretim kapasitesini daha da artırarak Ciner'in önüne geçecek ve Türkiye'nin en büyük üreticisi olacaktı.
YERÜSTÜNE YATIRIM
Gürkan, yeraltından kazandıklarını oğlu Can Gürkan'ın ısrarıyla yerüstünde gayrimenkule yatırmaya başladı. Tilaga isimli inşaat şirketiyle İstanbul'da Maslak ve Kartal'da iki proje yapıyor. İstanbul Maslak'ta inşaa edilen ve 47 katlı Spine Tover ismi verilen 130 milyon dolarlık proje nedeniyle Gürkan ailesi için '2 bin metre derinden çıkardığıyla 200 metre yükseğe yatırım yaptı' yorumları yapıldı.
20 YILLIK PLANLAMA
Tilaga İnşaat Grup Başkanı Can Gürkan, gökdelen projesinde 10-20 yıl sonrasında ihtiyaçlara karşılık verebilecek bir proje geliştirdiklerini anlatmıştı. Gürkan'ın bu sözleri işçilerin bugün hayatta kalmasını sağlayacak güvenlik ihtiyaçlarını bile karşılayamadığına dikkat çekilerek manidar bulundu.
1 TANESİ 200 CAN
Soma Holding, Spine Tower'da 155 metrekare konutları 1 milyon 350 bin dolara, 380 metrekare konutları 3 milyon 880 bin dolara satıyor. Spine Tower'daki daire rakamları acı bir gerçeği de gözler önüne seriyor. Soma'daki madende hayatını kaybeden ve büyük çoğunluğu asgari ücretle çalışan yüzlerce işçi, bir yıllık kazançlarını biraraya getirse, patronlarının yaptırdığı gökdelenden 155 metrekarelik bir daire alamıyor. Maden kazası sonrası gündeme gelen ve madende olmayan kaçış odalarının tanesinin 250 bin dolar olduğu düşünüldüğünde ise patronun gökdelendeki bir dairesiyle ölen işçilerin tamamını kurtaracak 5-6 adet yaşam odası yapılabileceği de başka bir acı gerçeği gözler önüne seriyor.
Facianın yaşandığı maden ocağının patronu Alp Gürkan madencilerin bin 200 lira maaşla çalıştığı işletmeden aylık net 20 bin lira ve bu şirketin büyük ortağı Tilaga Madencilik ve Sınai Yatırımlar A.Ş'deki yönetim kurulu başkanlığından ise 18 bin lira maaş alıyor.
BUGÜNE KADAR HİÇ GÖRÜLMEMİŞ BİR YANGIN
Soma Kömür İşletmeleri A.Ş. kazaya ilişkin akıllarda soru işareti uyandıran bir açıklama yaptı. Açıklamada ocak hakkında bilgiler verilerek şöyle denildi: "Sektörde ilk kez görülen bir olayla karşı karşıyayız.Madencilikte birdenbire yüksek oranlı bir yangın söz konusu olamaz. Yangından 5 dakika önce ölçüm mekanizması verilerin normal olduğunu göstermiştir. Ne yazık ki bugüne kadar görülmeyen ve açıklanamayan yangın vuku bulmuştur. Normalden daha hızlı yayılan yangının nedeni incelemeden sonra anlaşılabilecektir."
Bugün 6'sı madencilik, 1'i inşaat olmak üzere 7 şirketi bulunan Soma Holding, madencilerin tırnaklarıyla çıkardığı kömürden kazandığıyla İstanbul'da 47 katlı bir gökdelen dikiyor. Soma'da kazanın meydana geldiği madende hayatını kaybeden yüzlerce işçinin tamamının 1 yıllık kazancının bu gökdelende 1 milyon 350 bin dolara satılan 155 metrekarelik bir daireyi satın almaya yetmemesi çarpıklığı gözler önüne seriyor.
YÜKSELİŞ İTİRAFI
Soma Holding'in patronu 75 yaşındaki Alp Gürkan, sektördeki yükselişini verdiği röportajlarıyla ayrıntısına kadar anlatırken pek çok itiraftada da bulunmuştu. Bunlardan en önemlisi TKİ'den satın aldığı maden sahasında 140 dolara üretilen bir kömürün maliyetini 24 dolara kadar düşürmesi. Bunu planlama ile açıklasa da maden ocağında çok düşük ücretlerle canları pahasına çalışan işçilerin bu başarıda epey katkısı olduğu bir gerçek. Gürkan, Hürriyet'e verdiği söyleşide batmaktan Koç Grubu'na ait Tirebolu'daki bir maden işletmesi taşeron olarak işletmesi sayesinde kurtulduğunu anlatmıştı.
BATMAK ÜZEREYKEN
Gürkan, 1970'li yılların sonlarına doğru yaşanan akaryakıt sıkıntısı ve makine ithalatındaki zorluklar nedeniyle işletmesinin kapısına kilit vurunca imdadına Koç Grubu yetişti. Gürkan, borçlarını nasıl ödeyeceğini düşünürken, Koç Grubu'na ait Tirebolu'daki madeni taşeron olarak işletme fırsatı çıktı. Gürkan, buradan kazandığı parayla Soma'da kömür madeni işine girdi.
TEK RAKİBİ CİNER
2004 yılında Türkiye Kömür İşletmeleri (TKİ) ile büyük çaplı rödovans (hasılat kirası ödemesi) karşılığında anlaşma yaparak Soma kömür madenlerini devraldı. Türkiye'de Ciner Grubu ile birlikte en çok üretim yapan iki gruptan biri olan Gürkan, Turgay Ciner'in Soma'da işlettiği sahaları 2009'da devraldı. Gürkan, yeni yatırımlarıyla birlikte üretim kapasitesini daha da artırarak Ciner'in önüne geçecek ve Türkiye'nin en büyük üreticisi olacaktı.
YERÜSTÜNE YATIRIM
Gürkan, yeraltından kazandıklarını oğlu Can Gürkan'ın ısrarıyla yerüstünde gayrimenkule yatırmaya başladı. Tilaga isimli inşaat şirketiyle İstanbul'da Maslak ve Kartal'da iki proje yapıyor. İstanbul Maslak'ta inşaa edilen ve 47 katlı Spine Tover ismi verilen 130 milyon dolarlık proje nedeniyle Gürkan ailesi için '2 bin metre derinden çıkardığıyla 200 metre yükseğe yatırım yaptı' yorumları yapıldı.
20 YILLIK PLANLAMA
Tilaga İnşaat Grup Başkanı Can Gürkan, gökdelen projesinde 10-20 yıl sonrasında ihtiyaçlara karşılık verebilecek bir proje geliştirdiklerini anlatmıştı. Gürkan'ın bu sözleri işçilerin bugün hayatta kalmasını sağlayacak güvenlik ihtiyaçlarını bile karşılayamadığına dikkat çekilerek manidar bulundu.
1 TANESİ 200 CAN
Soma Holding, Spine Tower'da 155 metrekare konutları 1 milyon 350 bin dolara, 380 metrekare konutları 3 milyon 880 bin dolara satıyor. Spine Tower'daki daire rakamları acı bir gerçeği de gözler önüne seriyor. Soma'daki madende hayatını kaybeden ve büyük çoğunluğu asgari ücretle çalışan yüzlerce işçi, bir yıllık kazançlarını biraraya getirse, patronlarının yaptırdığı gökdelenden 155 metrekarelik bir daire alamıyor. Maden kazası sonrası gündeme gelen ve madende olmayan kaçış odalarının tanesinin 250 bin dolar olduğu düşünüldüğünde ise patronun gökdelendeki bir dairesiyle ölen işçilerin tamamını kurtaracak 5-6 adet yaşam odası yapılabileceği de başka bir acı gerçeği gözler önüne seriyor.
Facianın yaşandığı maden ocağının patronu Alp Gürkan madencilerin bin 200 lira maaşla çalıştığı işletmeden aylık net 20 bin lira ve bu şirketin büyük ortağı Tilaga Madencilik ve Sınai Yatırımlar A.Ş'deki yönetim kurulu başkanlığından ise 18 bin lira maaş alıyor.
BUGÜNE KADAR HİÇ GÖRÜLMEMİŞ BİR YANGIN
Soma Kömür İşletmeleri A.Ş. kazaya ilişkin akıllarda soru işareti uyandıran bir açıklama yaptı. Açıklamada ocak hakkında bilgiler verilerek şöyle denildi: "Sektörde ilk kez görülen bir olayla karşı karşıyayız.Madencilikte birdenbire yüksek oranlı bir yangın söz konusu olamaz. Yangından 5 dakika önce ölçüm mekanizması verilerin normal olduğunu göstermiştir. Ne yazık ki bugüne kadar görülmeyen ve açıklanamayan yangın vuku bulmuştur. Normalden daha hızlı yayılan yangının nedeni incelemeden sonra anlaşılabilecektir."
Bu sendikalar halay çekmekten başka ne işe yarrar!
Tüm Türkiye Soma'daki maden faciasında 285 işçinin hayatını kaybetmesiyle yasa boğulurken, Mersin'de sendika üyeleri halay çekti, misket oynadı.
Mersin’in Silifke ilçesinde KESK’e bağlı Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası işyeri temsilciliği Hemşirelik Haftası'nı coşkuyla kutladı.
Mersin’in Silifke ilçesinde KESK’e bağlı Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası işyeri temsilciliği Hemşirelik Haftası kutlamaları kapsamında yemek verdi. Göksu Otel’de düzenlenen geceye Eğitim-Sen Silifke Temsilciliği üyeleri ve çok sayıda ebe, hemşire, sağlık emekçisi ve aileleri katıldı.
Gecede emekli olan sağlık çalışanlarına plaket verilerek, bundan sonraki yaşamlarında başarı dileklerinde bulunuldu. Plaket alan sağlık çalışanları sendika temsilcisi Mehmet Navgasın ve mesai arkadaşlarına teşekkür etti.
HALAY ÇEKTİLER, MİSKET OYNADILAR
KESK Silifke Temsilcisi Mehmet Navgasın’ın konuşmasının ardından, katılımcılar müzik eşliğinde halay çekti, misket oynadı.
Mersin’in Silifke ilçesinde KESK’e bağlı Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası işyeri temsilciliği Hemşirelik Haftası'nı coşkuyla kutladı.
Mersin’in Silifke ilçesinde KESK’e bağlı Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası işyeri temsilciliği Hemşirelik Haftası kutlamaları kapsamında yemek verdi. Göksu Otel’de düzenlenen geceye Eğitim-Sen Silifke Temsilciliği üyeleri ve çok sayıda ebe, hemşire, sağlık emekçisi ve aileleri katıldı.
Gecede emekli olan sağlık çalışanlarına plaket verilerek, bundan sonraki yaşamlarında başarı dileklerinde bulunuldu. Plaket alan sağlık çalışanları sendika temsilcisi Mehmet Navgasın ve mesai arkadaşlarına teşekkür etti.
HALAY ÇEKTİLER, MİSKET OYNADILAR
KESK Silifke Temsilcisi Mehmet Navgasın’ın konuşmasının ardından, katılımcılar müzik eşliğinde halay çekti, misket oynadı.
15 Mayıs 2014 Perşembe
İşten attıkları madenciler tesadüfen hayatta kaldılar.
İşten Çıkarıldılar Hayatları Kurtuldu
Manisa’nın Soma ilçesinde facianın yaşandığı maden ocağının lambahanesinde asılı duran bir not dikkat çekti.
‘Aşağıdaki kişilerin çıkışları yapılmış olup yer altına girmeleri kesinlikle yasaktır’ yazısının altında ismi yazan 5 işçi bugün işten çıkarıldıkları için hayatta kaldı.
Halil Yayla, Nurullah Şafak, İlhami Atar, İlhami Aydın ve Mehmet Koyun isimli işçiler kısa bir süre önce işten çıkarılmanın ve evlerine ekmek götüremeyecek olmanın acısını yaşarken, 3 gün önce meydana gelen maden faciasında mesai arkadaşlarının kaderini yaşamayarak, hayatta kaldılar.
Manisa’nın Soma ilçesinde facianın yaşandığı maden ocağının lambahanesinde asılı duran bir not dikkat çekti.
‘Aşağıdaki kişilerin çıkışları yapılmış olup yer altına girmeleri kesinlikle yasaktır’ yazısının altında ismi yazan 5 işçi bugün işten çıkarıldıkları için hayatta kaldı.
Halil Yayla, Nurullah Şafak, İlhami Atar, İlhami Aydın ve Mehmet Koyun isimli işçiler kısa bir süre önce işten çıkarılmanın ve evlerine ekmek götüremeyecek olmanın acısını yaşarken, 3 gün önce meydana gelen maden faciasında mesai arkadaşlarının kaderini yaşamayarak, hayatta kaldılar.
Bakan Yıldız Temmuz 2013'de Soma kömür madenlerindeymiş!
10 Temmuz 2013 Çarşamba Taner Yıldız Soma'daki madenleri incelemiş.Çok memnun kalmış.İşte o çarpıcı haber...
Bakan Yıldız Manisa Soma'da
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, Manisa'nın Soma ilçesinde çeşitli ziyaretlerde bulundu. Dün akşam Ramazan ayının ilk iftarını maden ocağında işçilerle açan Taner Yıldız, ilçede bir gün konakladıktan sonra bugün de inceleme gezisine çıktı.
- Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, Manisa'nın Soma ilçesinde çeşitli ziyaretlerde bulundu. Dün akşam Ramazan ayının ilk iftarını maden ocağında işçilerle açan Taner Yıldız, ilçede bir gün konakladıktan sonra bugün de inceleme gezisine çıktı.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, Celal Bayar Üniversitesi Soma Meslek Yüksek Okulu kampusünde ve Türkiye'de elektrik sektörünün kalifiye eleman yetiştiren sayılı kurumlarından biri olan TEİAŞ'ta incelemede bulundu.
Yıldız'a inceleme gezisinde Manisa Valisi Abdurrahman Savaş, Celal Bayar Üniversitesi (CBÜ) Rektörü Prof.Dr. Mehmet Pakdemirli, Soma Meslek Yüksekokulu (MYO) Müdürü Yard.Doç. Dr. Ayla Tekin, Soma Belediye Başkanı Hasan Ergene, ELİ Müessese Müdürü Hakkı Duran, TEİAŞ Eğitim Merkezi Müdürü Hayrullah Saraç, SEAŞ Genel Müdürü Nuri Şerifoğlu da eşlik etti.
Celal Bayar Üniversitesi (CBÜ) Rektörü Prof.Dr. Mehmet Pakdemirli ve Meslek Yüksekokulu (MYO) Müdürü Yard.Doç. Dr. Ayla Tekin'den bilgi alan Bakan Yıldız, sınıfları ve laboratuvarları gezerek öğrenim gören kursiyer ve öğrencilerle sohbet etti.
İnceleme gezisinin ardından gazetecilere açıklamada bulunan Yıldız, Türkiye Kömür İşletmeleri, Elektrik Üretim A.Ş ve TEİAŞ'ın Soma'da eğitime katkı sağladığını ve okul arazisinin 2018 yılına kadar CBÜ'ye protokol kapsamında tahsis edilmiş olduğunu hatırlattı.
Arazilerin Celal Bayar Üniversitesi'ne devredilmesi konusunun gündemde olduğunu söyleyen Yıldız, okulun 16 dönümlük yer talebinde bulunduğunu, arazileri verimli, fonksiyonel kullanmak adına kurumlar arası herhangi bir karşılık beklemeksizin yerleri verdiklerini kaydetti.
Bakan Yıldız, açıklamasının devamında şunları söyledi: "Belediye Başkanımızın ifrazı ile beraber imarda yapılacak değişikliklerle bunu inşallah gerçekleştiririz diye düşünüyorum. Kıymet takdir bedelleri ile alakalı. Üniversitemizi çok yormadan ne tür bir formül bulunabilir bunların üzerinde çalışılacak ve ondan sonra yine Soma'ya güzel bir tesis kazandırılmış olunacak. Göstermelik değil, yalnızca mülkiyetlerin el değiştirmesi olarak değil ama gerçekten fonksiyonel çalışacak bir yapıyı kurgulamamız lazım. Yoksa bütün kitlerin bütün bağlı ilgili ve ilişkili kuruluşların mülkiyeti hazinenindir. Bizim veya üniversitenin elinde bulunması bizim açımızdan çok farketmez. İnşallah bunu inceledikten sonra ilgili arkadaşlarım da bu konu ile alakalı kamuoyuna açıklama yaparlar."
TEİAŞ'I DA ZİYARET ETTİ
Türkiye'de elektrik sektöründe kalifiye elemanların yetiştirildiği TEİAŞ'ı da ziyaret eden Yıldız, bu denli önemli bir kurumda kullanılan teçhizatların eski olduğunu gördüğünü ve güncellenmesi gerektiğini ifade etti.
Bakan Yıldız, konuşmasında, "Libya, Afganistan, Irak ve farklı ülkelerden gelip burada eğitim alanlar var. Onlara en son teknolojik cihazlarla eğitimin verilebiliyor olması lazım. Bu açıdan firmalarımız sağolsunlar bu manada bağışları oluyor. Firmalarla konuşacağım ve buradaki bir kısım eğitim tesisatının yenilenmesi ile alakalı girişimde bulunacağız" dedi. Açıklamanın ardından Celal Bayar Üniversitesi (CBÜ) Rektörü Prof. Dr. Mehmet Pakdemirli, Enerji Bakanı Taner Yıldız'a şilt takdim etti. Soma'daki temaslarını tamamlayan Bakan Yıldız, daha sonra helikopterle Soma'dan ayrıldı.
Bakan Yıldız Manisa Soma'da
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, Manisa'nın Soma ilçesinde çeşitli ziyaretlerde bulundu. Dün akşam Ramazan ayının ilk iftarını maden ocağında işçilerle açan Taner Yıldız, ilçede bir gün konakladıktan sonra bugün de inceleme gezisine çıktı.
- Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, Manisa'nın Soma ilçesinde çeşitli ziyaretlerde bulundu. Dün akşam Ramazan ayının ilk iftarını maden ocağında işçilerle açan Taner Yıldız, ilçede bir gün konakladıktan sonra bugün de inceleme gezisine çıktı.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, Celal Bayar Üniversitesi Soma Meslek Yüksek Okulu kampusünde ve Türkiye'de elektrik sektörünün kalifiye eleman yetiştiren sayılı kurumlarından biri olan TEİAŞ'ta incelemede bulundu.
Yıldız'a inceleme gezisinde Manisa Valisi Abdurrahman Savaş, Celal Bayar Üniversitesi (CBÜ) Rektörü Prof.Dr. Mehmet Pakdemirli, Soma Meslek Yüksekokulu (MYO) Müdürü Yard.Doç. Dr. Ayla Tekin, Soma Belediye Başkanı Hasan Ergene, ELİ Müessese Müdürü Hakkı Duran, TEİAŞ Eğitim Merkezi Müdürü Hayrullah Saraç, SEAŞ Genel Müdürü Nuri Şerifoğlu da eşlik etti.
Celal Bayar Üniversitesi (CBÜ) Rektörü Prof.Dr. Mehmet Pakdemirli ve Meslek Yüksekokulu (MYO) Müdürü Yard.Doç. Dr. Ayla Tekin'den bilgi alan Bakan Yıldız, sınıfları ve laboratuvarları gezerek öğrenim gören kursiyer ve öğrencilerle sohbet etti.
İnceleme gezisinin ardından gazetecilere açıklamada bulunan Yıldız, Türkiye Kömür İşletmeleri, Elektrik Üretim A.Ş ve TEİAŞ'ın Soma'da eğitime katkı sağladığını ve okul arazisinin 2018 yılına kadar CBÜ'ye protokol kapsamında tahsis edilmiş olduğunu hatırlattı.
Arazilerin Celal Bayar Üniversitesi'ne devredilmesi konusunun gündemde olduğunu söyleyen Yıldız, okulun 16 dönümlük yer talebinde bulunduğunu, arazileri verimli, fonksiyonel kullanmak adına kurumlar arası herhangi bir karşılık beklemeksizin yerleri verdiklerini kaydetti.
Bakan Yıldız, açıklamasının devamında şunları söyledi: "Belediye Başkanımızın ifrazı ile beraber imarda yapılacak değişikliklerle bunu inşallah gerçekleştiririz diye düşünüyorum. Kıymet takdir bedelleri ile alakalı. Üniversitemizi çok yormadan ne tür bir formül bulunabilir bunların üzerinde çalışılacak ve ondan sonra yine Soma'ya güzel bir tesis kazandırılmış olunacak. Göstermelik değil, yalnızca mülkiyetlerin el değiştirmesi olarak değil ama gerçekten fonksiyonel çalışacak bir yapıyı kurgulamamız lazım. Yoksa bütün kitlerin bütün bağlı ilgili ve ilişkili kuruluşların mülkiyeti hazinenindir. Bizim veya üniversitenin elinde bulunması bizim açımızdan çok farketmez. İnşallah bunu inceledikten sonra ilgili arkadaşlarım da bu konu ile alakalı kamuoyuna açıklama yaparlar."
TEİAŞ'I DA ZİYARET ETTİ
Türkiye'de elektrik sektöründe kalifiye elemanların yetiştirildiği TEİAŞ'ı da ziyaret eden Yıldız, bu denli önemli bir kurumda kullanılan teçhizatların eski olduğunu gördüğünü ve güncellenmesi gerektiğini ifade etti.
Bakan Yıldız, konuşmasında, "Libya, Afganistan, Irak ve farklı ülkelerden gelip burada eğitim alanlar var. Onlara en son teknolojik cihazlarla eğitimin verilebiliyor olması lazım. Bu açıdan firmalarımız sağolsunlar bu manada bağışları oluyor. Firmalarla konuşacağım ve buradaki bir kısım eğitim tesisatının yenilenmesi ile alakalı girişimde bulunacağız" dedi. Açıklamanın ardından Celal Bayar Üniversitesi (CBÜ) Rektörü Prof. Dr. Mehmet Pakdemirli, Enerji Bakanı Taner Yıldız'a şilt takdim etti. Soma'daki temaslarını tamamlayan Bakan Yıldız, daha sonra helikopterle Soma'dan ayrıldı.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
Etkileşim : Bu Yazı Hakkında Ne Düşünüyorsun
Bu İçerik Hakkındaki Görüşünüz
Teşekkürler. Görüşünüz bizim için çok değerli.
Aramak istediğiniz kelimeyi yukarıya yazıp ARA'ya basın.











