maden kazası etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
maden kazası etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Mayıs 2014 Perşembe

Taksicinin yeğeni'de madende ölmüş.

Soma faciasından sonra tutuklanan Soma Kömür İşletmeleri A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Can gürkan'ın cezaevine götüren taksici bakın kim çıktı. 

Soma'daki maden ocağı faciası nedeniyle tutuklanan Soma Kömür İşletmeleri A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Can gürkan, cezaevine götüren takside yanındaki askerlere 'Ramazan'la beni yan yana koymayın' dedi.

Manisa'nın Soma İlçesi'nde 301 kişiye mezar olan maden ocağının sahibi Soma Kömür İşletmeleri A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Can gürkan, Akhisar Cumhuriyet Savcılığı'nca yürütülen soruşturma sonucu tutuklandı.

Soma Sulh Ceza Mahkemesi tarafından 'taksirle birden fazla insanın ölümüne ve yaralanmasına sebebiyet vermek' suçundan tutuklanan gürkan'ın Şakran Cezaevi'ne götürülmesi için savcılığın anlaşmalı olduğu bir taksi görevlendirildi. Taksi durağındaki sırada, faciada hayatını kaybeden Uğur Çolak'ın amcası Mustafa Çolak vardı.

Habertürk'ün haberine göre, Çolak, cezaevi yolculuğunu anlattı. Adliyeye giden Mustafa Çolak, jandarmayla taksiye binen gürkan'ı alıp cezaevine doğru yola çıktı. Taksiye bindiği ilk 5 dakika konuşmayan ve elleri kelepçesiz olan gürkan, ilk olarak askerlere hangi cezaevine gideceğini sordu. Şakran Cezaevi'ne götürüleceğini öğrenen gürkan, 'Ramazan da (genel müdür) tutuklandı, onunla beni yan yana koymayın' dedi. Askerler de 'Biz ona karışamayız. Sadece cezaevine götürürüz' yanıtını verdi.

'KADERE BAK CAN BEY'
Jandarma görevlisinin, tanıdığı taksi şoförü Çolak'a, 'Mustafa Abi nasılsın?' diye sorması üzerine Çolak, 'Nasıl olayım, yeğenim de bu kazada öldü' cevabını verdi. Dikiz aynasından gürkan'a bakan Çolak, 'Can Bey kadere bakın. Yeğenim sizin maden ocağınızda öldü. Ben sizi taşıyorum' dedi. Bunun üzerine gürkan başını öne eğip 'Üzgünüm' diyebildi.

gürkan'ın araçta sigara içme isteğineyse taksici ve askerler olumsuz yanıt verdi. Askerlerle sohbet eden gürkan, facianın nedenini bilmediğini söyledi. Yangının çıkışıyla ilgili kimseden bilgi alamadığını anlatan gürkan, 'Patlama olsaydı inanırdım, en azından 'Patlama oldu' derdim. Kendimi teselli ederdim' diye konuştu. gürkan'ı cezaevine götüren taksiciye, 2 jandarma aracı eşlik etti.

'ARACA BİNİNCE ELİM TİTREDİ'
Taksici Mustafa Çolak, 'Savcılıkla anlaşmamız var. Tutuklanan herkesi biz cezaevine götürürüz. Sıra bende olduğu için ben gittim. Araca Can gürkan binince ellerim titredi. Kendime 'Ben bu adamı nasıl taşıyorum?' dedim, sonra sakinleştim. Ellerinin kelepçesiz olması beni üzdü. Sürekli üzgün olduğunu söylüyordu' diye konuştu.

ÇELİK: BENİ TUTUKLAYIN, YÜZLERCE KİŞİ YOK ARTIK
Tutuklanan İşletme Müdürü Akın Çelik'in savcılıkta verdiği ifadesinde, madendeki patlama sonrasında madene koştuğunu, imbat nedeniyle rüzgârın ters yönden estiğini ve işçileri doğru yöne yönlendirmeye çalıştığını söylediği öğrenildi. Çelik'in ifadesinde, 'Hayat kurtarmaya çalışırken benim de hayatımı kurtardılar' dediği ifade edildi. Çelik'in Akhisar Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında verdiği ifadede, 'Beni tutuklayacaksanız tutuklayın. Cep telefonumdaki yüzlerce arkadaşım yok artık. Bu acıdan daha büyük bir acı değil sizin vereceğiniz tutuklama kararı' dediği öğrenildi.

19 Mayıs 2014 Pazartesi

"Somalılar korkudan konuşamıyor!"

Soma’da meydana gelen kazanın sıradan bir kaza olmadığını söyleyen Balkız, 301 şehit ailemiz var. Yapacağımız hukuki yardımın hepsini planladık. Kriz masası oluşturduk. Hukuki yardım taahhüdü verdik. Veraset ilamı almaktan, davalar sonuçlanıncaya kadar harç masrafları da dahil olmak üzere bu yardımlar verilecek.

 Kazanın meydana geldiği ocak kapatıldı. Diğer iki ocakta da iş başı çağrısı yapmışlar. Yarın kazazede işçilerimizin dışındaki işçiler kendi işlerini yapmaya başlayacaklar. Bazı tereddütler geldi. Valimizi aradım. ‘O da derhal bu konuda çalışma bakanlığı ve ilgili iş güvenliğini arayacağım’ dedi” diye konuştu.

“BU SORUŞTURMA UZUN SÜRECEK DAHA BELGE VE BİLGİLER GELECEK
Balkız, “Bu soruşturma uzun sürecek. Daha belge ve bilgiler gelecek” dedi. CNN Türk’te Manisa Soma kazasına ilişkin Gazeteci Şirin Payzın’ın sorularını yanıtlayan
Balkız, madende hayatını kaybedenlerin eşlerinin resmi nikahı olmasa dahi hukuki hakları olduğunu, bunları koruyacaklarını söyledi.

ŞİRKET İŞÇİLERE KAĞIT İMZALATTI İDDİASI
Maden işçilerinin yakınlarına, şirket yetkilileri tarafından dava açmayacaklarına dair bir kağıt imzalatıldı iddialarına yanıt veren Balkız, “Böyle duyumları biz de aldık. Şahsen bana ulaşmış bir belge yok. Böyle bir imza atıldığına dair bize herhangi bir sonuç gelmedi” açıklamasında bulundu.

DELİLLERİN ORTADAN KALDIRILDI MI?
Maden kazasına ilişkin delillerin tamamen ortadan kaldırılmadığını söyleyen Balkız, “Denetlenmesini istiyoruz savcılarımıza çağrıda bulunuyoruz. Gerekli belge ve sertifika alınmamadan yapılan bir iş varsa, hata zincirleri çok büyüktür. Delillerin tamamen ortadan kaldırıldığı gibi bir kaygı içerisinde değiliz. Gecikmiş de değiliz. Madenin içerisine girildiği zaman bu yangına veya çöküntüye sebep olan her şeyin tespit edileceği inancındayız” ifadelerini kullandı.

“MADENDE, SURİYELİ İŞÇİLERİN ÇALIŞTIRILDIĞI İDDİALARI”
Madende, Suriyeli işçilerin çalıştırıldığı iddialarına yanıt veren Balkız, “Konuya ilişki bir tane somut tespit yapılmış değil” dedi.

“CEZA DAVASINA DA MÜDAHİLİZ”
Baro olarak ceza davasına da müdahil olduklarını belirten Balkız, “Raporlama çalışması yapılacak. Çağdaş avukatlar gurubu da Cumhuriyet Başsavcılığı’na şikâyette bulundu. Ceza davasına da müdahiliz. Bu işin organizasyonu sadece Manisa Barosu yürütecek” dedi.

“ŞUNU HİSSEDİYORUM, SOMALI KORKUYOR, KONUŞMUYOR”
“Somalı korkuyor, konuşmuyor” diyerek açıklamasına devam eden Balkız, “Ben de şunu hissediyorum, Somalı korkuyor, konuşmuyor. Biz diyoruz ki biz hukukçuyuz. Biz sizin her türlü sorumluluğunuzu almışız. Bu davayı sonuna kadar götüreceğiz. Siz buradan yarın gideceksiniz bizim durumumuz ne olacak 10 bin çalışan varsa 9 bin çalışanın borcu var. Türkiye’deki maden ocaklarındaki güvenlik tedbirlerinin yeniden artırılmalı. Yaşam odası diye bir uygulama yok. Mecburiyet olmadığı için bu uygulanmıyor” diye konuştu.
Madende, Suriyeli işçilerin çalıştırıldığı iddialarına yanıt veren Balkız, “Konuya ilişki bir tane somut tespit yapılmış değil” dedi.
“CEZA DAVASINA DA MÜDAHİLİZ
Baro olarak ceza davasına da müdahil olduklarını belirten Balkız, “Raporlama çalışması yapılacak. Çağdaş avukatlar gurubu da Cumhuriyet Başsavcılığı’na şikâyette bulundu. Ceza davasına da müdahiliz. Bu işin organizasyonu sadece Manisa Barosu yürütecek” dedi.

“ŞUNU HİSSEDİYORUM, SOMALI KORKUYOR, KONUŞMUYOR”
“Somalı korkuyor, konuşmuyor” diyerek açıklamasına devam eden Balkız, “Ben de şunu hissediyorum, Somalı korkuyor, konuşmuyor. Biz diyoruz ki biz hukukçuyuz. Biz sizin her türlü sorumluluğunuzu almışız. Bu davayı sonuna kadar götüreceğiz. Siz buradan yarın gideceksiniz bizim durumumuz ne olacak 10 bin çalışan varsa 9 bin çalışanın borcu var. Türkiye’deki maden ocaklarındaki güvenlik tedbirlerinin yeniden artırılmalı. Yaşam odası diye bir uygulama yok. Mecburiyet olmadığı için bu uygulanmıyor” diye konuştu.

"Soma faciası sorumlularına ana avrat küfretmek istiyorum."

Soma'da 301 maden işçisinin hayatını kaybettiği facianın ardından bölgeye gidenler arasında Tuba Ünsal ile Tuğçe Kazaz da vardı.

Tuba Ünsal ''Soma'ya vardığımızda ilçeye girişler kapalıydı. Bizden mi korkuyorlar? O kadar kızdım kı saatlerce susmadan küfür etmek istiyorum. Oradaki insanların imamdan çok psikoloğa ihtiyacı var'' dedi.




Patronun oğluna denetimli serbestlik isteği!

Soma Kömür İşletmeleri Genel Müdürü Ramazan Doğru gözaltına alındı. Savcı, şirketin Yönetim Kurulu Başkanı Can Gürkan'ı, denetimli serbestlik yasasından yararlanarak serbest bırakılması istemiyle mahkemeye sevk etti.

Savcı ayrıca Can Gürkan dışındaki 5 kişiyi, tutuklanmaları talebiyle mahkemeye sevk etti.

Can Gürkan'ın savcılıktaki sorgusunda kendisinin ve şirketinin herhangi bir ihmalinin olmadığını, olayın bir kaza olduğunu söylediği öğrenildi.

BİR KİŞİ DAHA TUTUKLANDI

Adliyeye sevk edilen teknisyen Mehmet Ali Günay Çelik tutuklandı. Naci Kor, İsmail Adalı, Nazmi Cem Nesimoğulları ve Necati Karadeniz denetimli serbestlik yasası kapsamında serbest bırakıldı.

Alp Gürkan'ın oğlu ve Soma Kömür İşletmeleri A.Ş.'nin Yönetim kurulu Başkanı Can Gürkan ise mahkemede ifade vermeye başladı.

Soma Holding'e devletten resmen ihale yağmış

Uçan kuşa borçlu
Soma’da 301 madenciye mezar olan madenin işletmecisi Soma Holding, 1984’te kuruldu. İzmir ve Manisa çevresinde küçük çaplı madenler işletti. 2004 yılına kadar borç batağındaydı. Holdingin kaderi Türkiye

Kömür İşletmeleri’nden (TKİ) 2005’te alınan ilk ihale ile değişmeye başladı. Bu tarihten beri şirket devletten 60-70 milyar liralık ihale aldı. İhalelerden bazıları şöyle:
İhalesiz verildi
SOMA GEVENTEPE:
8 Eylül 2005’te TKİ ile sözleşme imzalayarak madenin işlemesini aldı. Yıllık 1 milyon ton kömür üretilmesi öngörüldü ve 2016’ya kadar yetki verildi.
MERKEZ OCAK:
TKİ, ihalesiz olarak Geventepe’nin yanındaki sahaları da şirkete vermeye başladı. 2012’de 6 milyon ton rezervi bulunan Merkez Ocağı şirkete verildi.
IŞIKLAR SAHASI:
Soma’daki Işıklar Sahası aynı dönemde Soma Holding’e ihalesiz tahsis edildi.
EYNEZ BÖLGESİ:
Facianın yaşandığı bu sahayı Ciner Grubu işletiyordu. 2009’da Soma Holding’e devretti.
Yürü ya kulum!..
ZONGULDAK SAHASI:
2011’de şirket madencilik ihalesinde adeta kadrolu hale geldi. Zonguldak Bağlık-İnağzı’ndaki kömür sahasının 36 yıllık işletme hakkını kazandı.
YENİ ÇELTEK SAHASI:
2013’te ise Amasya Merzifon’daki maden sahasının işetme hakkı 35 yıllığına Soma Holding’e devredildi. Yıllık 1.2 milyon ton maden üretilmesi öngörülüyor. Aynı bölgede 405 megavat gücünde bir de santral kurulacak. TKİ ise Soma A.Ş.’den ihalesiz bir şekilde kömür temin ediyor. TKİ’nin ihale yaparak aldığı kömürden çok daha fazla para ödediği belirtiliyor.

17 Mayıs 2014 Cumartesi

Somalı öksüz çocukların kaderi


Bizide unutacaklar Baba.

Melekler'den 'Türkiye için dua edin' mesajı geldi.

Tüm dünya Manisa'nın Soma İlçesi'ndeki kömür madeninde meydana gelen facia için dua ediyor.

Melekler'den 'Türkiye için dua edin' mesajı...  Dünya çapında birçok isim Twitter ve Instagram hesaplarında paylaştıkları fotoğraf ve mesajlarla Soma'da yaşanan büyük acıya ortak oldu.

Süpermodeller Doutzen Kroes ve Cara Delevingne de Instagram hesaplarındaki paylaşımlarla üzüntülerini belli ettiler.

'Kara gün! Türkiye için dua edin' yazılı resimleri paylaşan ikiliden Doutzen Kroes, resmin altına yazdığı notla duygulandırdı. Kroes, 'Dualarım yakınlarını kaybeden aileler ve yakınlarını kaybetmiş olan herkesle' dedi.

Yaşam odaları Türkiye’de neden zorunlu değil?

CHP İstanbul Milletvekili Umut Oran, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik’e, ““Çocuk işçilere ağır iş izni vermek için yönetmeliği neden değiştirdiniz. Kaçış Odaları neden Türkiye’de zorunlu değil? 

ILO’nun 176 Numaralı Sözleşmesi 19 yıldır neden imzalanmıyor? SGK Başkan Yardımcısı inceleme dahi yapılmadan neden hemen ‘iş kazası’ açıklaması yaptı? Yapacağınız incelemede, madenin açılışını Enerji Bakanı’nın yapmış olması tarafsızlığınızı etkileyecek mi?” diye sordu.

CHP’li Umut Oran, Çalışma Bakanı Faruk Çelik’in yanıtlaması istemiyle TBMM’ye soru önergesi sundu. Soma Holding İştiraki Soma Kömür İşletmeleri madeninde 13 Mayıs 2014 tarihinde meydana gelen faciada yüzlerce madencinin yaşamını yitirdiğini anımsatan Oran önergesinde şu soruları yöneltti:

Maden hakkında önceden gelen ihbar var mı?

- Soma Holding İştiraki Soma Kömür İşletmeleri madeni için 13 Mayıs 2014 tarihi öncesinde size ulaşan herhangi bir şikâyet, ihbar var mıdır, varsa bunlar hakkında hangi işlemleri tesis ettiniz?

- Bakanlık birimleriniz bu işletmede son olarak hangi tarihte denetleme yaptı ve inceleme soncunda yazılan raporun sonuç bölümü nedir, burada saptanan eksiklikler var mıdır?

Kaçış Odaları Türkiye’de neden zorunlu değil?

- Tüm dünyada, Çin’de dahi kullanımı zorunlu olan Kaçış-Yaşam Odaları’nın (Rescue Chamber) Türkiye’de de madenlerde zorunlu hale getirilmesi için niçin hiçbir adım atmadınız? İlgili şirketler bu konuda sizinle ne zaman temasa geçti, kendilerine hangi tarihte hangi yanıtı verdiniz? Enerji Bakanlığı ve bakanlığınızın ilgisizliği nedeniyle Kaçış Odaları’nın Maden Yönetmeliğinde zorunlu hale getirilmesi konusunda ilerleme sağlanamadığı bilgisi doğru mudur?

ILO Sözleşmesi 19 yıldır neden imzalanmıyor?

- Türkiye, Uluslararası Çalışma Örgütü’nün (ILO) 176 numaralı "Madenlerde Güvenlik ve Sağlık Sözleşmesini” 12 yılı sizin hükümetiniz olmak üzere toplamda 19 yıldır neden imzalamamaktadır? Sözleşmenin imzalanmamasının nedenleri arasında maden sahiplerine ve hükümete önemli sorumluluklar getirmesi de yer almakta mıdır?

SGK Başkan Yardımcısı nereden biliyor?

- SGK Başkan Yardımcısı Mustafa Kuruca, henüz olay hakkında herhangi bir öninceleme dahi yapılmamışken “Bu iş kazası olayıdır” açıklamasını neden yaptı?

Tarafsızlığınızı etkileyecek mi?

- Söz konusu madenin açılışını Sayın Enerji Bakanı’nın yapmış olması, bu facia sonrası yapacağınız incelemenin tarafsızlığını zedeleyecek mi?

Çocuklara ağır iş yolunu açan yönetmelik değişikliği

- Çocuk ve Genç İşçilerin Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin 5. Maddesinin 5. Fıkrasında, 25 Ekim 2013 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan değişikliği yaparak 16 yaşını dolduran çocukların da ağır işlerde çalışmasının önünü açmanızın gerekçesi nedir?

- Bu değişiklik nedeniyle çocuk-genç işçilerin ölüm sayısının arttığı doğru mudur? 2003 yılı başından bu yana iş kazalarında yaşamlarını yitirenlerin yaşları ve kazaların yaşandığı illere ve yıllara göre dağılımı nedir?

Somadaki bu hırsızlar tam şerefsiz çıktılar!

Soma'daki faciada birçok maden işçisi yardım için facianın meydana geldiği Eynez Madenciliğe ait maden ocağına akın etti. Yaşanan kargaşa sırasında durumu fırsat bilen bazı kişiler de bu durumu fırsat bildi.

 Salı günü meydana gelen maden kazasından sonra birçok maden işçisi yardım için facianın meydana geldiği Eynez Madenciliğe ait maden ocağına akın etti. Kurtarma ekiplerinde yer alan madenciler, yerin 2 bin metre altında kalan arkadaşlarını kurtarmak için soyunma odasında üzerlerini değiştirdikten sonra madene indi.

Özellikle salı ve çarşamba günleri madenin girişlerinde kontrol noktası olmamasından dolayı olayı merak eden binlerce kişi de madene akın etti. Maden ocağı sahasında adım atacak yer kalmazken, yaşanan kargaşa sırasında durumu fırsat bilen bazı kişilerin de yer altında mahsur alan işçiler ile onları kurtarmak için madene inen işçilerin soyunma odasına hırsızlık amaçlı dadandığı ortaya çıktı.

İddiaya göre, büyük kargaşa sırasında soyunma odasına giren kişi ya da kişilerin dolapları kırarak hırsızlık yaptı. İki kişinin cep telefonu, bir kişinin ise parasını alan vicdansızların kayıplara karıştığı öğrenildi. Cep telefonları ile parası çalınan işçilerin olayı maden şirketin yetkilerine bildirmesi ile ortaya çıktığı öğrenildi. Şirketin depo sorumluları, "Olay bize bildirildiğinde soyanma odasına gittik. Birçok dolabın kırıldığını gördük. Herkes can derdindeyken bazıları hırsızlık yapmış" dedi.

Ahmet Hakan: Hükümet'in tek endişesi, bu işten nasıl yırtarız.

Hürriyet yazarı Ahmet Hakan AKP'nin “Biz bu işten nasıl daha az zarar görürüz” endişesinde olduğunu yazdı...

Ahmet Hakan: Hükümet'in tek endişesi, bu işten nasıl yırtarız... Hürriyet gazetesi yazarı Ahmet Hakan, bugünkü yazısında hükümete karşı algı operasyonunu olmadığını kendi talihsiz açıklamalarıyla kötü algı oluşturduklarını ve hükümetin tek derdinin bu işten ''nasıl sıyrılırız'' olduğunu yazdı.

İşte Ahmet Hakan'ın bugünkü yazısı...

Konuştukça infiali körüklüyorsunuz

EY devletliler!

Ey hükümet yetkilileri!
Kimsenin size algı operasyonu çekmesine gerek yok.
Algı operasyonunu siz kendi kendinize çekiyorsunuz.
Algıyı kızıştıran sizsiniz.

*

Ayırmışsınız kendi kaderinizi, vatandaşın kaderinden.
“Aman hükümetimize bir şey olacak, aman başımıza bir hal gelecek, aman bu işler büyüyecek” endişesiyle hata üstüne hata yapıyorsunuz.
Tezleriniz, kıyaslamalarınız, edanız, tavrınız, üslubunuz, yaklaşımınız... Bir felaket!

*

Ey devletliler!
Ey hükümet yetkilileri!
Hiçbir kusur kabul etmiyorsunuz.
Hiçbir yanlışı üzerinize almıyorsunuz.
Yaptığınız açıklamalar, bu boyutta büyük bir faciaya uygun düşecek açıklamalar değil.
Açıklamalarınızda “insan” yok, “vicdan” yok, “mahcubiyet” yok, “mantık” yok, “tutarlılık” yok.
Bir tek şey var: “Biz bu işten nasıl daha az zarar görürüz” endişesi.
Bu endişeniz ölümler karşısındaki üzüntünüzün bile önüne geçmiş durumda.
En azından böyle hissediliyor, böyle hissettiriyorsunuz.

*

Bıktık Uzakdoğu’dan örnek vermeye ama daha dün gemi battı diye Güney Kore’de başbakan istifa etti.
Hadi siz o kadar büyük davranmayın.
Bir küçük özür, bir minik mahcubiyet bile yeter.

*

Bırakın şu “biz her durumda kuyruğu dik tutarız” tavrını.
Bırakın laf yarıştırmayı, polemik yapmayı, kusur kabul etmeyen tutumu...
Siz laf yarıştırdıkça, siz polemiklere daldıkça, siz kusur kabul etmedikçe...
Galeyan halinin ortaya çıktığını unutmayın.

*

Ey devletliler!
Ey hükümet yetkilileri!
En iyi algı operasyonu vicdani ve insani şeyler söylemektir.
Vicdani ve insani bir duruş sergileyin.
Vicdani ve insani duruş sergileyene...
Yeryüzünün bütün çakalları algı operasyonu çekse bile sökmez.

Yazının tamamını okumak için TIKLAYINIZ!

16 Mayıs 2014 Cuma

Soma Madencilik'ten kurtulan işçilere tehdit mesajı.

Soma Madencilik'ten kurtulan işçilere tehdit mesajı gönderdi iddiası.

Şirket çalışanlarının dikkatine diye başlayan mesaj şöyle:
16.05.2014 yarın sabah 05.00 herkes kendi mıntıkasına gidecektir.dışarda toplanılmayacak en küçük bir olaya karışan personel işten atılacaktır.

Hani yalandı.Madende 16 yaşında çalışmaya başlamış.

Madende çalışmaya 16 yaşında başlamış!

Soma'daki maden faciasında hayatını kaybeden 19 yaşındaki Cemal Yıldız'ın 16 yaşında madene girdiği ve 3 yıldır madende çalıştığı ortaya çıktı.

Soma'daki maden faciasının ardından gündeme gelen önemli konulardan biri de madende 18 yaşından küçük işçilerin çalıştırılıp çalıştırılmadığı oldu.

Facianın ertesi günü, Cemal Yıldız'ın dayısı olduğunu söyleyen bir kişi, yeğenin 15 yaşında hayatını kaybettiğini söylemişti. Bu iddialar hem hükümet , hem de madenci holding tarafından yalanlanmış, Yıldız'ın ailesi de çocuklarının 15 değil, 19 yaşında olduğunu söylemişti.

Sol.org.tr’nin haberine göre 19 yaşında hayatını kaybeden Cemal Yıldız, madende çalışmaya 16 yaşında başlamış. Yıldız'ı tanıdığını söyleyen bir kişinin soL’a verdiği bilgiye göre genç işçi okul masraflarını karşılamak için 2011 yılında madende alışmaya başlamış.

Cemal Yıldız, 9 Kasım 2011 tarihinde Facebook hesabından paylaştığı bir gönderide, "Soma kömürleri.d" diyor. "Ne iş cemo?" diye soran bir arkadaşına da "maden ocana abi işe başladm" cevabını veriyor.


Bilale anlatır gibi,işçi sayısı hesabı!


Bilale anlatır gibi somada matematik                 twitter'dan.

Soma maden kazası üzerine twittler

 Retweet Hastası tarafından retweetlendi
 Duman ‏@ekmeksuduman  15 sa.
Kimileri paraların altında kimileri kömürün altında can verir işte hayatın kahpeliği yine devrede.
Aç  Yanıtla  Retweetlendi  Favorilere ekle   Daha fazla
 Derya Yaşar ‏@DeryayasarFB  1 dk.
olan sönen ocaklara oldu
 bırakın aceleleri var gitsinler bi koşu kömür çıkarttırıp canlar almaya devam edecekler
Aç  Yanıtla  Retweetle  Favorilere ekle   Daha fazla
 Burcolog tarafından retweetlendi
 ERKAN AKKUŞ ‏@erkan_akkus  1 sa.
Nedenini bile belirleyemediğin bir kazada ihmalinin olmadığına nasıl karar verdin?
Aç  Yanıtla  Retweetle  Favorilere ekle   Daha fazla
 Burcolog tarafından retweetlendi
 Nilda ‏@nildakutsul  5 dk.
Bak ellerim nasır benim.
Bir günüm bir asır benim
Hayatım işte bu benim,
Yine  ekmek derdindeyim..
(S)ENSİZ
(O)LMUYOR
(M)ADENCİ
(A) Bİ :(
Aç  Yanıtla  Retweetle  Favorilere ekle   Daha fazla
 Sevgili Cool ‏@TwitTANRISI  2 dk.
aa pardon burası TÜRKİYEymiş. pardon pardon
Aç  Yanıtla  Retweetle  Favorilere ekle   Daha fazla
 Retweet Hastası tarafından retweetlendi
 Duman ‏@ekmeksuduman  15 sa.
Recep Tayyip Erdoğan, "Kadınlara saldıracak kadar izanını kaybetmiş birine, kol kanat gerenden başbakan olamaz." diyeli 1 yıl oldu.
Aç

15 Mayıs 2014 Perşembe

Madencilerin Cenazesin'de isyan: 'Bilal'e gemi alsınlar'

Soma'daki faciada hayatını kaybeden madencilerden birisi de 32 yaşındaki Zeynel Uzar'dı. Uzar'ın yakınları cenaze töreninde, "Devlet utansın biz değil. Kömür dağıtsınlar, oy alsınlar, Bilal'e gemi alsınlar. Paraları ayakkabı kutularında saklasınlar" diye isyan etti.

Cumhuriyet'in haberine göre, Manisa'nın Soma İlçesi'ndeki maden faciasında ölen işçilerden 32 yaşındaki Zeynel Uzar, memleketi Aydın İncirliova'da gözyaşlarıyla toprağa verildi. Uzar'ın eşinin iki aylık hamile olduğu öğrenildi.

Çalışmak için bir yıl önce Soma'ya giden, evli ve bir çocuk babası Zeynel Uzar'ın cenazesi, bugün, İncirliova'nın Erbeyli Mahallesi'ndeki evine getirildi. İki aylık hamile olan eşi Esin Uzar ve annesi Türkan Uzar, ölen işçi Zeynal Uzar'ın yüzünü görmek istedi. Bu sırada fenalaşan Esin Uzar'a sağlık görevlileri müdahale etti. Ardından evinden alınan cenaze omuzlarda taşınarak Erbeyli Camii'ne götürüldü. Uzar'ın cenazesi, cenaze namazı sonrası Erbeyli Mezarlığı'nda toprağa verildi.

Faciadan hükümeti sorumlu tutan Uzar'ın bazı yakınları, "Devlet utansın biz değil. Kömür dağıtsınlar, oy alsınlar, Bilal'e gemi alsınlar. Paraları ayakkabı kutularında saklasınlar" diyerek tepki gösterdi.

Somadaki Madenin sahibi yaşam odasını depo yapmış!

Soma'daki faciadan önce işletmenin patronu Alp Gürkan'ın "Kaza olsa 500 işçi 20 gün yaşar" dediği madende sadece bir odanın olduğu ve onun da depo gibi kullanldığı iddia ediliyor.

İŞÇİLER: "YAŞAM ODALARINDAN HABERİMİZ BİLE YOKTU!"

Soma’daki maden ocağının sahibinin “500 işçinin 20 gün ihtiyacını karşılayacak yaşam odaları oluşturdukları” iddiasını faciadan kurtulan işçiler yalanladı. İşçiler birçok kişinin varlığını dahi bilmediği söz konusu odanın yaşam alanından çok depo olarak kullanıldığını söyledi.

Soma’daki maden faciası olası bir tehlike anında işçilerin sığınabileceği yaşam odalarını (Rescue Chamber) gündeme getirdi. Yaşam odaları mevcut düzenlemelere göre zorunlu değil ancak facianın yaşandığı Soma Kömür İşletmeleri A.Ş.’ye ait ocakta bazı işçiler 1 adet yaşam odasının bulunduğu belirtiliyor. İşçilerin bazıları ise yıllardır çalıştıkları madende bu odayı hiç görmemiş.


PATRON: "KAZA OLSA, 500 İŞÇİ 20 GÜN YAŞAR" DEMİŞTİ

Ocağı işleten firmanın sahibi Alp Gürkan, geçtiğimiz yıl verdiği bir röportajda ocakta bir yaşam odası bulunduğunu öne sürmüştü. Gürkan, “Kaza anında 500 işçinin 20 gün süreyle yer altında yeme-içme ihtiyacını karşılayacak, dışarıyla oksijen bağlantısının kurulduğu ‘yaşam odaları’ oluşturduk” demişti.

Damla Yur'un Milliyet'teki haberine göre, faciadan sağ olarak kurtulanlardan Fatih Ocay, madende yaşam odası olduğunu ancak oraya ulaşabilen kimseyi görmediğini söyledi. Yaşam odasının bulundukları noktadan 300-350 metre uzakta olduğunu kaydeden Ocay şöyle devam etti:


“O odaya sığınmaya çalışsak giderken zehirlenme olasılığımız yüksekti. Hem orada gazın yoğunluğunun ne olduğunu da bilmiyorduk. Maskelerle odaya erişebilirdik belki ama bu bizim için riskti. Toplu karar alarak bulunduğumuz yerde perdeleme yapıp kendi kendimize yaşam odası yarattık. Ben bu yaşam odasına yaklaşık 1 yıl önce girip, bakmıştım. Oturaklar, yiyecekler vardı. Yaklaşık 150 kişinin sığınabileceği bir kapasitesi vardı. Bizim madende sadece 1 yaşam odası gördüm. Aralıklarla olduğunu görmedim” dedi.

Kurtulan madencilerden Recep Gök ise olayın yaşandığı alanın 350 metre ilerisinde bir oda olduğunu ancak oraya ‘yaşam odası’ denilemeyeceğini söyledi. Gök, “Ben 2 senedir o madendeyim yaşam odası diye bir şey duymadım. Sığınma odası diye bir yer biliyorum. Eğer bizim patronumuz oraya yaşam odası yapmış bunu da gazetelerde söylemişse keşke bize de söyleseydi. Orası yemek yenebilen, sağlık hizmetlerinden yararlanılabilen bir oda. Yukarıdan gelen kumanyalar orada durur. Orada oksijen falan yok onun için oraya ‘yaşam odası’ falan denemez. Orada oksijenli hava olmadığını bildiğimiz için gitmedik. İyi ki de gitmedik gitsek kesin ölürdük” diye konuştu.

GÖSTERMELİK BİR ODA

İş güvenliği uzmanı Hasan Yanık, yaşam odalarına ilişkin şunları kaydetti:

“Yaşam odaları Türkiye’de olmayan, yeni yeni konuşulan bir sistem. Soma çevresinde olduğunu duymamıştım. Anladığım kadarıyla facianın yaşandığı bu madende bu oda göstermelik konulmuş. Normal şartlarda kömürün üretiminin yapıldığı, temiz havanın aktığı, panoların olduğu yer ve ana yol arasında bu yaşam odalarının olması gerekir. Çalışan sayısına göre yapılandırmalı. Bin kapasiteli bir yerde vardiya başına 500 kişi çalışır ve bu odalar da 500 kişiye yetecek kadar olmalı. Aynı zamanda bölüştürülmeli de. 1 tane 500 kişilik oda yapılmaz. Hayatta kalan işçiler iyi ki yaşam odasına gitmemişler. Panik halinde insanlar bir de birbirini ezer çok daha fazla ve acı bir ölüm tablosu görürdük.”

Maden Mühendisleri Odası Genel Sekreteri Cemalettin Sağtekin ise yaşam odalarına ilişkin, “Yaşam odaları hem iletişimin sağlanabilecek hem gaz yoğunluğundan çıkış sağlanabilecek şekilde olmalı. Biz Şili kazasında yaşam odasıyla tanıştık. Odalar üretim panolarına yakın ve ulaşımın kolay olabileceği yerlerde olmalı” diye konuştu.

Bakan Yıldız Temmuz 2013'de Soma kömür madenlerindeymiş!

10 Temmuz 2013 Çarşamba  Taner Yıldız Soma'daki madenleri incelemiş.Çok memnun kalmış.İşte o çarpıcı haber...

Bakan Yıldız Manisa Soma'da
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, Manisa'nın Soma ilçesinde çeşitli ziyaretlerde bulundu. Dün akşam Ramazan ayının ilk iftarını maden ocağında işçilerle açan Taner Yıldız, ilçede bir gün konakladıktan sonra bugün de inceleme gezisine çıktı.
- Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, Manisa'nın Soma ilçesinde çeşitli ziyaretlerde bulundu. Dün akşam Ramazan ayının ilk iftarını maden ocağında işçilerle açan Taner Yıldız, ilçede bir gün konakladıktan sonra bugün de inceleme gezisine çıktı.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, Celal Bayar Üniversitesi Soma Meslek Yüksek Okulu kampusünde ve Türkiye'de elektrik sektörünün kalifiye eleman yetiştiren sayılı kurumlarından biri olan TEİAŞ'ta incelemede bulundu.

Yıldız'a inceleme gezisinde Manisa Valisi Abdurrahman Savaş, Celal Bayar Üniversitesi (CBÜ) Rektörü Prof.Dr. Mehmet Pakdemirli, Soma Meslek Yüksekokulu (MYO) Müdürü Yard.Doç. Dr. Ayla Tekin, Soma Belediye Başkanı Hasan Ergene, ELİ Müessese Müdürü Hakkı Duran, TEİAŞ Eğitim Merkezi Müdürü Hayrullah Saraç, SEAŞ Genel Müdürü Nuri Şerifoğlu da eşlik etti.

Celal Bayar Üniversitesi (CBÜ) Rektörü Prof.Dr. Mehmet Pakdemirli ve Meslek Yüksekokulu (MYO) Müdürü Yard.Doç. Dr. Ayla Tekin'den bilgi alan Bakan Yıldız, sınıfları ve laboratuvarları gezerek öğrenim gören kursiyer ve öğrencilerle sohbet etti.

İnceleme gezisinin ardından gazetecilere açıklamada bulunan Yıldız, Türkiye Kömür İşletmeleri, Elektrik Üretim A.Ş ve TEİAŞ'ın Soma'da eğitime katkı sağladığını ve okul arazisinin 2018 yılına kadar CBÜ'ye protokol kapsamında tahsis edilmiş olduğunu hatırlattı.

Arazilerin Celal Bayar Üniversitesi'ne devredilmesi konusunun gündemde olduğunu söyleyen Yıldız, okulun 16 dönümlük yer talebinde bulunduğunu, arazileri verimli, fonksiyonel kullanmak adına kurumlar arası herhangi bir karşılık beklemeksizin yerleri verdiklerini kaydetti.

Bakan Yıldız, açıklamasının devamında şunları söyledi: "Belediye Başkanımızın ifrazı ile beraber imarda yapılacak değişikliklerle bunu inşallah gerçekleştiririz diye düşünüyorum. Kıymet takdir bedelleri ile alakalı. Üniversitemizi çok yormadan ne tür bir formül bulunabilir bunların üzerinde çalışılacak ve ondan sonra yine Soma'ya güzel bir tesis kazandırılmış olunacak. Göstermelik değil, yalnızca mülkiyetlerin el değiştirmesi olarak değil ama gerçekten fonksiyonel çalışacak bir yapıyı kurgulamamız lazım. Yoksa bütün kitlerin bütün bağlı ilgili ve ilişkili kuruluşların mülkiyeti hazinenindir. Bizim veya üniversitenin elinde bulunması bizim açımızdan çok farketmez. İnşallah bunu inceledikten sonra ilgili arkadaşlarım da bu konu ile alakalı kamuoyuna açıklama yaparlar."

TEİAŞ'I DA ZİYARET ETTİ

Türkiye'de elektrik sektöründe kalifiye elemanların yetiştirildiği TEİAŞ'ı da ziyaret eden Yıldız, bu denli önemli bir kurumda kullanılan teçhizatların eski olduğunu gördüğünü ve güncellenmesi gerektiğini ifade etti.

Bakan Yıldız, konuşmasında, "Libya, Afganistan, Irak ve farklı ülkelerden gelip burada eğitim alanlar var. Onlara en son teknolojik cihazlarla eğitimin verilebiliyor olması lazım. Bu açıdan firmalarımız sağolsunlar bu manada bağışları oluyor. Firmalarla konuşacağım ve buradaki bir kısım eğitim tesisatının yenilenmesi ile alakalı girişimde bulunacağız" dedi. Açıklamanın ardından Celal Bayar Üniversitesi (CBÜ) Rektörü Prof. Dr. Mehmet Pakdemirli, Enerji Bakanı Taner Yıldız'a şilt takdim etti. Soma'daki temaslarını tamamlayan Bakan Yıldız, daha sonra helikopterle Soma'dan ayrıldı.

"Bakan değil sanki ölü sayacı."

Sorumluluğunda olan maden işçilerinin sağlıklı koşullarda çalışabilmesi için yeterli çalışmayı gösteremeyen Taner Yıldız saat başı ölen madencileri son derece başarıyla! saymayı becerebildi.

Ve ölen madencilerin cesetlerini ailelerine hızla teslim ettiklerini açıklayarak bununla övünür konuma düştü.Keşke ölenleri saymakta gösterdiği mahareti onların yaşaması için gösterebilseydi.Bu büyük acıyı en azından paylaşabilmek adına istifayı akıl edebilseydi.











Etkileşim : Bu Yazı Hakkında Ne Düşünüyorsun

Bu İçerik Hakkındaki Görüşünüz